Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

MLYA 6 - Buluşma

Bir mekan üzerinden onun yarattığı duyguları, içinde yaşattığı insanları, kokuları, yemekleri anlat. İstanbul olur, Şişli olur...
Bir semt veya şehri bildiğim şekilde gayet güzel anlatabilirdim. Ama kendimi zorlamak istedim. Bir hikayenin arka fonuna Nişantaşı'nı koydum. Mario bey'in söylediğinin tersine bu sefer kendimi değil kurguladığım iki karakteri kullandım. Karakterleri yartamakla uğraşırken hikaye biraz eksik kaldı. Mario bey yazıdaki sürprizlerimi ve espri anlayışımı kaybetmememi söyledi. Yazdığım 1700 kelimeye rağmen hikayenin tamamlanması lazım. Bu hikayeden bir bölümü koyuyorum sadece şimdilik. İki eski lise arkadaşı yıllar sonra sokakta buluşuyor ve okul anılarını anlatıyor. Duvar lekesi ilhamı için Gamze'ye teşekkürler:) İşte o bölüm...

Yasemin kokusu

Güzel bir cumartesi sabahıydı, ya da ben öyle olduğunu sanıyordum. Kötü haber tez ulaşırmış “Sizden biri var mı?” diye sordu arkadaşım telefonda. Anlamadığımı anlayınca da “televizyonu aç” dedi.
15 Kasım 2003 sabahı sinagoglara dua etmeye gidenleri hedef almıştı acımasız terör örgütü. Bir Ramazan günüydü. Allah’a inananlar, Allah adına eylemi gerçekleştirdiğini sananlar tarafından, Allah’ın iki evinde öldürülmüştü, eşzamanlı. 20 Kasım’da iki intihar saldırısı daha gerçekleşti. Bu sefer İngiliz hedeflere ve yine eşzamanlı. Bu dönemden aklıma kalan, olan olayları özetleyen, en etkili kelime; eşzamanlı.

MLYA 5 - "I will survive"

Toplumsal ya da kişisel tarihi, hatırası olan bir objenin hikayesini yaz.
Pek obje olmasa da önce bir şarkı oradan da köprüye geçtim. Büyükada'yı ve çocukluğumu anlatabilmek güzel :) "Hiç elleme, özellikle giriş bölümüyle tam bir köşe yazısı, çok güzel" dedi Mario bey. Ama sınırlarımı aşmam lazım...

Hiç bir yazımı şimdiye kadar kimseye ithaf etmemiştim ama bu yazı Tania'ma özel. Bizi bırakıp Tel Aviv'e gitti ve dun akşam sirenler çalarken bu şehirde, onunla beraber korktum ve takip ettim gelişmeleri. Bu yazı onu da beraber yaşadığımız çocukluğumuza götürecek ve keyiflendirecek eminim.

‘I Will Survive’ Şarkılar vardır, sanki sizin için yazılmış gibidir, duygularınızla birebir örtüşür. Şarkılar vardır, hayatınızın belli dönemlerinde farklı anlamlar yüklersiniz, yaşanmışlıkla beraber. Farklı algılarsınız aslında hep aynı olan, tek hecesi bile değişmemiş sözlerini.
Şarkılar vardır, kendi içinde bile bir melodisi bulunur, müziğini hiç duymamış bile olsanız bir şiir gibi a…

Limmud'un ardından...

Henrique Cymerman – Arap Dünyası ve İsrail üzerindeki kum fırtınası
Ortadoğu’yu değiştiren Arap Baharı’nın etkilerinden bahseden İsrailli gazeteci Henrique Cymerman, bu terim yerine bir metreden daha ilerisinin görülemediği ‘Kum Fırtınası’ tanımını kullanmayı tercih ettiğini, böylece ünlü besteci Vivaldi’ye haksızlık yapılmamış olacağını söyleyerek konuşmasına başladı. Değişimin henüz çok başında olunduğunu söyleyen Cymerman, Esad’ın devrilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Arap dünyasının rol modeli Mısır’ın kötüleşen ekonomik durumunu anlatan ünlü gazeteci, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin bu konuda Türkiye’yi ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ı örnek aldığını belirtti.

MLYA 4 - Mektup

Eskiden hayatınızda yer almış ancak artık olmayan birinden yıllar sonra size mektup geliyor. Kendinize başkasının ağzından mektup yazın.
Mario bey, "eski bir sevgili ilk akla gelendir ama daha yaratıcı olun" deyip ölen bir kişiden veya eski bir ayakkabıdan bile gelebilir deyince anılarımı zorladım ve bu çocuğu buldum. İlk bölümünü gerçekten yaşadım. "Acaba bu bir işaret mi?" diye düşünüp eğer konuşsaydım ne olabileceğini de merak etmiştim. Mektup yazabilmesi için bir kez daha karşılaşmalarını sağladım sadece. Okurken narsist demeyin sakın, bir şeylerimi beğenmiş olması gerekiyor aklında kaldığıma göre :)

Merhaba,
Sanırım önce kendimi tanıtmakla başlamalıyım. Adım Noah. Seni ilk defa 1997’de Eilat’ta ailenle tatil yaptığın sırada gördüm. Pesah tatili için bu güzel şehre gelmiştim. Siz de plajda tam yanımda oturuyordunuz. Şemsiyenin altında pembe bikininle uzanıyordun. Elinde de bir kitap vardı. Ne okuduğunu bilmiyorum ama Türkçe olduğunu anımsıyorum.

‘Türkiye modeli’ne destek azalıyor

Geçtiğimiz perşembe günü TESEV Dış Politika Programı tarafından hazırlanan ‘Ortadoğu’da Türkiye Algısı’ araştırmasının sonuçlarının açıklandığı panele katıldım. Ortadoğu coğrafyasına ait 16 ülke ve 2800 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırmada, hem Türkiye, hem de bölgenin sorunları ve geleceği hakkında Ortadoğu halkının nabzı yoklandı.
Bu verilere göre 2012’de de Türkiye bölgenin önemli bir oyuncusu. Ortadoğu barışına katkıda bulunması ve bölgede daha büyük rol oynaması istenen Türkiye, ‘model ülke’ olarak da kabul görüyor.
Sosyal ve kültürel benzerlikler Ortadoğu halklarının Türkiye’ye karşı sempati duymasını sağlıyor. Türk Tv dizileri ve ürünleri ile pekiştirilen bu popülerlik ihracata yansıyor, en çok da turizm artışı ile kendini gösteriyor. Türkiye, Suudi Arabistan’dan sonra en önemli ikinci ekonomik güç olarak kabul edilirken, önümüzdeki on yıla bakıldığında, bölgenin gelecekteki ekonomik lideri olarak gösteriliyor. ‘Türkiye Modeli’ ekonomisi, demokratik ve seküler yapısı ile …

Müzik devriminin altın yıldönümü

1962 yılında okyanusun bir yanında Bob Dylan kendi adını taşıyan ilk albümünü piyasaya çıkarırken, Kaliforniya’da Beach Boys ilk profesyonel konserini veriyordu. Okyanusun diğer yanında ise İngiliz istilasının mimarı Beatles ilk single’ı ‘Love Me Do’ ile müzik dünyasına adımını atarken, Rolling Stones o yıl kuruluyordu. Bob Dylan, The Beach Boys, The Beatles ve The Rolling Stones, hayranı oldukları Elvis Presley’den devraldıkları Rock’n Roll müziğini çok daha üst seviyelere taşıdılar. Şarkıları ile olduğu kadar düşünceleri, söylemleri, inançları, tepkileri hatta kıyafet ve saç modelleri ile hem sanat dünyasının sınırlarını genişlettiler, hem de toplumda sosyal ve kültürel değişimi başlattılar. İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerini yaşayan Avrupa gençliği ve Vietnam Savaşı’nın acı yüzü ile tanışan Amerikan gençliği hayata, düzene, ailelerine ve topluma karşı isyanlarını, korkularını, umutlarını bu müzisyenlerle ve şarkılarıyla dile getirdiler. Dünyayı değiştiren 1962 yılının ellinci yıldö…

Alp için...

Sevgili Alp,
Senin hakkında yazmak çok zor. Bizi duyabildiğini, yanımızda olduğunu hissederek sana hitaben yazıyorum.
Gazetedeki spor yazılarınla tanıdım seni, sonra toplantılarla. Ama en çok da Şalomist’te tüm spor ekibiyle katıldığınız yemek kursundaki neşeli halin aklımda.
Seni güler yüzün, hemen kızaran yanakların ve tabi ki Galatasaray sevginle aklıma kazıyorum. Çünkü bu acı haber yakışmıyor sana, hele bu kadar ani, bu kadar erken…
Unutulmayacaksın hiç merak etme. Hem yazıların var seni anlatan, hem de seni çok seven Şalom ailen. Seni hep yüreğimizde yaşatacağız.
Seni tanımak çok güzeldi. Tekrar bir yerlerde görüşene kadar hoşçakal…
Karel

Ortadoğu’da Türkiye Algısı- Araştırma sonuçları

TESEV tarafından gerçekleştirilen ve Ortadoğu’daki Türkiye algısını inceleyen araştırmaya göre bölgede Türkiye hakkında genelde olumlu düşünülüyor. Türkiye’nin bölgesel barışa katkıda bulunduğu belirtilirken ‘model ülke’ olarak algısı ise azalıyor. Bölge halkında ekonomik sorunlar ilk sırada yer alırken, Arap Baharı’na olan inanç azaldıkça, geleceğe umutla bakma oranında da düşüş gözlemleniyor

Friedrich Ebert Stiftung ile Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından gerçekleştirilen ‘Ortadoğu’da Türkiye Algısı 2012’ araştırması perşembe günü bir basın toplantısıyla tanıtıldı. Araştırmaya göre Ortadoğu ülkelerinin Türkiye algısı olumlu olarak tanımlanıyor. Ancak hem ülkesel hem de bölgesel bazda bir gerileme görülüyor. Bölgesel bazda 2011 yılında %78 olan oran 2012’de %69’a azalırken, ülke bazında en ciddi gerileme Suriye ve Irak’ta gözlemleniyor.
Türkiye ‘model ülke’ olarak konumunu korusa da oran düşüyor. Türkiye’nin en çok ekonomi, demokrasi ve seküler yapısı takdir ed…

MLYA 3 - Sabahın 3'ündeki drama

Yine uyuyamayan biri. Yağmurlu bir gece. Bu sefer aşağıdan ani bir fren sesi duyup pencereye çıkıyor. aşağıdaki arabadan bir erkek iniyor, kadını zorla arabadan indirip tokatlıyor ve arabasına binip gidiyor. Hikayeyi tamamla.
Bu sefer diyalog üzerinde çalışmak istedim. İstanbul'da yaşayan iki kadının sohbeti ve tepkileri...

Sabahın 3’ündeki drama

Şiddetli bir yağmur başladı gece yatarken. Önce şimşekler, sonra gök gürültüsü, ardından da göklerin içi boşalırcasına yağmur yağdı. Çıkan rüzgâr açık kalan koridor kapısını çarpıyordu. Salon pencerelerinden de ses gelmeye başladı. Hava sıcak diye camları açtığımı ve öylece bırakıp yatmaya gittiğimi unutmuşum. Hemen salona koştum. Pencereleri kapattım ama uykum da kaçtı. Saat gece yarısını geçmişti. Günlük gazeteleri bir daha okumak için bundan iyi bir fırsat olmaz dedim ve uykumun gelmesini beklemeye başladım. Neyse ki yağmur şiddetini azalttı kısa sürede. Hala hafif çiselese de camlar açık oturabildim o sıcak yaz gecesinde.