Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ortadoğu´nun yeni yılı

2019, birçok ülkedeki halk protestoları ile anılan bir yıl oldu. Dünyanın birçok bölgesi gibi Ortadoğu’da da halklar sosyal ve ekonomik adalet için seslerini yükseltti, barışçıl protestolarla eşitsizlik, ekonomik talepler ve yolsuzluğa karşı yürüdüler. Cezayir, İran, Irak, Lübnan, Sudan’daki protestoların Arap Baharı ile benzerlikleri çok tartışıldı yıl içinde. Özellikle liderleri devirebilme güçleri nedeniyle. Gıda fiyatlarına yapılan zamla başlayan protestolar 30 yıldır Sudan’ı yöneten, Darfur’da işlediği insanlığa karşı suçlarla bilinen Ömer el Beşir’in nisan ayında görevden alınmasıyla sonuçlandı. Lübnan’da Hariri’nin ekimde başbakanlığı bırakması dahi, WhatsApp’ın vergilendirilmeye çalışması ile başlayan, yolsuzluk ve ekonomik krize yönelik geniş çaplı protestoları dindirmeye yeterli olmadı. Irak’ta ise yolsuzluk ve işsizlik nedeniyle başlayan protestolarda 400 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Başbakan Abdül Mehdi kasım ayında istifa etti. İran’ın ülkedeki etkisinin azaltı…

'Bir daha asla!' ve anlamı

Bugün 27 Ocak. Birleşmiş Milletler 2005 yılında aldığı kararla, Sovyet ordularının Polonya'daki Auschwitz-Birkenau Nazi ölüm kampını özgürlüğe kavuşturduğu günü 'Uluslararası Holokost Kurbanlarını Anma Günü' ilan etti. 11 milyon kişi ırkı, milliyeti, cinsel yönelimi, siyasi duruşu, inancı nedeniyle öldürüldü. Bunların 6 milyonu Yahudiydi. Bu 6 milyonun 1,5 milyonu ise çocuktu. 27 Ocak günü, hayatını kaybeden Holokost kurbanlarını anmak için seçildi. Amaçlanan, benzer acıların önlenmesi için Holokost'u toplumlarının hafızalarında canlı tutmaları gerektiğini hatırlatmak. Gelecekte benzer bir soykırımın tekrarlanmamasını sağlamak için, böylesi bir katliamı önleyecek çabayı göstermek, nefret ortamının oluştuğunu gösteren tehlike sinyallerini önceden görebilmek oldukça önemli.  Holokost'u anmayı sadece Yahudilere yönelik bir soykırımı anmaya indirgerseniz çıkaracağınız sonuçlar da yanıltıcı olur. Holokost'u -sırf Yahudiler için değil- bir daha hiç kimse için tekrarl…

Tarihsel güvensizlik

10 yıldır gerçekleştirilen 'Türkiye Eğilimleri' araştırmasının 2019 sonuçları 15 Ocak çarşamba günü Kadir Has Üniversitesi'nde yapılan bir toplantı ile açıklandı. Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda akademik bir ekip tarafından hazırlanan araştırma, 25 Kasım -13 Aralık 2019 tarihleri arasında, 26 ilde kent merkezlerinde yaşayan 18 yaş üzeri 1000 kişiyle gerçekleştirildi. Türkiye Eğilimleri Araştırması bize Türkiye'nin bugününe ait detaylı bir fotoğraf veren ve farklı konulardaki sorularıyla Türk halkının nabzını tutmaya yarayan önemli bir çalışma. Daha önceki adı Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler olan araştırmanın adı kısaltılmış olsa da, içeriği depremden başörtüsüne kadar bir çok farklı konunun eklenmesiyle zenginleştirilmiş.  Bu araştırmayı uzun bir süreden beri takip edince, bazı sorular ve cevapları ister istemez daha fazla merakımı uyandırıyor. Cevaplarda bir değişiklik oldu mu acaba diye merak ettiğim, rapor elime geçtiği gibi sayfaları hızlıca çevirip baktığ…

Türkiye’nin en önemli sorunları ekonomi ve terör

Kadir Has Üniversitesinin on yıldır halkın nabzını tuttuğu Türkiye Eğilimleri araştırmasının 2019 yılı sonuçları 15 Ocak çarşamba günü açıklandı. Ülkenin son on yılına ışık tutan araştırma, halkın Türkiye’de gördüğü en önemli sorunun ekonomi ve terör olduğunu gösteriyor. Tehdit algısında ABD ve İsrail ilk iki sırayı alırken, Azerbaycan, KKTC dost olarak tanımlanıyor. 

2010 yılından bu yana Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda akademik bir ekip tarafından sürdürülen ve Türkiye’nin gündemi ve geleceğe yönelik olası sorunlara kamuoyunun bakışını gösteren Türkiye Eğilimleriaraştırmasının 2019 yılı sonuçları, Kadir Has Üniversitesinde düzenlenen bir toplantı ile açıklandı. 25 Kasım-13 Aralık 2019 tarihleri arasında, 26 ilde kent merkezlerinde yaşayan 18 yaş üzeri 1000 kişiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre halk ülkenin en önemli sorunları olarak ekonomi (yüzde 41,6) ve terörü (yüzde 19,8) görüyor. En güvenilir kurum TSK, en az güvenilen medya Araştırma sonuçlarına göre T…

Moskova’dan Berlin’e Libya

Özellikle İtalya ve Fransa idi bu konuda çalışan, Kaddafi sonrası bir iç savaşa sürüklenen Libya’ya barışı getirmeye çabalayan. Ancak pazartesi günü Moskova’dan dünyaya servis edilen yuvarlak masa fotoğrafı bu iki ülkenin yerini Rusya ve Türkiye’nin aldığını gösteriyor. Moskova ve Ankara’nın çağrısı üzerine cumartesi gece yarısı Libya’da yürürlüğe giren ateşkesin şartlarını görüşmek için taraflar pazartesi günü Moskova’da bir araya geldiler. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya’da önkoşulsuz ve süresiz ateşkes için hazırlanan taslak metnini Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayez el Sarraj’ın imzaladığını, Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hafter’in ise salı sabahına kadar süre istediğini açıkladı. Yazıyı kaleme aldığım saatlerde ise Hafter’in metni imzalamadan Moskova’dan ayrıldığı ve Libya’nın farklı noktalarında çatışmaların başladığı haberleri gelmeye başladı. Farklı pozisyonlarda bulunan Rusya ve Türkiye’nin tıpkı Suriye konusunda olduğu gibi ortak bir zemin…