Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İsrailli parlamenterler ilk kez NATO toplantısında

NATO Parlamenter Asamblesi Genel Kurul Toplantısı bu yıl İstanbul’da düzenlendi. Toplantıda İsrail parlamentosu Knesset’i temsilen Yeş Atid üyesi Mickey Levy ve Siyonist Birlik üyesi Omer Barlev de hazır bulundu. Bu toplantının İsrail için büyük önemi vardı çünkü ilk defa bir NATO toplantısına katılma hakkı elde edebildi. Türkiye ile İsrail arasında normalleşme anlaşmasına ilişkin görüşmeler sürerken Türkiye, NATO’da İsrail’e yönelik sürdürdüğü vetosunu kaldırdı. Böylece NATO mayıs ayında, üyesi olmayan dört ülke ile beraber İsrail´in de merkezi Brüksel’de temsilcilik açma talebine olumlu yanıt verdi. İstanbul’da bulundukları sürede bir araya geldiğimiz İsrailli milletvekillerinden Levy ile NATO konferansını, küresel terörü, Türkiye-İsrail ilişkilerini ve Arap-İsrail sorununu konuştuk. Levy, henüz çocukken Urfa ve Cizre’den göç eden ailesinin hikâyesini de bizlerle paylaştı.

Israeli parliamentarians in NATO conference for the first time

NATO’s annual Parliamentary Assembly was held in Istanbul last week. Mickey Levy from Yesh Atid and Omer Barlev from Zionist Union, represented Knesset (the Israeli Parliament) at the assembly. This was an important step for Israel as it was the first time that a representative of Israel was attending a NATO conference. During the reconciliation negotiations between Turkey and Israel, Turkey has lifted its veto on Israel and in May 2016, NATO has agreed to allow Israel and four other non-NATO members to open diplomatic missions in Brussels. Salom had the opportunity to meet both MKs. We discussed NATO conference, Turkish-Israeli relations and Arab-Israeli conflict with Levy. Levy also shared his family history; his parents are from Urfa and Cizre, her wife is from Greece, all former Ottoman territories

Kimdir bu Yahudi komşum?

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi tarafından düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü geçtiğimiz pazar günü yüksek bir katılımla gerçekleştirildi.  ‘Kaybolan Diller’ teması ile gerçekleşen güne katılan katılımcılar birçok etkinlikle Türk Yahudi kültürüne ait gelenekleri, şarkıları, düğün ve diğer merasimlerine birebir tanık olarak tanıdılar.  Yahudilerin kültürel ve tarihi mirasını tanıtmak amacıyla, 27 Kasım Pazar günü, Avrupa’nın otuza yakın ülkesinde düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü kentimizde de yoğun ve keyifli bir programla kutlandı. ‘Kimdir bu Yahudi komşum?’ etkinliği, Yahudi Kültürü Avrupa Günü Uluslararası oluşumu çerçevesinde 500.Yıl Vakfı tarafından Türk Musevileri Müzesinde düzenlendi. 1999 yılından beri Avrupa’nın birçok şehrinde, 2001 yılından beri de Türkiye’de her yıl düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü’nün bu seneki teması ‘Kaybolan Lisanlar’ idi. Saat 11’de kapılarını ziyaretçilerine açan Neve Şalom Sinagogu ve Türk Musevileri Müzesi gün boyunca yaklaşık

İlk Şalom duyurdu: İsrail’in Ankara Büyükelçisi 1 Aralık’ta Ankara’da

Altı yılın ardından İsrail’in Ankara büyükelçisi olarak görev alacak olan Eitan Na’eh, 1 Aralık Perşembe günü Ankara’da olacak   Şalom’un diplomatik kaynaklardan aldığı bilgiye göre İsrail’in yeni Ankara Büyükelçisi Eitan Na’eh, 15 Kasım’da büyükelçi olarak seçilmesinin ardından bu hafta Perşembe günü görev yeri olan Ankara’ya gelecek.

Her şey önce kuşlar için...

Uygar Özesmi’nin adını TEMA, Greenpeace, change.org’dan duymuş olabilirsiniz. Şu an karşımıza yepyeni bir oluşumla, Good4Trust ile çıkıyor. Hedefi büyük. Doğayı, hayvanları korumak istiyor ve bunun için de tüketim ekonomisinden mutluluk veren türetim ekonomisine geçmemiz gerekiyor diyor. Hayatı boyunca süren bu mücadelesini ve kuşlarla başlayan serüvenini konuştuk. Almanya’da doktor olan babasının Erciyes Üniversitesi’nin kuruluşu için çağırılmasıyla Kayseri’ye taşınırlar ailece. Ve hikaye tam da orada, Sultan Sazlığı’nda başlar. Orası tam bir kuş cenneti, onun da bir dürbünü ve kuş kitabı var. Kitaba bakarak kuşları teşhis etmeye çalışırken, kuş merakı gittikçe artar. Nelerle beslenirler derken flamingolar suda planktonları yediklerini öğrenir. Henüz 17 yaşında bu konuda ilk bilimsel makalesini yayınlar. Ardından sudaki böcekleri keşfedip bu konuda çalışmaya başlar. Türkiye için altı yeni tür keşfeder. Bu konuda da bilimsel makale yazar ve her iki çalışması da Tübitak’dan ödül a

Brexit ve Trump’a şaşırdıysanız sıra Avusturya ve İtalya’da

B rexit olarak adlandırılan, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma kararına ve Donald Trump’ın yeni ABD başkanı seçilmesine şaşırdıysanız, Avrupa şu aralar hepimiz için birkaç sürpriz daha hazırlamakla meşgul. Hemen aklınıza Fransa seçimleri gelmesin. Öncesinde yani 4 Aralık’ta, etkisi oldukça büyük olan Avusturya cumhurbaşkanlık seçimleri ve İtalya referandumu var. Merkez partilerin eridiği, sağcıların gittikçe güç kazandığı Avusturya’da aşırı sağcıların adayı Norbert Hofer dikkat çekiyor. 22 Mayıs’taki cumhurbaşkanlığı seçimleri, Hofer’in Özgürlük Partisi’nin itirazıyla iptal edilmişti. 30 bin oy farkla yenilen Hofer mektupla kullanılan oylarda hile yapıldığını öne sürmüş ve mahkeme kararıyla seçimlerin 4 Aralık’ta tekrarlanmasına karar verilmişti. Göçmen karşıtı düşünceleri ile öne çıkan Hofer açıklamalarında, Trump gibi popülizmi kullanan adaylara göre daha dengeli. AB’den çıkmanın bir hata olacağını belirtiyor ancak bu konunun referanduma sunulmasını da teklif ediyor.

Bana bana, hep bana, yine bana

“Okuduğunuz en ‘tuhaf’ ekonomi içerikli kitap” olarak tanımlıyor Aslı kendi kitabını. Oysa teoriler yerine yaşamla ilgili, tüketici davranışlarını yani bizi bize anlatan üstelik bunu mizahi bir dille yapan bu kitabın vakti gelmiş de geçmişti bile. Hayattaki rantçılığımızı, faydacılığımızı açık açık yüzümüze vurmuş; kuyrukta öne geçerek 10 dakika kazanmamızı da, kaldırımın üstüne park etmemizi de, umursamadan vergi kaçırmamızı da, taksilerin kısa yola müşteri kabul etmemesini de, kocaman taçlı bekarlık partilerini de, baby shower’ları da. “Hep bana, hep bana!” diyoruz. Oysa en azından kendimize karşı biraz dürüst olmamızın vakti gelmedi mi? Bloomberg HT’nin sevilen yüzü Aslı Şafak ile hem yeni kitabını, hem de Türkiye’nin ekonomisini ve Trump sonrası beklentileri konuştuk Kitap yazma hikâyeni paylaşır mısın? Bir gün esrarengiz bir mesaj aldın ve... Bu konu aslında yıllardır aklımda olan bir şeydi ama bunu kitaba dönüştürmeyi hiç düşünmemiştim. Bir novella fikrim vardı. Bir destek

Unutmayacağız

Unutmayacağız... Bu sözü ne kadar da çok tekrarlıyoruz. Oysa çok değil birkaç yıl sonra her şey gibi o unutulmaz denen şey de unutuluyor. Zamanın akışına bırakılıyor. Bir tek anne-babalar, eşler, çocuklar hatırlıyor, acısını en derinde hissediyor. Bir tek onlar için o yangın devam ediyor. Ateş bir tek düştüğü yeri yakıyor. Bu söz bir kere de hatalı çıksın istiyorum, olmuyor, çıkmıyor. Bu sene 15 Kasım’da bir yazı aradı gözlerim. Ama kuru kuru bir haber değildi istediğim, bulamadım. Fark ettim ki  bu konuyla ilgili sosyal medyada paylaşabileceğim yazılar ya daha önce kendi yazdıklarım, ya Şalom Gazetesi’nde çıkanlar, ya da geçen sene ben dahil dört kişiyle röportaj yapan Agos’un söyleşisiydi. Bu kadar. Aradan geçen 13 sene, 15 ve 20 Kasım saldırılarının vahşetini, korkunçluğunu, kayıplarını unutturmuş olmalı.  Çok daha önemli görülen konular olmalı ki, El Kaide terör örgütünün İstanbul’un göbeğine gerçekleştirdiği bu saldırılar konuşulmadan, kurbanları anılmadan geçilebiliyor. Ya

4 uzman yorumladı: Trump'ın İsrail politikası

Trump'ın İsrail politikasını ve Filistin sorununda atılacak adımları Şalom gazetesi yazarı Karel Valansi, Filistinli Esirler Derneği Başkanı Ahmed Ebu Salih, Prof. Dr. Alon Ben Meir ve gazeteci İslam Özkan ile konuştuk ABD seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump’ın Rusya’ya gönderdiği yumuşama mesajları Suriye krizinin çözümü konusunda umut vaat ederken, Cumhuriyetçi liderin İsrail’e yaklaşımı bölgede mevcut fay hatlarının kırılma riskini beraberinde getirdi. Seçim kampanyasının ilk aylarında İsrail-Filistin meselesinde tarafsız olacağını ilan eden Trump, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nin (AIPAC) düzenlediği zirvede Netanyahu’nun tezlerini en yüksek perdeden onayladı. Ortadoğu uzmanı Karel Valansi, Aydınlık’a yaptığı açıklamada Trump’ın seçilmesini ‘sürpriz’, atacağı adımları ise ‘öngörülemez’ olarak niteledi. KUDÜS SENARYOLARI Şalom gazetesi yazarlarından   Valansi, Trump zaferinin İran ve Hamas dışında tüm bölgede sevinçle karşılandığını ancak bu durumun değişec

14 Kasım sabahı Bloomberg HT radyoda Aslı Şafak'ın konuğuydum

Aslı Şafak ile Trump sonrası ABD'yi, ABD-İsrail ve ABD-Türkiye ilişkilerini konuştuk, antisemitizmden bahsettik, telefonla gelen soruları yanıtladık ve bol bol sohbet ettik. 14 Kasım 2016 Pazartesi sabah 12.00-13.00

Obama sonrası Orta Doğu

Oldukça tartışmalı bir başkanlık seçimini geride bırakan ABD, kurulu düzene karşı çıkanların oylarıyla başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Donald Trump ile yeni bir döneme hazırlanıyor. Trump başkanlığındaki ABD ile ilgili analizler, genelde seçim kampanyasındaki söylemleri üzerinden geliştirilmeye çalışılıyor. Oysa seçilmesi ne kadar sürpriz olduysa, vaatlerinin ne kadarını gerçekleştireceği de o kadar sürpriz olacak.  Trump demek bir öngörülememe durumu, bir bilinmezlik demek . Bir etki yaratacağı kesin, ama bunun nasıl olacağı bilinmiyor. Bu bilinmezlik durumu da en büyük endişe kaynağı. Siyasi geçmişi olmayan Trump’ın bir iş adamı gibi düşünerek kararlar alacağı söylenebilir ancak. Bir de danışmanlarının, tıpkı eski bir aktör olan Ronald Reagan başkanlığında olduğu gibi, önemli olacağı. Bu nedenle fikirlerine güvendiği kızı İvanka Trump başta olmak üzere yakın çevresinde topladığı isimleri ve görüşlerini incelemenin tam zamanı. “ Trump, Orta Doğu’yu akıllı bir yatırım olar

Trump, Kudüs vaadini yerine getirecek mi?

Hillary Clinton başkanlık yarışını kazanmış olsaydı bundan sonra Orta Doğu’yu neler beklediğini söyleyebilmek daha kolay olurdu. En basitinden, Obama’nın dış politikasının devamının geleceğini, İran etkisini arttırırken, önceki söylemlerini göz önünde tutarak İsrail’i Filistinlilerle barış masasına oturtmak için zorlayacağını bir çırpıda sayabilirdik. Ancak bırakın seçilmesi, adaylığı bile sürpriz sayılan rakibi Donald Trump ABD’nin yeni başkanı olmaya hazırlanırken önümüzde koca bir bilinmezlik var. Aklına estiği gibi konuşan Trump’ın sözlerinde ne kadar ciddi olduğunu, bunların ne kadarını gerçekleştireceğini kestiremiyoruz. Her ne kadar ABD’nin kurumları, güçler ayrılığı ilkesi ve anayasası bir başkanın top sahasının sınırlarını belirlemiş olsa da,  Trump kuralları çiğnemeye ve oyunu yeniden kurgulamaya hazır  gibi gözüküyor.

No One Knows What Trump Will Mean For The Middle East — Not Even Trump

During the Republican Party primaries, Trump argued he would be a more even-handed umpire in the conflict between Israelis and Palestinians than previous US presidents. But despite garnering the support of known anti-Semites and evidence emerging that he or his campaign were  visiting  anti-Semitic websites, he managed to win the  implicit support  of Israel’s Prime Minister Benjamin Netanyahu. Trump and his surrogates have argued for Israeli  annexation  of the West Bank and recognition of Jerusalem as the capital of Israel, policies that would favor Israel far more than even past Republican administrations. With the presidency and majorities in Congress, Trump could easily push through such radical policy changes. Yet some wonder whether he would. For one thing, he and his advisers’ positions on Israel have been all over the map. For another, making such moves might be too costly. George W. Bush signed a bill recognizing Jerusalem as capital of Israel, but held off on implementing

Starbucks çağında Amerikan seçimleri

B ir kahve almak için ne kadar çok seçim yaptığımızı fark ettiniz mi? Yayaların yoğun olduğu yerlerde birbiri ardına açılan Starbucks ve benzeri kahve dükkânları, seçeneklerimizin sonsuz olduğu ve bu seçenekleri bizzat kendimizin yönlendirdiği izlemini veren bir dünyanın kapısını aralıyor. Karton bardak mı fincan mı diye başlayan seçimler, bardağın boyu, kahvenin aroması, sütün çeşidi, krema, şurup derken tam da bizim isteğimize göre baştan yaratılmış kahvemiz, yine bize özel olarak o saniyede hazırlanıyor. Üstelik oradaki en önemli kişiymişiz gibi adımız ile bize sesleniliyor ve kahvemiz takdim ediliyor. Bu durum dünyanın neresine giderseniz gidin aynı şekilde sürüyor. Öte yandan, köklü bir kahve kültürüne sahip Türkiye’de, kendinize bir kahve ısmarlamak tek bir sözcükle mümkün; sade, az, orta, şekerli... Pazarlama şirketleri müşteriyi kazanmanın ve daha da önemlisi elde tutmanın yolunun onları özel hissettirmek olduğunu çözdüler. Ekonomik büyüme hızının yavaşladığı, rekabetin had

Mısır’dan Suudi Arabistan’a

ABD koruyucu kanatlarını Ortadoğu’nun üzerinden uzaklaştırdığından, bölge ülkelerini sorumluluk almaya ve ellerini gerçek anlamda taşın altına sokmaya zorladığından beri, ortak tehdit algıları birçok ülkeyi birbirine yakınlaştırıyor. Örneğin, İran tehdidi İsrail ile Körfez ülkelerini, Müslüman Kardeşler tehdidi İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır’ı yakınlaştırabiliyor. Öte yandan IŞİD devlet kontrolünün azaldığı veya hiç kalmadığı yerlerden taşarak tüm çevre ülkeleri etkisi altına almaya çalıştıkça, bölge güçleri yeni bir başarısız devletin oluşmaması için başta güvenlik olmak üzere birçok konuda işbirliğine -daha önce hiç olmadığı kadar- hazırlar. Mesela Mısır. Arap Baharı ile birlikte çalkantılı bir döneme giren Mısır, 2011 Şubat’ında Hüsnü Mübarek’in devrilmesinin ardından Muhammed Mursi’nin kısa süreli yönetimine geçti. Temmuz 2013’te ise başta artık Abdülfettah El Sisi vardı. Bu süreçte ülke ciddi bir türbülansa girerken, ekonomisi tüm sağlam temellerinden sarsıldı. Bu son dönemde

Heros among us

On March 19th, Istiklal Avenue, one of the busiest pedestrian avenues in Istanbul was stroke with a horrific terror attack. A suicide bomber detonated himself in the middle of a tourist group. Several people died and many were injured, as a result. Among the casualties, there were Israeli tourists who were visiting Istanbul to experience the exquisite Turkish cuisine. In October, seven months following the attack, Yehudit Sarig and her daughter Rotem, who were severely wounded in the attack came for the first time to Istanbul for a closure, and also to meet a special man, their hero. On March 19th 2016, we were all shaken by the terror attack on Istiklal Avenue, a pedestrian avenue lined with international stores and foreign consulates in the heart of Istanbul. Four people were killed in the suicide attack on a Saturday morning. All were foreign nationals; Israeli citizens Simha Siman Demri, Yonathan Suher, Avraham Godman and Iranian Ali Rıza Khalman. 39 people, including 24 foreign

Terör mağduru İsrailli, kahraman doktoru ile buluştu

19 Mart’ta İstanbul’un kalbinin attığı İstiklal Caddesi bir terör saldırısına sahne olmuştu. Bir turist grubunun ortasına gelerek kendini patlatan terörist dört kişinin ölümüne, onlarca kişinin yaralanmasına sebebiyet vermişti. Kurbanların büyük çoğunluğu misafirlerimiz, İstanbul’u gezen İsrailli turist grubuydu.  ‘Gurme tur’ ile İstanbul’a özgü tatları tanımak için gelen turistlerin fotoğraflara da yansıyan neşeli tatilleri maalesef çok acı bir şekilde sona ermişti. Ekim ayında, saldırıdan yedi ay sonra, olayda ağır yaralanan Yehudit Sarig ve kızı Rotem İstanbul’a geldiler. Hem korkularını yenip bu olayı geride bırakabilmek, hem de çok özel bir adamla, kahramanları ile buluşabilmek için.