Ana içeriğe atla

Kayıtlar

libya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Diplomatik ilişkilerden savunma işbirliğine 2

Ortadoğu daha çok savaşlarla ve çatışmalarla tanınıyor. Ancak tüm bu olumsuzlukların yanında, yeni bir ‘normal’ de filizleniyor. Çok değil, iki-üç sene önce hayalini bile kurmakta zorlanacağımız yeni bir işbirliği –bu sefer gizlisi saklısı olmadan- gözümüzün önünde şekilleniyor ve gittikçe güçleniyor. İbrahim Anlaşmasıyla ( Abraham Accords ) gün yüzüne çıkan bu işbirliği, artık sahnede Trump ve Kushner olmasa da, anlaşmanın imzacılarının himayesinde gelişmeye devam ediyor. Bir önceki  yazıda  İbrahim Anlaşmasına taraf olan ülkeler ile İsrail’in diplomatik ilişkilerinin nasıl bir savunma ilişkisine evrildiğine değinmiştim. Şimdi ise, İsrail ile diğer Arap ülkelerinin gelişen ilişkilerini konuşacağız. Suudi Arabistan, İsrail ile kapalı kapılar ardında devam ettirdiği ilişkilerini henüz resmiyete dönüştürmedi. Ancak ilişkilerin iyileştiğinin en önemli göstergesi karşımızda; Suudiler hava sahasını İsrail’e açarak niyetlerini belli etti bile. Bu hafta  New York Time s ’da (NYT...

Moskova’dan Berlin’e Libya

Özellikle İtalya ve Fransa idi bu konuda çalışan, Kaddafi sonrası bir iç savaşa sürüklenen Libya’ya barışı getirmeye çabalayan. Ancak pazartesi günü Moskova’dan dünyaya servis edilen yuvarlak masa fotoğrafı bu iki ülkenin yerini Rusya ve Türkiye’nin aldığını gösteriyor. Moskova ve Ankara’nın çağrısı üzerine cumartesi gece yarısı Libya’da yürürlüğe giren ateşkesin şartlarını görüşmek için taraflar pazartesi günü Moskova’da bir araya geldiler. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya’da önkoşulsuz ve süresiz ateşkes için hazırlanan taslak metnini Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayez el Sarraj’ın imzaladığını, Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hafter’in ise salı sabahına kadar süre istediğini açıkladı. Yazıyı kaleme aldığım saatlerde ise Hafter’in metni imzalamadan Moskova’dan ayrıldığı ve Libya’nın farklı noktalarında çatışmaların başladığı haberleri gelmeye başladı. Farklı pozisyonlarda bulunan Rusya ve Türkiye’nin tıpkı Suriye konusunda olduğu gibi ortak bir z...

Mısır’ın muhteşem dönüşü

Arap Baharı ile birlikte iki lider deviren Mısır, uzun süren bir belirsizlik döneminin ardından ekonomisini de yoluna koyarak, bölgesel liderliğini ve geleneksel arabuluculuk rolünü oynamaya yeniden başladı. En son Astana’daki Suriye görüşmelerine gözlemci olarak davet edilen Kahire, uzun bir görüşme trafiğinin ardından El Fetih-Hamas siyasi uzlaşısının da mimarı oldu.

Fransa’nın tutkulu aşkı

Bir süredir Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da devam eden değişim rüzgârı geçtiğimiz haftalarda Suriye ve Yemen’e de sıçradı. Tunus ve Mısır’da yönetimin el değiştirmesi ile sonuçlanan isyanlar, Kaddafi’nin koltuğunu bırakmamakta direnmesi ve kendi halkına karşı askeri güç kullanmasıyla Libya’da çok daha farklı bir boyut aldı. ABD’nin 2003’te Irak’ı işgalinden beri ilk defa Batılı güçler, Arap Birliği’nin de desteğiyle, Libya’ya karşı kapsamlı bir operasyon düzenliyor. Tüm bu tabloda Fransa’nın aceleci, ısrarcı ve kararlı tavrı oldukça dikkat çekici. Kaddafi, isyanı bastırmak için sivillere karşı askeri harekâta başladığı anda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy “deli adam” olarak nitelediği Kaddafi’ye karşı tavrını koydu. Fransa, Libya Muhalif Geçici Ulusal Konsey üyelerini Elysée Sarayı’nda ağırlayarak Libya halkının tek temsilcisi olduklarını resmi olarak tanıyan ilk ülke oldu. Henüz BM Libya konusunda bir karar almadan ve NATO’nun desteği söz konusu bile değilken Fransa, Libya’nın uçuş...