Ana içeriğe atla

Kayıtlar

şalom etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şalom 75 yaşında!

Zaman çok hızlı akıp gdiyor. Daha geçenlerde Şalom’un 70. yılı için yazı yazmıştım sanki. Oysa beş yıl geçmiş bile aradan. Danny Brillant konseri ve sergiyle kutlamıştık bu hiç yaşlanmayan gazetenin doğum gününü. Törende, Türk Yahudi Toplumu Başkanı İshak İbrahimzadeh, Şalom yazarlarını ayağa davet etmiş ve salonu dolduran kalabalıklar bizi alkışlamıştı o gece. Daha gururlandığım az yer olmuştur.   Zaman ne çabuk geçiyor. Oysa sanki daha birkaç gün önce Atiye Sokak’taki kapısından heyecanla içeriye girişim. Hesapladım, tam 19 yıl olmuş. Ben yeni evli, hamile ve ithalat-ihracat işiyle uğraşan genç bir kadındım Şalom’a başladığım 2003’ün o aralık günü.   Maçka’da küçük bir mekanda bir öğleden sonra yılbaşı kutlaması yapılmıştı o yıl. Viktor Apalaçi en eski Şalomcu, ben de en yeni Şalomcu olarak tanıtılmıştık o buluşmada. 5. ve 10. yılını kutlayanlara kalem hediye edilmişti. Herkesle tanıştırıldığım, çok güldüğümüz ve bugüne kadar süren birçok dostluğun filizlendiği gün...

Türkiye´nin Hıristiyan, Yahudi ve Alevi gençleri ayrımcılıkla nasıl başa çıkıyor?

Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Bahar Tanyaş ile inanç temelli ayrımcılık üzerine yaptığı çalışmasını konuştuk. İstanbul´da yaşayan Hıristiyan, Yahudi ve Alevi gençlerin (17-24 yaş) ayrımcılık olgusunu nasıl deneyimlediklerine ve ayrımcılık, dışlayıcılık veya saldırganlık içeren karşılaşmalarda nasıl tepki verdiklerine yönelik bu çal ışmada az sayıda katılımcı ile derinlemesine görüşmeler yapıldı. Bu çalışmanın bulgularından bir genelleme yapılamayacağını özellikle vurgulayan Tanyaş, öte yandan her birinin deneyiminin önemli olduğunu ve yaşananlara dair değerli bilgiler sunduğunu belirtiyor. Gençler hangi davranış ve sözleri dışlanma, ayrımcılık olarak algılıyor?  Yahudi ve Hıristiyan gençler yerelliklerini ve aidiyetlerini sorgulayan onlarca duruma maruz kalıyor; bunların ayrımcı ve dışlayıcı olduğunun farkındalar. Örneğin, Yahudi gençlerin Türk kimliğiyle özdeşimleri güçlü. Bunun sorg ulanmasından çok büyük rahatsızlık duyuyorlar. ‘Türk’lüğünü isp...

Bir Türk Yahudisi sosyal medyadaki antisemitizme karşı

Sosyal medya kullanıcısı olmanın en rahatsız edici yanı kolaylıkla nefret söyleminin hedefi haline gelebilmek ve bu olumsuz söylemlerin hızlı bir şekilde yayıldığına tanık olmak. Antisemitizm ile gerçek anlamda çarpışan ´Bir Türk Yahudisi´ ile hem Twitter´daki antisemitizm ve nefret söylemini, hem de bunu ölçebilmek için geliştirdiği yazılımı konuştuk. Neden ‘Bir Türk Yahudisi’? Neden Twitter’da gerçek ismini kullanmıyorsun? Kim olduğumun önemi olmadığını düşünüyorum. @türkiyeyahudisi Türkiye’de yaşayan herhangi bir Yahudi olabilir. İlk başlarda sadece yaşadığım topraklarla ilgili deneyimlerimi ve dini yaşantımı paylaşıyordum. Daha sonraları ciddi bir şekilde vaktimi alan antisemitizm farkındalığı yaratma çabası geldi. Bütün bunları yaparken insanların tanıdığı bir yüz olmak istemedim. Ortak paydada buluşulan şeyleri paylaşmak adına açılmış bir hesap benimkisi. Hesabı açtığında tepki aldın mı? Almaz mıyım, aldım tabi ki… Hatta Şalom gazetesinin bazı yazarları ilk başta beni trol ilan e...

Şalom TV´de Türkiye – İsrail ilişkileri masaya yatırıldı

Şalom yazarı Karel Valansi ile Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi (EDAM) Güvenlik ve Savunma Araştırmaları Bölümü Direktörü Dr. Can Kasapoğlu, Şalom TV canlı yayınında, Türkiye – İsrail ilişkilerini masaya yatırdı. ‘Yıldızlar Barışacak mı?’ başlığı altında gerçekleşen programın, moderatörlüğünü Şalom yazarı Dr. Elif Uluğ yaptı. Şalom YouTube ve Facebook hesaplarından canlı yayınlanan programda iki uzman, Türkiye ve İsrail ilişkilerinin tarihi gelişimini, son dönemlerde liderlerin tutumlarını, Ortadoğu’yu etkisi altına alan İbrahim Anlaşmasını ile İran nükleer tehdidini ve tüm bunların ikili ilişkiler üzerindeki etkisini ayrıntılı olarak anlattılar. Valansi ve Kasapoğlu, son dönemlerde düzelme sinyalleri veren Türkiye – İsrail ilişkilerinin geleceğine dair projeksiyonlarını ve temennilerini de izleyicilerle paylaştı. Şalom gazetesi 20 Ocak 2020  https://www.salom.com.tr/haber-117247-salom_tvacutede_turkiye__Israil_iliskileri_masaya_yatirildi.html Güvenlik & Savunma Pr...

Endişe, zaman ve değişim

İlk başlarda, farklı ülkelerde her gün açıklanan yeni vaka ve ölüm rakamları, en vurdumduymazın bile koronavirüs konu olduğunda en azından bir kulak kabartmasına sebep oluyordu. Bu işin gerçekten ciddiye alınması ise ancak bu sayılar kendi ülkelerinden gelmeye başladığında başladı. O güne kadar büyük bir çoğunluk, uzak diyarları etkileyen, adı sanı bilinmeyen tropik, yeni bir hastalık, üzücü bir öykü gibi dinliyordu olan biteni. Daha sonra hayatın doğal akışını, alışkanlıklarımızı alt üst eden, başka türlü olabileceğini düşünemediğimiz yaşamımızın bir anda nasıl yarıda kesildiğini, o uzaklarda yaşananların üzücü bir hikayeden bir gecede nasıl kendi gerçekliğimize dönüştüğünü fark ettik. Okulların kapatılmasından, evden çıkmama tavsiyelerine değin bize dayatılan bu kısıtlamaları çok da sorgulamadan kabul etmek durumundayız. Bunları kabul etmek zorundayız çünkü bu kısıtlamaları geçici olarak görüyor ve normal, alışık olduğumuz özlediğimiz hayatlarımıza geri dönebilmenin tek anahtarı...

NLTR'de Şalom gazetesi ve Türkiye'de antisemitizmi konuştuk

NewsLabTurkey 26 Kasım 2019 (Çekim tarihi 2016)

La Dalkavo Ora (Son Saat)

22 Mayıs gecesi özel bir film gösterimine davetliydim. Ladino dili üzerine kısa bir belgesel izleyeceğimi sanırken, konusunu sadece Ladino ile sınırlamamış, Sefarad kültürünün birçok farklı öğesini içine alan duygu yüklü 1,5 saatlik bir film karşıladı beni. Sefarad bir ailenin yüzyıllar boyu süregelen yolculuğunu konu alan La Dalkavo Ora geleceğe aktarılacak bir belge özelliği de taşıyor. O gece bizler, İstanbul’dan yola çıkararak önce Yunanistan’a, oradan Auschwitz’e, daha sonra Portekiz’e ve en nihayetinde her şeyin başlangıcı olan İspanya’ya giderek harika bir görsel şölene tanık olduk. Filmin yapılış öyküsünü Yapımcı Selim Kemahlı, Yönetmen Çağlar Mallı, Oyuncu Deniz Bensusan ve film müziğini yapan Renan Koen ile konuştuk CASE daha çok spor ağırlıklı çekimler gerçekleştiren bir prodüksiyon şirketi. Belgesel çekme fikri nasıl doğdu? Selim Kemahlı : Beş sene önce hem spor dışında çekimler yapmak hem de uzun metrajlı film hedefimize ulaşmak için bir adım atalım isted...

Ateşkes neden önemli?

Her şey şüphe çeken bir minibüsün durdurulmasıyla başladı. Gazze’nin Han Yunus şehrinde ıssız bir bölgede bekleyen van, El Kassam Tugayları’nın dikkatini çekti ve aralarında silahlı çatışma çıktı. İsrail’in rutin olduğu anlaşılan ancak bu sefer oldukça ters giden istihbarat operasyonu böylece ayyuka çıktı. Hamas İsrail’in sınır şehirlerine 400’e yakın roket attı. İsrail de Gazze’ye düzenlediği hava saldırısında El Aksa Televizyonu dahil 100 kadar hedefi vurdu. Çatışmalarda 12 Filistinli iki İsrailli hayatını kaybetti. Son dört yılın en şiddetli çatışmasının yaşandığı iki günün ardından, olaylar daha da büyüyüp kimsenin istemediği bir savaşa dönüşmeden, ateşkes sağlandığı duyuruldu. Olayların fitilini ateşleyen gizli operasyonun hangi amaçla veya ne kadar süredir yapılmakta olduğunu bilmemize şu an için imkân yok. Ancak Gazze’nin içinde yürütülen bu istihbarat çalışmalarının artık daha zor yapılabileceğini söylemek mümkün. Ama asıl soru, tam da Mısır aracılığıyla Hamas ile ateşkes gö...

Şalom’un yeniden doğuşu

Mirasını devam ettirdiğimiz Şalom Gazetesi, 70 yıl önce genç bir gazeteci olan Avram Leyon tarafından 29 Ekim 1947’de kuruldu. Bugünün aksine, Türk Yahudileri tarafından çıkarılan birçok gazeteden sadece biriydi. Ladino ve Türkçe dillerinde, siyah-beyaz ve haftalık olarak yayınlanan dört sayfalık Şalom’un ilk yıllarında gelir kaynağı olan reklam bulmada zorlandığını, öte yandan çizgisi ile önemli bir okur kitlesine sahip olduğunu birkaç yıl önce yaptığım araştırmada öğrenmiştim. 1940’ların, 1950’lerin arşivlerine daldığımda ise, bana anlatılandan çok daha farklı bir Şalom ile karşılaştım. 2003’ten beri Şalom’da yazıyorum. Dile kolay 14 yıl olmuş. Bu dönemde Şalom’un nasıl geliştiğini, üstündeki tedirginlik örtüsünü nasıl çıkardığını, güvenli bölgesinde yazmak yerine, belirli konularda daha net bir duruş sergileyebildiğini gözlemledim.

Lübnan girdaba geri çekiliyor

Yoğun bir haftanın ardından, cumartesi günü biraz dinleneyim, haberleri takip etmek yerine gündeme biraz ara vereyim, keyifli bir yemek, güzel bir sinemaya gideyim diye düşünmüşseniz, 4 Kasım Cumartesi bunun için yanlış bir gün olmuş diyebilirim rahatlıkla. Çünkü tam da o gün deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Önce hiç beklenmeyen bir şekilde Lübnan Başbakanı Saad Hariri, İran ile Hizbullah’ı hedef göstererek ve suikasta uğrama korkusunu dile getirerek, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir televizyon kanalı aracılığıyla istifasını duyurdu. Sırf bu cümle bile kendi içinde birçok soru işaretini barındırıyor.

Serhat Güvenç: "Devletin sıfırdan kurulmasının sonucunu görmemiz gerekiyor"

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’nin Rusya, ABD ve AB ile ilişkilerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Devleti sıfırdan kuracağız” açıklamasının özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerine etkisini Kadir Has Üniversitesi’nden Prof. Dr. Serhat Güvenç ile konuştuk. Pazar günkü Demokrasi Mitingi beklentiyi karşıladı mı sizce? HDP’nin eksikliğinde siyasal uzlaşma sağlandı diyebilir miyiz? HDP’nin böyle bir uzlaşının parçası olması beklenmiyordu. Dolayısıyla onların yokluğunun bu uzlaşmayı olumsuz etkilediğini düşünmüyorum. Başından beri tasarlanan buydu ve bu anlamda da amaca ulaştı.  Bir yandan Cumhuriyet’in ‘muasır medeniyetler’ sözüne geri dönüş var, öte yandan Müslümanlık üzerinden oluşturulan bir ‘biz’ algısı. Nasıl bir ‘yeni Türkiye’ bekliyor bizi? Eskinin bazı unsurlarını yeni iddiasına eklemleyen, ama yeni iddiasını da Osmanlı’dan besleyen bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Yeni olan bu harmanın din boyutunun, İslam boyutunun daha vurgulu biçimde öne...