Ana içeriğe atla

Kayıtlar

mülteciler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Erdoğan-Trump görüşmesine dair

Eylül ayı ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetim kadrosu için bir hayli hareketli geçti. Orta Doğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt'ın ailevi sebeplerle istifasının ardından, ulusal güvenlik danışmanı John Bolton ile de yollarını ayırdı. İkili arasındaki fikir ayrılıkları zaten apaçık ortadaydı. Bilinmesine karşın pek de beklenmeyen bir zamanda gerçekleşen bu görevden alma/istifanın ABD’nin dış politikasında neleri değiştirebileceği çok tartışıldı. Bolton’suz dönemin ilk ciddi ipuçlarını ise pazar akşamı gerçekleşen Erdoğan-Trump telefon görüşmesi verdi. Her iki ülkenin yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin uzun süredir planladığı Suriye’nin kuzeyine yönelik operasyonun eli kulağında olduğunu, ABD’nin bu operasyonun bir parçası olmayacağını ve daha da önemlisi Ankara’yı durdurmak için bir çaba sarf etmeyeceğini gösterdi. BM toplantısı sırasında aynı şehirdeyken görüşmeyen iki lider, bir ay sonra -muhtemelen olası operasyonun sonuçlarını görüşmek için- Washington’da bir araya gelmek üzer...

Hukukun üstünlüğü ve temel haklar sorunlu: “AB-Türkiye ilişkileri ilerleyemiyor”

Mart 2016’da Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan mülteci anlaşması, AB’nin göç stratejisinin temellerinden birini oluşturuyor. AB’ye mülteci akınını sınırlandırmayı amaçlayan anlaşma, AB’nin yaşadığı mülteci krizinde de bir dönüm noktası teşkil ediyor. Anlaşmanın üçüncü yıldönümünde mültecilere ve AB’ye olan etkisini Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ile konuştuk. Berger ayrıca Türkiye-AB ilişkileri ve Avrupa’da artan antisemitizm konusundaki düşüncelerini bizlerle paylaştı. AB Büyükelçisi Christian Berger: “Türkiye’nin sorunlarını aşması bizim de menfaatimize istiyoruz. Çünkü Türkiye’yi çok güçlü ekonomik bir partner ortağımız olarak görüyoruz”  Üçüncü yıldönümünde AB ile Türkiye arasında varılan mülteci anlaşmasını nasıl tanımlarsınız? Bir başarı olarak mı? Sonuç beklentiyi karşıladı mı? Mart 2016’da varılan Türkiye-AB mülteci anlaşması iki ana konuyu ele almaya çalışıyor: Bunlardan ilki, yasadışı göçmenler de dahil [Yunan] adal...

Savaşın açtığı derin acı: Mülteciler

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) 1950 yılında kurulduğunda, planlanan kapsamı da süresi de kısıtlıydı. Amacı II. Dünya Savaşı sonunda, yaşanan savaşlar nedeniyle yerlerinden edilmiş Avrupalılara yardım etmekti. Üç yıl içinde mültecilerin sorunlarının çözümleneceği tahmin edilmiş ve bu sürenin sonunda kurumun kapanması planlanmıştı. Ancak ne savaşlar, ne yerlerinden edilmeler sona erdi. Avrupa için tasarlanan BM kurumu, Afrika, Latin Amerika, Ortadoğu, Asya’da yaşanan mülteci krizlerine müdahale etti ve günümüzde de varlığını sürdürmekte. UNHCR, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle bir rapor hazırladı. Durum oldukça kaygı verici. Genelde mülteci krizinin Avrupa’ya etkileri konuşulur. Bugün sayılar ve gerçekler konuşsun. UNHCR’nin yaklaşık 70 yıllık tarihinin en yüksek mülteci sayısına erişildi. Savaş, şiddet ve zulümden kaçanların sayısı 2016 sonunda 65,6 milyona ulaştı. Bu rakam Birleşik Krallık’ın bugünkü nüfusundan daha fazla (65,5 milyon, 2017...