Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Suriye’nin geleceği Kudüs’ten geçti

25 Haziran salı günü Kudüs önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. ABD, Rusya ve İsrail’in ulusal güvenlik danışmanları John Bolton, Nikolai Patrushev ve Meir Ben-Shabbat, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğinde bölgedeki gelişmeleri görüşmek için bir araya geldiler. Japonya’nın Osaka şehrinde gerçekleşecek G20 toplantısının hemen öncesinde ve Bahreyn’de düzenlenen Filistin halkına yönelik ekonomik çalıştay ile eş zamanlı gerçekleşen bu toplantının ana gündemi Suriye ve tabi İran oldu.

Birçok konuda farklı pozisyonlarda olan bu üç ülkenin temsilcilerinin ortak bir karara ulaşabilmeleri pek de kolay değil. Ancak böylesi bir toplantının gerçekleşmiş olması, yani ABD ve Rusya’nın Suriye’nin geleceğini tartışmak için İsrail’i de yanlarına alıp bir masaya oturmaları başlı başına önemli. Bu görüşmelerden elle tutulur hiçbir karar çıkmasa bile açık bir şekilde verdiği önemli bir mesaj var. O da İsrail’in yakın bölgesindeki gelişmeleri etkileyebilecek önemli bir aktör haline geldi…

İstanbul’a gri değil mavi yakışır

Herkes farkındaydı pazar günü gerçekleşen seçimlerin bir yerel seçimden çok daha fazlası olduğunu. Tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri iktidarın bir güvenoyu yoklamasına dönüştü. CHP bundan birkaç ay öncesine kadar pek tanınmayan bir ismi İstanbul yarışına sokarken büyük bir kumar oynamıştı. AKP ise “İstanbul’u kaybedersek, Türkiye’yi kaybederiz” diyerek bahsi yükseltmişti. İktidar oyunu bildiği gibi oynamayı tercih etti, kazanmak için her yolu denedi. Muhalefet ise HDP’de de gördüğümüz tüm Türkiye’ye seslenen bir dil benimsedi. Asıl fark da burada başladı; kutuplaştırıcı – kapsayıcı söylem.

Bu seçimlerle siyasetin pozitif bir dil kullanılarak da yapılabildiğini, bir kesimi düşmanlaştırmadan da başarılı olunabileceğini hatırladık. Hatırladık diyorum çünkü uzun zamandır tanık olamıyorduk. Siyaset, kavga - gürültü - küfür - aşağılama ile eşanlamlı hale gelmişti. Sürekli kimlik, inanç, yaşam tarzı üzerinden farklı farklı gruplar ötekileştirmeye maruz kalıyordu. Önemli konu…

La Dalkavo Ora (Son Saat)

22 Mayıs gecesi özel bir film gösterimine davetliydim. Ladino dili üzerine kısa bir belgesel izleyeceğimi sanırken, konusunu sadece Ladino ile sınırlamamış, Sefarad kültürünün birçok farklı öğesini içine alan duygu yüklü 1,5 saatlik bir film karşıladı beni. Sefarad bir ailenin yüzyıllar boyu süregelen yolculuğunu konu alan La Dalkavo Ora geleceğe aktarılacak bir belge özelliği de taşıyor. O gece bizler, İstanbul’dan yola çıkararak önce Yunanistan’a, oradan Auschwitz’e, daha sonra Portekiz’e ve en nihayetinde her şeyin başlangıcı olan İspanya’ya giderek harika bir görsel şölene tanık olduk. Filmin yapılış öyküsünü Yapımcı Selim Kemahlı, Yönetmen Çağlar Mallı, Oyuncu Deniz Bensusan ve film müziğini yapan Renan Koen ile konuştuk
CASE daha çok spor ağırlıklı çekimler gerçekleştiren bir prodüksiyon şirketi. Belgesel çekme fikri nasıl doğdu? Selim Kemahlı: Beş sene önce hem spor dışında çekimler yapmak hem de uzun metrajlı film hedefimize ulaşmak için bir adım atalım istedik. İlk olarak sporl…