Ana içeriğe atla

Barışın sesi yeniden yükseliyor

Ortadoğu’da barışın sağlanması için ülkeleri müzakereye çağıran ve dünyada barışın sağlanmasını amaçlayan Voice of Peace (Kol HaShalom, Barışın Sesi) yirmi yıl boyunca Tel Aviv kıyısı yakınlarında konumlanan MV Peace adlı Hollanda bandıralı eski bir kargo gemisinden korsan radyo yayını yaptı. Mayıs 1973’ten Kasım 1993’e kadar neredeyse kesintisiz yayın yapan radyo istasyonu New York merkezli The Peace Ship Foundation (Barış Gemisi Vakfı) ve İsrailli barış eylemcisi ve yardımsever Abie Nathan tarafından kuruldu.
Beatles Grubundan ayrılan John Lennon’un gizli finansal ortak olduğu tahmin edilen radyo istasyonu gençlerin sevdiği popüler müzikler ve herkesin anlayabilmesi için genellikle İngilizce bazen de İbranice, Arapça ve Fransızca yayınlar yaptı. Ana misyonu barış mesajları iletmek olan Voice of Peace, şarkılar arasında acımasız Ortadoğu topraklarında barışın mümkün olabileceğini, iki halkın yanyana beraber yaşayabileceği mesajlarını iletti.
Çoğunluğu profesyonel İngiliz dj’lerin gemiden yayın yaptığı The Voice of Peace (VoP) , İsrail’in ilk ‘offshore’ pop radyo istasyonu olmakla beraber ticari amaçlı ve özel sermayeyle kurulan ilk yayın firması. Araplar ve İsrail ile birlikte Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan’ı da içeren geniş bir kitle tarafından takip edilen radyo istasyonu hazırladığı jingle’lar, ve özel hayranları olan ‘Top 40’, ‘Twilight Time’ (Alacakaranlık Zamanı), ‘Classical Music’ ve ‘Late Night Affair’ gibi programlarla TWA, Coca-Cola gibi önemli sponsorların dikkatini çekti. Akdenize kıyısı olan ülkelerin özellikle üst gelir sınıfı tarafından beğenilen batı idealini simgelediği için kolaylıkla kabul gördü. “Here is the Voice of Peace from somewhere in the Mediterranean” (Burası Barış’ın Sesi, Akdeniz’in bir yerinden), “Give peace a chance” (John Lennon’un ünlü şarkısı, barışa bir şans verin) “Shalom, Salaam and peace to all our listeners” (tüm dinleyenlerimize barış) gibi çağrılar dinleyenlerin hafızasına yerleşti.
Abie Nathan’ın İsrail’de çok sevilen bir kişi olması İsrail hükümetinin VoP’un korsan yayınlarına ve ilettiği mesajlara karşı daha toleranslı yaklaşmasına imkân verdi. Ancak, VoP’un ilk kuruluş yıllarındaki hızlı artan popülaritesi İsrail hükümetinin Mayıs 1976’da VoP ile rekabet edebilecek Reshet Gimel adlı pop müzik yayını yapan radyo istasyonunu kurmasına sebep oldu.
“NİSSİTİ-DENEDİM”
Voice of Peace’i, kurucusu Abie Nathan’sız anlamak mümkün değil. Avraham Jacob ‘Abie’ Nathan 1927 yılında İran’da doğdu, Hindistan’ın Bombay şehrinde eğitimini tamamlayıp 1944’te İngiltere’de savaş pilotu olarak görev aldı. İsrail’in 1948 yılındaki Özgürlük Savaşı’nda gönüllü pilot olarak katıldı ve İsrail’e yerleşti. Hava kuvvetlerinin kuruluş aşamasında görev alan Nathan, Tel Aviv’de açtığı Amerikan tarzı hamburger restoranı ve düzenlediği partilerle sosyal hayatın tanınan bir ismi oldu.
Kurduğı Nes (Mucize) Partisi ile 1965 yılındaki seçimlere katılan Nathan yenilginin ardından yeni bir plan yaptı. “Politikacılarla bir yere varamıyoruz birinin birşey yapması lazım” diyen Abie Nathan,
Ortadoğu siyasi sahnesine 1966 yılında Shalom 1 (Barış 1) adlı uçağıyla tek başına Tel-Aviv’den Mısır’ın Port Said şehrine gitmesi ile bomba gibi girdi. Ancak Nathan’ın Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdül Nasır ile görüşme talebi sonuçsuz kaldı ve İsrail’e iade edildi. Öngörüsü ile yaşadığı zamanın önünde olan Nathan ancak on bir yıl ve iki büyük savaş sonrasında İsrail-Mısır Barış Anlaşması’nın imzalandığını gördü ve Tel Aviv’i ziyaret eden Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat ile bir araya gelebildi.
Bazen çılgın bazen mesih olarak adlandırılan Abie Nathan daha sonraki yıllarda Avrupa, ABD ve Sovyetler Birliği’ne giderek aralarında Papa VI. Jean Paul, Senatör Robert Kennedy, Jean Paul Sartre, Bertrand Russell, François Mauriac olmak üzere birçok siyasetçi, düşünür ve ona maddi veya manevi yardımcı olabilecek kişilerle görüştü. Nasır ile görüşme şansı yakalamak için tekrar Mısır’a uçan Nathan hem amacına ulaşamadı hemde izinsiz sınırdışına çıkmaktan İsrail’de 40 gün hapis yattı.
Taktik değiştiren Nathan oluşturduğu fon ile satın aldığı eski bir yük gemisini korsan bir radyo istasyonuna dönüştürüp barış mesajlarını halka yaymaya karar verdi. Deprem, savaş veya açlık nedeni ile zor durumda olan Kamboçya, Nikaragua, Lübnan, Zaire (günümüz Demokratik Kongo Cumhuriyeti), Biafra ve Etiyopya’ya yardım ulaştırdı. İsrail hükümetini Mısır ile barış masasına oturtmak ve Batı Şeria ile Gazze’deki yerleşimleri durdurmak için defalarca açlık grevine giren Nathan, ‘kardeşim’ olarak nitelediği Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri Yaser Arafat ile yaptığı görüşmeler nedeni ile de birçok kez cezaevine girdi.
Artan bütçe açığı, sürekli yayın yapabilmek için lisans alamaması, Jaffa’da gemisini müzeye çevirebilmek için gerekli maddi kaynağı bulamaması Abie Nathan’ı zor bir karar almaya mecbur etti. VoP’un evi The Peace Ship’i 28 Kasım 1993’te Akdeniz’de küçük bir törenle suya gömen Nathan VoP’un son gününde sadece Beatles parçaları çalınmasını istedi. İsrail ile Filistin Özerk Yönetimi arasında 1993 yılında Oslo Barış Anlaşması’nın imzalanmasının ardından bu kararı alan Nathan geminin görevini tamamladığını açıkladı. Gemide kullanılan 25 bin vatlık verici ‘Voice of Palestine’ (Filistin’in sesi) adlı radyo istasyonuna bağışladı.
1996 ve 1998 yıllarında geçirdiği felç ile yürüme ve konuşma yetisini kaybeden Abie Nathan 27 Ağustos 2008’de hayata gözlerini yumdu. Abie Nathan’ın halen Haiti’de yaşayan ve geçtiğimiz haftaki depremden sağ kurtulan Sharona Elsaieh adlı bir kızı ve ABD’de yaşayan torunları var.
VOİCE OF PEACE YAŞATILIYOR
VoP’un 20 yıllık serüveninde birçok kişi görev aldı. Bunlardan Columbia Records’un başkanı Grammy Ödüllü Steve Greenberg, yaklaşık 20 yıl boyunca VoP’da çalışmış olan Kenny Page ve halen Dave Collins adıyla İngiltere’de radyo programı hazırlayan Paul Rogers en çok dikkat çeken isimler arasında.
Voice of Peace 1540 AM ve 100.0 FM frekanslarından yayın yapıyordu. Günümüzde İsrail’de 100.0 FM’den yayın yapan Radius 100 istasyonu hafta arasında VoP’u anma adına bir program yayınlanıyor. İlk saati Twilight Time formatında hazırlanıyor. VoP’un eski dj’lerinin 70’ler ve 80’lerin hit şarkılarını çaldığı ikinci bir saatle sona eriyor.
2003 yılında NMC Music radyo istasyonunun jingle’larına ve o dönemin şarkılarına yer verdiği Voice of Peace adlı iki CD çıkararak radyonun adını yaşattıyor. 2007 ve 2008’de Eytan Harris yönemenliğinde Abie Nathan’ın hayatını anlatan ‘As the sun sets’ (Güneş batarken) belgeseli büyük ilgi ile karşılandı. 2006 yılında Amsterdam’da buluşan eski VoP çalışanları, aynı zamanda DJ Hans Knot’un gemide geçirdiği dönemi anlattığı ‘The Radio Days’ (Radyo Günleri)’nin de tanıtımına katıldılar. 10 Haziran 2007’de Tel Aviv-Jaffa Belediyesi, yayın yaptığı sahilin karşısına VoP’un anısına bir plaket yerleştirdi. Gordon Beach’te bulunan bu plakette VoP’un tarihi ibranice ve ingilizce olarak anlatılırken Abie Nathan’ın sesinden yapılan duyurular da dinlenebiliyor.
15 yıllık sessizlikten sonra günümüz teknolojisi ile 7 Kasım 2009’da yeniden yayın hayatına dönen 1540 The Voice of Peace www.thevoiceofpeace.co.il adresinden dinlenebilir. Eski VoP dj’lerinden Doug Wood önderliğinde yayınlarına başlayan VoP, orijinal programları ve radyonun eski atmosferini devam ettirmeye özen gösterirken eski çalışanlarını da yeniden aynı çatı altında birleştirmeye çağırıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayır, hayat her şeye rağmen devam etmiyor

6 Eylül 1986.Uzun bir aradan sonra restore edilerek yeniden ibadete açılan Neve Şalom Sinagogu’ndaki bu ilk şabat duasında normale nazaran daha az bir kalabalık vardı. Henüz okullar açılmadığı için, bir çok aile yazlıklarından İstanbul’a dönmemişti. Bu durum, teröristlerin planladığı kadar büyük bir saldırı gerçekleştirmelerine engel oldu ancak dini vecibelerini yerine getirebilmek için sinagogun kapılarından son kez içeri giren 22 kişinin hayatlarını, geride kalan ailelerinin ve bizlerin umutlarını çaldılar. 1940’larda Galata bölgesinde artan nüfusun ihtiyacını karşılamak üzere Musevi lisesinin spor salonunun iptali ile ibadethaneye dönüştürülen geçici mekan, ileriki yıllarda kurulacak Neve Şalom Sinagogunun da temelini oluşturmuştu. 1951 yılında açılan modern sinagog için seçilen ismin kelime anlamı “barış vahası” idi. Ancak bu 65 yıl boyunca isminin aksine birçok terör saldırısının ana hedefi oldu. 1986 saldırısına kadar Türkiye’deki herhangi bir cami veya kilise gibi gezilebilen, k…

Zelenskiy’nin Ukraynası

İdealist, cesur ve yolsuzluklara karşı duran bir öğretmenin tesadüfler sonucu devlet başkanı olmasını konu alan ‘Halkın Hizmetkârı’ dizisinde oynadığı rol hayatını değiştirdi. Küçük bir kasabadan gelen ve kabare grubuyla ülkeyi gezen 1978 doğumlu Vladimir Zelenskiy, önce önemli bir aktör, sonra ülkenin devlet başkanı oldu.  Oynadığı bu rolle halkın sevgisini, daha önemlisi güvenini kazanan Zelenskiy, geçen sene yapılan seçimlerde rakibi eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu büyük bir farkla yenerek Ukrayna’nın yeni devlet başkanı seçildi. Oynadığı rol senaryodan sıyrılıp gerçeğe dönüşürken, siyasi bir tecrübesi olmayan bir komedyenin, siyasete uzak yeni bir ismin seçilmiş olması, halkın daha önce yaşadığı hayal kırıklıklarını, müesses nizama olan kızgınlığını ve bıkkınlığını göstermeye yetiyor. Rusya tehdidi ise dil ve kimlik açısından bir hayli bölünmüş olan halkın tek bir isim üzerinde anlaşmasını sağlamış oldu. Siyasi bir geçmişi, tecrübesi bulunmayan Zelenskiy, Ukrayna’ya vaat e…

Koronavirüs Türkiye-İsrail İlişkilerinde Bir Kapı Aralayabilir mi?

Koronavirüs bir çok ilişkiyi yeniden tanımlarken, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesi için bazı fırsatlar da sunuyor. Ancak bunları değerlendirmek, yeni bir bakış açısıyla ilişkileri ele almak bu iki devletin elinde. İlişkilerdeki güvensizlik ve bunun halklara yansıyan olumsuz etkisi istenirse aşılabilir ama bunun için başta siyasi irade ve dış politikada bir açılım gerekir. Doğal afetlerin ya da pandeminin başlatacağı bir yakınlaşma ancak bu irade olursa sağlanabilir. 
İsrail koronavirüse bir yıldır süren siyasi bir kriz ve Yüzyılın Anlaşması’nın açıklanmasının hemen ardından yakalandı. Pandemiye karşı sert tedbirleri çok hızlı aldı. Zayıf halkası ise modernliği ve seküler yaşam tarzını reddeden Haredimlerdi(ultra-Ortodoks Yahudiler). Türkiye ise koronavirüse karşı biraz daha geç ve bu kadar sert olmayan ama gerekli bir takım tedbirler aldı.  Elinin değdiği her yeri ve her şeyi içine alan ve hayatı durdurma noktasına getiren koronavirüse karşı insanlık büyük…