Ana içeriğe atla

Yayınlar

Şubat, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Uluslararası Ceza Mahkemesi´nin kararı

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) 5 Şubat günü aldığı bir kararla, yetki alanının Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü de kapsadığına hükmettiklerini açıkladı. Bu karar, uluslararası mahkemenin İsrail, Filistin Yönetimi (FÖY) ve Hamas’a yönelik savaş suçu iddialarını araştırmasının yolunu açıyor. Filistin tarafında sevinçle karşılanan bu haber, İsrail tarafından skandal olarak tanımlandı. Biraz geriye gidersek, Birleşmiş Milletler Filistin Yönetimi’nin tam üyelik talebini reddetmiş ancak 2012 yılında 1967 sınırlarıyla ‘üye olmayan gözlemci devlet’ olarak tanınma talebini çoğunluk oyuyla kabul etmişti. O dönem FÖY Lideri Mahmud Abbas, İsrail ile doğrudan görüşmeler yerine BM aracılığıyla tek taraflı diplomatik adımlarla Filistin Devleti’nin kabul edilmesine yönelik bir politika izliyordu. Abbas bu son adımında başarılı olmuş, BM’de gözlemci olarak kabulüyle, Filistinlilere BM kurumlarına katılma hakkı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne üye olma yolu açılmıştı. FÖY 2014 yılında UCM’nin kuruc

Yazım Sephardic Horizons'da yayınlandı

Ladino i Yo  De Karel Valansi * Kuando desidi de eskrivir en ladino por la primera vez en mi vida, no saviya ke podiya reushir. Ma dishe ke, komo mis amigos Henri, Haymi i Nesi empesaron a eskrivir en la pajina de ladino de Şalom, yo tambien vo tratar a eskrivir. I mandi mi primer artikolo a Karen Gerşon. Del momento ke le mandi asta el diya ke salyo en el jurnal, estuve tan emosyonada ke konti a todos mis amigos i mi famiya esto. Komo si mi chikes en Büyükada era la mas importante novedad de la semana! No solo esto. Kuando Şalom salyo el mierkoles, fui de Büyükada a Estambol solo para tomar el jurnal de la kaza i ver mi artikolo en bivo. Empesi a eskrivir para el Şalom aze 17 anyos, ma esta vez fui tan emosyonada komo si era mi primer artikolo imprimado. Empesi a esperar mas porke el artikolo sale en el sitio de internet del Şalom mas tadre. Kuando lo vi, fue komo una fiesta personal para mi! Mandi el link a mi famiya i a mis mijores amigas. Mis amigas me felisitaron por mi artikolo m

Biden'ın Filistin başlığı II

Bir önceki  yazı da ABD'nin yeni Başkanı  Joe Biden 'ın ana önceliğinin Orta Doğu olmadığını, ancak gelişmelerin onu daha önceki başkanlar gibi bölgeye döndürebileceğinden söz etmiş ve İran tehdidinin İsrail ile ilişkilerini belirlemede önemli rol oynayacağından bahsetmiştim. Biden'ın ayrıca,  Donald Trump 'ın tercih ettiği baskı ve cezalandırma politikasından vazgeçip Filistinlilerle yakınlaşacağı ve iki devletli çözüme odaklanacağını belirtmiştim. İki devletli çözüme ulaşmak pek de mümkün olmasa da, bu konuda İsrail ile Filistinliler arasındaki ilişkilerde bir normalleşme, en azından bir diyalogun başlatılmasını isteyeceğini, fakat buna  Obama / Kerry  kadar siyasi sermaye, enerji ve zaman harcamayacağını söylemiştim. İran ve Filistin meselesine farklı yaklaşmak istese de, Biden'ın Trump'ın bölgede kurduğu yeni düzenden, oluşturduğu yeni parametrelerden ilerleyeceğini ABD Dışişleri Bakanı  Antony Blinken 'ın İsrail'in başkenti olarak Kudüs'ü tanıd

Biden'ın Filistin başlığı

ABD'nin 46. Başkanı  Joe Biden , başkan yardımcısı olarak görev aldığı dönemden çok daha farklı bir Orta Doğu ile karşı karşıya. Her şeyden önce bölgede üç savaş sürüyor; Suriye, Libya ve Yemen. Ayrıca, bölgede farklı ittifaklar oluştu. İran cephesinde Tahran'ın yanında Hizbullah gibi Şii örgütler var. Sünni ülkelerin oluşturduğu bir karşı cephe de bulunuyor. İsrail'in de içinde bulunduğu bu grubu İran tehdidi bir araya getirmiş olsa da Covid-19, güvenlik, ekonomi gibi ortak çıkarların varlığı, ikili ilişkileri de olumlu yönde etkiliyor. Bir diğer gruplaşma Doğu Akdeniz'de yaşanıyor. Enerjinin itici gücü Mısır, İsrail, Ürdün gibi ülkeleri bir araya getirirken, onlara Filistin Yönetimi, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve İtalya da ekleniyor. Tüm bu gruplaşmanın dışında kalan Türkiye'nin Katar ile oluşturduğu işbirliğini de bir diğer grup olarak ekleyebiliriz. Her ne kadar Obama dönemindeki isimleri yönetiminin kilit noktalarına yerleştirmeyi tercih etmiş olsa da, Biden

EDAM projesi: Dijital enformasyon ortamında açık kaynaklı istihbarat, dezenformasyon, sosyal manipülasyon

Dijital enformasyon ortamında açık kaynaklı istihbarat, dezenformasyon ve sosyal manipülasyon üzerine konuştuk. Ben sordum Can Kasapoğlu, Akın Ünver ve Barış Kırdemir yanıtladı. Barış Kırdemir ile Dezenformasyon ve sosyal manipülasyonu konuştuk https:// youtu.be/iI9lLjgqMZU Doç. Dr. Akın Ünver ile sosyal medya platformlarında dezenformasyon ve doğruluk kontrolünü konuştuk https:// youtu.be/VyVVSIIooR0 Dr. Can Kasapoğlu ile dijitalleşen enformasyon ortamının güvenlik ve istihbarata etkisini ve enformasyon jeopolitiğini konuştuk. 2 bölümden oluşan söyleşiyi izlemek için: https:// youtu.be/obkcdfhj2pI  & https://www.youtube.com/watch?v=UVSWqvr3Dzw

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız: “Hasköy´de geçmişte farklı inançlar yaşadı. Bu zenginlikler bilinsin, tarih budur”

Bir Twitter fotoğrafı beni Hasköy’de bulunan tarihi Esgher Sinagogu’na yönlendirdi. Uzun yıllardır sinagog olarak kullanılamayan, depo, atölye son olarak da nargile kafe olarak işletilen binada ve bahçesinde sürmekte olan çalışmaları Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ile konuştuk   Geçtiğimiz haftalarda Twitter’a bir fotoğraf düştü. Hasköy’de bulunan Esgher Sinagogu’nun son hali olduğunu iddia eden hesaba göre, restorasyonu yapılan sinagog yerle bir edilmiş ve geriye sadece bir baca kalmıştı. Bu konuda bilgi almak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesine fotoğrafı yollayarak iddianın doğru olup olmadığını sordum. Aynı gün içinde Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’dan yanıt aldım. Doğru olmadığını belirten Sayın Yıldız, beni yapıyı ziyarete davet etti.  Yapının fotoğraflarını çekmesi için Fotoğrafçı Sara Kohen’den benimle gelmesini rica ederek belirlenen günde Esgher Sinagoguna gittik. Aralarında Teknik Başkan Yardımcısı Mehmet Erdoğan, Başkan Yardımc

Biden´ın ana öncelikleri

20 Ocak’taki yemin töreninin ardından göreve başlayan ABD’nin 46. başkanı Joe Biden’ın ana önceliklerini iç sorunlar oluşturuyor. Trump ardında kutuplaşmış bir ülke, kurumları zarar görmüş bir demokrasi, aşırı sağ ve beyaz üstünlüğünü savunan grupların görünür olduğu, pandemiyi kötü yönetmiş ve ekonomik sorunlarını çözmesi gereken bir ABD bıraktı. Görev devir teslimi ABD’den beklenmeyecek derecede gerilimli bir ortamda gerçekleşti. Biden'ın kazandığı başkanlık seçimlerinin resmen tescil edilmesinin son aşaması olan Kongre oturumu hiç beklenmedik bir baskınla durdurulmaya çalışıldı. Demokratların seçimleri çaldığı algısını oluşturmayı başaran Trump’ın cesaretlendirmesiyle gerçekleşen olayları tüm dünya şaşkınlıkla ve kesintisiz canlı yayında izledi. 6 Ocak’ta Amerikan Kongresine yönelik gerçekleşen şiddet eylemleri ABD tarihinin en karanlık günlerinden birine işaret ediyor. Trump’ın seçim sonuçlarını kabul etmemesi, oylarının çalındığını defalarca tekrarlaması gerilimi bir hayli art