Ana içeriğe atla

Kayıtlar

t24 etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

T24 Canlı - AKP iktidarının 20. yılında dış politikası

T24 - Metin Kaan Kurtuluş ile Dış Politika ile İçli Dışlı'da  Prof. Dr. İlhan Uzgel ve Karel Valansi AKP iktidarının değişen küresel dengelere karşı nasıl bir pozisyon aldığını yorumladı.  3 Kasım 2022  https://t24.com.tr/video/akp-iktidarinin-20-yilinda-bestepe-dis-politikasi,50665 https://www.dailymotion.com/video/x8f6bdg#tab_embed <div style="position:relative;padding-bottom:56.25%;height:0;overflow:hidden;"> <iframe style="width:100%;height:100%;position:absolute;left:0px;top:0px;overflow:hidden" frameborder="0" type="text/html" src="https://www.dailymotion.com/embed/video/x8f6bdg?autoplay=1" width="100%" height="100%" allowfullscreen title="Dailymotion Video Player" allow="autoplay"> </iframe> </div>

Kıtaları aşan Özgürlük Konvoyu

Son iki haftadır, Kanada'dan dünyaya yayılan yeni bir protesto dalgası sürmekte. Kanada hükümetinin ülke dışına taşıma yapan kamyon sürücülerine aşı zorunluluğu getirmesinin ardından bir grup kamyon sürücüsünün başlattığı eylem, pandemi kısıtlamalarına karşı olanların da katılmasıyla büyüdü. Kanada'nın başkenti Ottawa'da başlayan eylem bir çok şehre sıçrarken, yollar ulaşıma kapandı, ABD ile kritik bir sınır geçişi kapatıldı, başta otomotiv sektörü olmak üzere ticaret sekteye uğradı, fabrikalar kapandı.  Kendilerini "Özgürlük Konvoyu" olarak adlandıran grup, yaptıkları eylemin ülkeye verdiği ekonomik zarara değdiğini belirtirken, Başbakan  Justin Trudeau  ve ailesinin koruması arttırıldı. Şehirlerde gerginlik artarken, şehir sakinleri kendilerini sokakta güvende hissedemediklerini belirtiyor. Tüm bunlara protesto aracı olarak kullanılan kamyon kornalarını da eklemek gerek. Son olarak mahkeme kararıyla kornalar susturulabildi. Ancak bu protestoların durdurulması o ...

Katar’ın “iyi bir dost, güvenilir ve becerikli bir ortak” olarak yükselişi

Ukrayna gerginliği sürerken, geçtiğimiz hafta Washington’un önemli bir konuğu vardı. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed al Sani, ABD Başkanı Joe Biden’ın davetlisi olarak Oval Oda’da ağırlandı. Katar Emiri Biden’ı ziyaret eden ilk Körfez ülkesi olurken, bir çok ülke lideri bu duruma gıpta etmiştir. Üstelik bu ziyarette Biden, ABD’nin NATO dışında kalan yakın müttefiklerine sunduğu özel bir müttefik statüsünün Katar’a da verileceğini ve bu konuda Kongre’ye en yakın zamanda resmi bilgi vereceğini belirtti. Böylece Katar, NATO üyesi olmayan ancak bu statünün verdiği -özellikle savunma konusundaki imtiyazları paylaşan aralarında İsrail, Yeni Zelanda, Brezilya’nın da bulunduğu özel gruba dahil edilecek. Bu özel müttefiklik aynı zamanda ABD ile Katar’ın yakın zamanda süratle gelişen ilişkisini göstermesi açısından bir hayli dikkat çekici. Oysa Katar, çok uzak olmayan bir geçmişte, Trump Amerika’sının istenmeyenler listesindeydi. Kendi bölgesinde ise bağımsız dış politikası nedeniyle cezalandır...

Muhafazakâr, milliyetçi ve Kemalist bir Türkiye

2010 yılından beri halkın nabzını tutan Türkiye Eğilimleri Araştırmasının 2021 yılı sonuçları, çevirim içi olarak düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Ülkenin son 11 yılına ışık tutan araştırma, halkın Türkiye’de gördüğü en önemli sorunun ekonomi, mülteci ve koronavirüs salgını olduğunu gösteriyor. Tehdit algısında ilk defa Ermenistan, İsrail ve ABD’yi geçerek birincilik sırasına yerleşirken, dost görülen ülkeler değişmiyor; Azerbaycan, KKTC.    Kadir Has Üniversitesi, Türkiye Araştırmaları Grubu ile Global Akademi ortaklığında, Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda akademik bir ekip tarafından sürdürülen ve Türkiye’nin gündemi ve geleceğine yönelik sorunlara kamuoyunun bakışını gösteren Türkiye Eğilimleri araştırmasının saha çalışması ise Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama tarafından gerçekleştirildi. 23 Ekim-5 Kasım 2021 tarihleri arasında, Türkiye temsiliyetine sahip 26 ilde kent merkezlerinde ikamet eden 18 yaş ve üzeri 1000 kişi ile görüşme sonucu elde...

2022’de Türkiye’nin Orta Doğu politikası

Yeni bir yılı hep ışıltılarla kutlarız. Hani o ışıltılar, parıltılar bize aydınlık, neşeli bir yeni yıl getirsin umuduyla. Oysa 2020 ve 2021’i yaşadıktan sonra yeni bir yılı kutlamak bir yana, hiç bitmeyen bir karabasanı ve o karabasanın içinde küçük nefes aralıkları bulmaya çalışarak geçiriyoruz günlerimizi. Bana sorsanız geçen yıl deyince hala 2019 diyebilirim. O kadar verimsiz, o kadar sevimsiz, o kadar üzücü geçti son iki sene. O nedenle bir yanım eski yılbaşılar gibi sevinçliyken, diğer yanım yeni yılın yeni bir şey getirmeyeceğinin bilinciyle buruk.  31 Aralık 2021’den 1 Ocak 2022’ye geçerken taksimetreleri sıfırlamadık. Tam tersine yeni yıla elektrik, doğal gaz, benzin, motorin ve LPG'ye yapılan zamlar ve Noel tatili sonrası hareketlenen dış piyasalar ve düşen TL değeri ile girdik. 2022’de Türkiye’nin ana konusunun ekonomi olmaya devam edeceğini ve erken seçim olasılığından dış politikaya her şeyin bunun çevresinde şekilleneceğini söylemek mümkün.  Kasa boş olduğunda dı...

Dış politika açılımları sadece söylemde mi kalıyor?

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan seçildiği günden itibaren bir çok kez Ankara ile yeni bir başlangıç yapma dileğini yeniledi. Son Karabağ savaşını kaybetmiş olan, karaya sıkışmış, ayrıca Rus milliyetçileri bir yanda, Ermeni diasporası bir yanda baskı kurmuşken, Paşinyan bir çıkış yolu arıyor. Ermenistan Batı’nın desteği ve Rusya aracılığında Türkiye ile ilişkilerini normalleştirme çabasında.  Paşinyan yaptığı açıklamalarda Türkiye ile önkoşulsuz diyaloğa hazır olduklarını vurguladı.  İki ülke arasında 2009’da başlatılan açılımın aksine, Azerbaycan bu sefer sorun yaşadığı komşusu ile Türkiye’nin ilişkilerinin normalleşmesinden yana. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun  Bayramov bu hafta yaptığı açıklamada, “Kardeş Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerinin normalleşmesini” tam desteklediklerini belirtti. Türkiye ile ilişkilerinin müttefiklik düzeyinde olduğunu da söyleyen Bayramov, hem Türkiye’nin hem de kendilerinin Ermenistan ile normalleşmeyi istediklerini belirtti. 20 O...

Netanyahu’nun savaşı

İsrail devletinin övündüğü başlıca iki konu vardır; Yahudi devleti olması ve bir demokrasi olması. Ortadoğu'daki tek demokrasi olduğunu vurgular hep. Türkiye ile araları iyiyken, bölgedeki yegane iki demokrasi oldukları sürekli tekrarlanırdı hatta. Şimdilerde ise Türkiye İsrail'in radarının dışına çıkmış durumda. Mevcut durumu değiştirmek için bir çaba harcadığını söylemek zor. Keza Türkiye için de durum böyle. Aralarındaki o tutkulu aşk, "ne seninle ne de sensiz" durumu, şimdilik anılarla birlikte sandıklara kaldırılmış durumda. Belki bir değişiklik olursa, Netanyahu yerine yeni bir isim gelirse, İsrail ile yeni bir sayfa açmaya daha gönüllü olabilir Ankara. Ancak Türkiye-İsrail ilişkilerini konuşmak için bile önce İsrail'de hükümetin kurulması gerekiyor. İsrail siyasi bir girdabın içinde. Yakın zamanda da bundan çıkabileceğe benzemiyor. Göz ucuyla haberleri takip ediyor olsanız bile, kolaylıkla söyleyebileceğiniz, İsrail'in sürekli seçim yaptığı ama bir tü...

Manşet T24'te İsrail'deki gelişmeleri değerlendirdim

T24 Manşet 21 Kasım 2019 https://youtu.be/2HM4wQc5Whc

İsrail’de farklı senaryolar

İsrail seçimleri tamamlandı ancak asıl mücadele şimdi başlıyor. Resmi sonuçlar çarşamba günü Devlet Başkanı Reuven Rivlin’e teslim edildi. Buna göre Gantz’ın Mavi Beyaz İttifakı 33 sandalye kazanırken, Netanyahu’nun partisi Likud 32 sandalye aldı. Öte yandan meclise girmeye hak kazanan partiler Rivlin’e, hükümeti kimin kurması gerektiği ile ilgili tavsiyelerini sundular. Buna göre Netanyahu 55 oy aldı. Balad’ın üç oyunu geri çekmesi ile Gantz 54 oyda kaldı. Bu iki partinin koalisyon kurmasını isteyen, güçlü bir hükümetle yola çıkılmasını arzu eden ve ne olursa olsun aynı yıl içinde üçüncü bir seçime gitmek istemeyen Rivlin, Gantz ve Netanyahu’yu pazarlık yapmaya teşvik ediyor, kendisinin de bulunduğu toplantılar düzenliyordu. Hatta görüşmeler olumlu gitseydi, hükümeti kurma görevini kime verdiğini açıklamayı ertelemeyi de planlıyordu. Ancak her iki taraf da birlik hükümetinden yana tavır almadı, anlaşamadılar. Bu durumda Rivlin, verilen tavsiyeler uyarınca ve Arap partilerin tavsi...

Orta Doğu uzmanı Valansi, İsrail seçimlerini değerlendirdi: Netanyahu'nun önünde hapis ile bitebilecek bir süreç var, onun için başbakan olmak çok önemliydi

İsrail halkını beş ay sonra tekrar sandığa götüren erken seçimler bir kez daha  Binyamin Netanyahu 'nun liderliğini yaptığı Likud ile Eski Savunma Bakanı  Benny Gantz 'in liderliğini yaptığı Mavi ve Beyaz Parti arasında kıyasıya bir yarışa sahne oluyor. İsrail'de son sandıklar sayılırken Mavi ve Beyaz Parti Knesset'te bir sandalye fark ile Likud'un önünde bulunuyor. Resmi olmayan seçim sonuçlarını  T24 'e (Metin Kaan Kurtuluş) değerlendiren Orta Doğu uzmanı Karel Valansi, iki partinin de geçen seçime kıyasla oy kaybı yaşadığını ancak eşitliğin bozulmadığına dikkati çekti. Valansi, Likud'un bir sandalye geride olmasıyla ilgili olarak da, "Netanyahu’nun hem hakkındaki soruşturmalar, hem de olası bir İran-ABD yakınlaşması nedeniyle sıkıntı yaşadığını ve bunu yansıttığını söyleyebiliriz" yorumunda bulundu. Netanyahu'nun yakın zamanda üç farklı yozlaşma davasından hâkim karşısına çıkacağını hatırlatan Valansi, Likud liderinin Başbakan olması dur...

Suriye’ye arka kapıdan giriş

Ne oldu da Netanyahu, gündem maddesi bile pek olmayan Golan’da egemenliğinin tanınması için çabalarını arttırmaya başladı? ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Twitter aracılığıyla duyurduğu, Golan Tepeleri üzerinde İsrail'in egemenliğini resmen tanıdığını ilan eden başkanlık kararnamesini imzaladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yeniden seçilmesini istediğini açık açık söyleyen Trump, seçim öncesine denk getirdiği bu açıklamasıyla Netanyahu’ya en büyük desteği vermiş oldu. Trump Golan kararını bir tweet ile duyurmuş olabilir ancak bu son dakikada alınmış bir karar değil. Basına yansıyan görüşmelerden bu konunun Şubat 2017 ve Mayıs 2018’de ABD-İsrail arasında tartışıldığı biliyoruz. Ekim 2018’deki Netanyahu-Putin görüşmesinde de bu konunun açıldığını yine basından biliyoruz. Peki, ne oldu da henüz yakın bir tarihte “Geçmişte Esad yönetimiyle tek bir sorunumuz yoktu, 40 yıl boyunca Golan Tepeleri’nde tek bir mermi bile ateşlenmedi” diyen Netanyahu, gündem maddesi bile ...

Türkiye – İsrail cephesinde değişen bir şey yok

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri anlatmanın en kısa yolu, bu ilişkilerin her zaman inişli çıkışlı olduğunu belirtmekle başlayabilir. Ama asıl can alıcı nokta, bu iki ülke ilişkilerinin ortasında her zaman Filistin meselesinin yer aldığıdır. İsrail geçtiğimiz günlerde Türkiye ile ilişkilerini ikinci katip seviyesine düşürdüğünü açıkladı. Yani, mayıs ayından beri boş kalan büyükelçi pozisyonuna yeni atama yapmayacağını belirtti. Benzer şekilde, aynı tarihten beri boş olan İstanbul başkonsolosu pozisyonuna da bir atama yapmayacağını duyurdu. Aynı tarihten beri Türkiye’nin de İsrail’de büyükelçisi ve konsolosu bulunmadığını göz önüne alınca, aslında İsrail pratikte yaşanmakta olan durumu resmiyete dökmüş oldu sadece. Bu yönden bakıldığında beklenen bir gelişme olarak bile yorumlanabilir. İsrail’in bu son kararını ve ikili ilişkilerdeki bu gerilemeyi nasıl anlamlandırabiliriz? Yakın zamana kadar Ankara’dan gelen ve bazen antisemitizm sınırlarını aşan söylemlere karşı suskunlu...

Putin-Erdoğan zirvesi ne getirdi? Bu akşam Tele1'de tartışılacak

Suriye’deki Ankara-Moskova işbirliği sürecek mi, bozulacak mı? Kremlin Türkiye ile ticaretin, turizmin, inşaatın önünü açacak mı? Vizesiz geçiş rejimine dönülecek mi? İsrail Başbakanı  Binyamin Netanyahu ’nun Erdoğan’dan bir gün önce Moskova’da olmasının anlamı neydi? Bu ve başka konular, T24 yazarı ve Rusya uzmanı  Hakan Aksay ’ın Tele1 televizyonunda yedi hafta önce önce başladığı Dünyanın Öteki Yüzü programında, bu akşam saat 21.00’de Rus ve Türk konuklarla canlı yayında ele alınacak. Programa Türkiye Rusya Araştırmaları Merkezi (TÜRAM) Başkanı  Aydın Sezer , Rusya Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi’nden Türkolog ve Doğu Bilimleri Uluslararası İlişkiler Merkezi Müdürü  Vladimir Avatkov  ve Şalom gazetesi ile T24 yazarı  Karel Valansi  canlı yayında konuk olarak katılacak. 

Suriye savaşı neden bitmiyor?

Yıllardır süren Suriye savaşı neden bitemiyor biliyor musunuz? Çünkü kimse bittikten sonra ortaya çıkacak hasarla yüzleşmek, ülkeden geriye kalan parçaları yeniden ayağa kaldırmakla uğraşmak, bu konuda sorumluluk almak istemiyor. Ve daha da önemlisi, kendisi kazanamasa dahi karşı tarafın yenilmesini istiyor. Oysa savaşlarda bir taraf yenilir, mesela savaşacak asker veya silah bulamaz, daha çok dayanan diğer taraf ise kazanır ya da sonsuz bir ateşkes ile savaş hali sonlanır. Ancak konu Suriye olunca durum farklı.  ABD, Rusya, İran, Çin, Suudi Arabistan, Türkiye dahil birçok ülkenin işin içinde olduğu Suriye’de taraflar çok ve çıkarlar çatışırken yenilmeye kimsenin tahammülü yok.  Bu nedenle sahada savaşanların ne parası, ne silahı, ne desteği, ne de bu bitmek bilmez savaşı sonlanabiliyor.