Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şubat, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

The Last Frenemies: Israel and Saudi Arabia

On stage we are witnessing the realization of Iranian precise and detailed plan of reintegrating themselves into the international community while continuing on with their much-discussed nuclear program. After an alienated period during the presidency of Mahmoud Ahmedinejad, Iran is returning step by step to the international system with the new President Hassan Rouhani. His campaign slogan was moderation and wisdom. Working to ease the sanctions and bringing back dignity to the Iranian nation was his promise. 'Is he moderate or not?' was the main topic of discussion for Rouhani till the beginning of his term. But one thing is for sure, he managed to improve the image of Iran in the eyes of the international community. That has been enough to persuade the world powers to ease some sanctions and continue with the nuclear negotiations.

Ortadoğu’yu dönüştüren Hariri suikastı 10. yılında

14 Şubat 2005 tarihinde 23 kişinin ölümüne ve 200 kişinin yaralanmasına yol açan bombalı saldırıda hayatını kaybeden ‘Bay Lübnan’ lakaplı eski Başbakan Refik Hariri’nin ölümüyle önce Lübnan’ın daha sonra da bölgenin kaderi değişti. Kimileri bu olayı Lübnan’ın 11 Eylül’ü olarak tanımlıyor, haksız da değiller...
Günümüzden tam on yıl önce, 14 Şubat 2005’te, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki St. George Hotel yakınlarında patlayan bomba yirmi üç kişiyi öldürürken 200’e yakın kişiyi yaraladı. Patlama o kadar şiddetliydi ki bölgede on metre eninde, iki metre derinliğinde bir çukur meydana geldi. Patlamanın gücü ve verdiği hasar ile de oldukça dikkat çeken saldırıyı daha önce adı duyulmamış küçük bir örgüt üstlendi. Oysa kurbanına yaşam şansı tanımayan böylesi bir saldırıyı ancak büyük bir gücün planlamış olduğu konusunda herkes daha ilk günden hemfikirdi. Ortadoğu’daki vekâlet savaşlarının meydanı haline gelmiş ve yıkıcı bir iç savaştan çıkmış bir ülke için böylesi bir suikast çok şaşırtıcı o…

Değerli yalnızlık

Ortadoğu’nun göbeğinde iki ülke var. Bir zamanlar ilişkilerini mükemmel olmasa bile sürdürebilen, stratejik çıkarlarını duyguların üzerinde tutabilen iki ülke. Ortak sorunlar karşısında işbirliği yapabilen, bölgenin önemli güçleri olduklarının bilincinde, diyalog halinde olan ve birbirini tamamlayan iki ülke. Ancak son yıllarda çok şey değişti. Artık bu iki ülkenin ismi yan yana ancak liderleri arasında süregelen söz düelloları veya iptal edilen anlaşmalarla geliyor. Birkaç cılız arabuluculuk denemesine rağmen kimsenin yakın zamanda ilişkilerin normalleşmesini beklediğini sanmıyorum. Öyle bir kopuş yaşanmış ki diplomatik ilişkiler kesilmiş, elçiler geri çağrılmış, resmi veya açık diyalog yolları kapanmış. İdeolojiler ve duygular, rasyonelliğin ve stratejik çıkarların üstüne geçtiği bir durum yaşanıyor. Medya aracılığıyla süregelen açıklama-tehdit-suçlama sarmalı doğrudan görüşmenin, sorunları konuşarak çözmenin yerini almış. IŞ(İD) gibi bir tehdit karşısında veya bölgede yok olan düze…

Commemorating the Holocaust in Turkey (With an Attack on Israel)

The victims of the Holocaust were officially going to be commemorated in Turkey – as they would be in many other countries. This was huge. And it would happen in Ankara, the heart of Turkey! We already had a Yom HaShoah, a Holocaust memorial day. The UN’s Holocaust International Remembrance Day was first commemorated in Turkey five years ago at Neve Shalom Synagogue. Last year, the commemoration was held for the first time outside Jewish institutions, at Kadir Has University in Istanbul. This year it would be held at Bilkent University in Ankara. This year was also important because the Speaker of Parliament, Cemil Çiçek, would be attending the ceremony. It would be the first time that such a high ranking official did so.

"Etrafımızdaki her şey çökerken Türk-İsrail ilişkileri önemli”

Fikirlerine çok değer verdiğim Profesör Shlomo Avineri ile İstanbul’u ziyareti sırasında Ortadoğu sorunlarını, yaklaşan İsrail seçimlerini ve Türkiye-İsrail ilişkilerini Şalom adına tartışma fırsatı buldum. Avineri, Kudüs İbrani Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi ve İsrail eski Başbakanı Yitzhak Rabin’in kabinesinde 1975-1977 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı müsteşarlığı görevinde bulundu.


Ortadoğu’nun geleceğini nasıl görüyorsunuz, özellikle IŞİD gibi bildiklerimize pek benzemeyen devlet dışı bir aktör söz konusu olduğunda? Ortadoğu’da ve özellikle Suriye ve Irak’ta bugün, Birinci Dünya Savaşı ile kurulmuş olan eski devlet sisteminin sonuna geldiğimizi görüyoruz. Bu sistem Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile İngiliz ve Fransızların meydana getirdiği daha çok Sykes-Picot olarak anılan ama aslında Sevr, San Remo ve Lozan gibi birçok konferansın oluşturduğu bir sistem. Bu sistemle Ortadoğu’da, Avrupa’nın Vestfalya modelinde ulus-devletler inşa etmek amaçlandı. Ve ba…

Avineri: “It is very important that Turkey and Israel cooperate when everything around us is sort of collapsing”

It was a privilege for me to discuss Middle East issues, upcoming Israeli elections and Turkish-Israeli relations with Professor Shlomo Avineri during his visit to Istanbul. Mr. Avineri is a professor of Political Science at the Hebrew University of Jerusalem and also served as Director-General of Israel´s Ministry of Foreign Affairs in the first administration of Prime Minister Yitzhak Rabin from 1975 to 1977


How do you see the future of the Middle East with a non-state actor like ISIS which is very different from any other non-state actor we know? What we see today in the Levant; basically in Syria and Iraq, is that the old state system which was established after the World War I, after the disintegration of the Ottoman Empire by the French and the British (we just call it Sykes-Picot but it is not just Sykes-Picot; it is Sykes-Picot and conferences like Sèvres, San Remo and Lausanne) is coming to an end. This system was an attempt to create nation states in the European Westphalian …

Never Again!

I was excited; this is the best word to describe my feelings that day. Every detail of the ceremony had been worked on for weeks. We were going to Ankara! And to commemorate the Holocaust nonetheless, this was huge! The victims of the Holocaust were officially going to be commemorated in my country, as it will be in many other countries. And in Ankara, at the heart of Turkey!

Rusya’nın Ortadoğu’daki gölgesi

İsrail ile Rusya’nın yakınlaşması önlenmek isteniyor ancak bu ilişkilerin daha da ilerlemesi için çalışan çok önemli bir grup var; Rus Yahudileri. Sovyet rejiminin çökmesinin ardından İsrail’e yaklaşık bir milyon kişi göç etti. Sekiz milyonluk bir ülkede bu rakamın büyüklüğünü tahmin edebilirsinizABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin inat ve azmi ile üç yıl aradan sonra başlayan ve bu bile bir başarı sayılabilecek İsrail ile Filistin Özerk Yönetimi (FÖY) arasındaki görüşmeler ABD’nin iteklemesine rağmen sona erdiğinde kimse pek fazla şaşırmamıştı. Hatta bir sonuca ulaşmayan geçmiş barış süreçlerinin bıkkınlığını taşıyan ve ABD’nin hatırı için görüşüyor gibi yapan ancak statükodan da pek şikâyetçi olmayan tarafları masada tutmak için Kerry’nin sergilediği enerjiydi asıl şaşırtıcı olan. Gazze Savaşı, El Aksa gerginliği derken kimse barış görüşmelerinin yakın zamanda başlayabileceği ihtimalinin hayalini bile kurmuyor artık. O tren yeniden kaçınca herkes stratejisini gözden geçirmeye başlad…

Türkiye-İsrail ticareti tam gaz devam ediyor

Türkiye ile İsrail arasında süregelen siyasi gerginliğe rağmen iki ülke arasındaki ticaret hacmi gittikçe artıyor. İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen, ekonomi gazetecileri ile bir araya gelerek bu konudaki verileri aktardı, gelişmeleri değerlendirdi ve önerileri dinledi. 

Türkiye’nin önde gelen gazete, televizyon kanalı ve haber ajanslarının ekonomi gazetecileri geçtiğimiz hafta İsrail’in İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen’in davetinde bir araya geldiler. Kahvaltı ikramı eşliğinde düzenlenen basın toplantısında Türkiye ile İsrail arasındaki ticari işbirliğinin güncel durumu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerinin daha da ileriye götürülebilmesi için yapılması gerekenler hakkında fikir teatisinde bulunuldu.  Toplantı sırasında yapılan sunumda tüm siyasi sorunlara rağmen iki ülke arasındaki ticaretin arttığı verilerle anlatıldı. 2007 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2009 yılında bir önceki yıla göre ciddi bir düşüş yaşayan ticaret o…

Bahout: Arap-İsrail çatışması gibi bazı sorunların çözümü yok

Institut d’Etudes Politiques de Paris’de Ortadoğu profesörü ve Fransa Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Politika Planlama Birimi’nde daimi danışman olan ve günümüzde Carnegie Washington’ın Ortadoğu programında misafir akademisyen olarak görev alan Joseph Bahout, Charlie Hebdo saldırısını, yabancı savaşçıları, Suriyeli mülteci sorunları ve Ortadoğu’nun geleceği hakkındaki düşüncelerini konuştuk

Charlie Hebdo saldırısını nasıl tanımlarsınız, altında yatan sebepleri nasıl açıklayabiliriz? Charlie Hebdo saldırısı oldukça karmaşık bir konu. Dışardan bakıldığında Batı hedeflerine yapılmış terörist bir saldırı olarak gözüküyor. Fransa’nın radikal bir biçimde din ve devleti ayırdığını ve entelektüel geleneklerinde dini eleştirmek, mizah ve dokundurma olduğunu unutmamak gerekir. İkinci konu Charlie Hebdo’yu 11 Eylül benzeri terör saldırılarından ayıran özelliği saldırının dışarıdan değil Fransızlar tarafından gerçekleştirilmiş olması. Saldırganların adları Said ve Şerif Kuaşi, Müslüman ve Cezayir as…

Bahout: “Some problems like the Arab-Israeli conflict don’t have a solution”

During his visit to Istanbul, Joseph Bahout was kind enough to share his views on Charlie Hebdo attack, the situation in Middle East, the foreign fighters and the refugee problem. Bahout is a visiting scholar in Carnegie’s Middle East Program, Washington, DC. He is a professor of Middle Eastern Studies at Institut d´Etudes Politiques de Paris and served as a permanent consultant for the Policy Planning Unit at the French Ministry of Foreign Affairs


How can you explain the motives behind the attack to Charlie Hebdo? Charlie Hebdo attack is a very complex issue. From outside it is seen as a terrorist attack like any other one against Western target. It is important to keep in mind that France has this very radical way of separating religion from public sphere. France has intellectual tradition criticizing religion, making humor of some religious values. The second thing is that contrary to 9/11 or other attacks, it was not an outsider attack on a Western country. It was an attack done by …