Ana içeriğe atla

Kayıtlar

livni etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Marko Paşa ve seçim barajları

Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği Bakanlığı’nın toplantısına katıldım. Toplantı dediğime bakmayın koca bir anfi yetmedi, iki balo salonuna canlı yayın yapıldı. Bu dönemde, AB Bakanı bile üyeliği yakın bir hedef olarak görmezken, bu büyük ilgi gerçekten dikkat çekici. Açılış konuşmasında AB Bakanı Volkan Bozkır, başbakanın devrim niteliğinde bir genelge yayınlanarak, çıkarılacak tüm yasaların AB ile uyumu için bakanlığının görüşüne başvurulacağını açıkladı. Bu genelge, bu olağanüstü kalabalığın sebebini de açıklıyor. Toplantıda bal üreticisinden kadın hakları derneğine, azınlık vakıflarından kent konseylerine kadar tüm STK’lar hazır bulundu. AB bakanlığının önemi arttı artmasına ama bakanlık tüm sorunların dile getirildiği ‘Marko Paşa’ haline geldi. Katılımcılar ana sorunlarını vize muafiyeti, maddi destek, tüzel kişilik ve Türkiye’nin yurtdışındaki hasarlı imajı olarak sıraladı. Bozkır’ın da üzerinde durduğu Türkiye’nin zedelenmiş imajını düzeltmek için olguları yönetebilmek, bunun için...

İsrail’de yeni hükümet, yeni dış politika

İsrail’in 22 Ocak’taki seçimlerden beri beklenen koalisyon hükümeti, haftalar süren yoğun pazarlıklar sonrasında kuruldu ve yemin ederek göreve başladı. Obama’nın 20 Mart’taki ziyaretine yetiştirilen hükümet, gücünü kaybetmiş Binyamin Netanyahu liderliğinde başbakanlık provası yapan acemi siyasetçiler Yair Lapid ve Naftali Bennett ile Dışişleri eski Bakanı Tzipi Livni’nin partilerinden oluşuyor. Yisrael Beytenu Partisi’nin Lideri Avigdor Lieberman ise süren mahkemesine rağmen Dışişleri koltuğunu garantilemiş durumda. Bu durum değişim isteyenler arasında hayal kırıklığı yaratıyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın ziyaretine kısa süre kala kurulabilen koalisyon, yeni ve hırslı siyasetçileri ile dikkat çekiyor ancak kurulma aşamasının bu kadar uzun sürmesi kalıcılığını da sorgulatıyor.

İsrail'in Yeni Yıldızları

22 Ocak’ta gerçekleşen seçimlerden beri beklenen koalisyon hükümeti, sıkı pazarlıklar sonucu kurulabildi. Netanyahu, kadim ortakları Ultra-Ortodoks partilerden vazgeçerek Dışişleri eski Bakanı Tzipi Livni ile el sıkıştı ve son seçimlerin yıldızları Lapid-Bennett işbirliğine karşı savaş vermek zorunda kaldı. ABD Başkanı Barack Obama’nın ilk Ortadoğu gezisinde pas geçtiği İsrail’i ziyaret edeceği 20 Mart tarihinden hemen önce göreve başlayan hükümette kimse tam anlamıyla tatmin olmuş değil. Netanyahu, Savunma Bakanlığı’nı elinde tuttuysa da, Yesh Atid’e Eğitim, hiç hoşlanmadığı eski çalışanı Naftali Bennett’e Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı’nı bırakmak zorunda kaldı. Bennett için Lapid ile yaptığı güç birliği beklentisinin üstünde kazançlar sağlarken, Lapid için Dışişleri veya İçişleri yerine Maliye Bakanlığı’na razı olmak hayal kırıklığı yaratıyor. En büyük kazanan ise on bir sandalyesine karşılık dört bakanlık alan Yisrael Beytenu. Dışişleri Bakanlığı da halen davası süren Avigdor Lieber...

Seçimlerin gölgesinde kalanlar

İran’ın nükleer çalışmaları tüm yıl boyunca öncelikli gündem maddesiydi. Üstelik İsrail’in İran’a saldırmasına kesin gözüyle bakılıp artık sadece tarihi tartışılıyordu. İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun denetlemelerine izin vermemesi ve hazırlanan nükleer gelişme raporları, çalışmaların barışçıl olmadığına dair algıyı daha da güçlendirdi. Ancak tüm bunlara rağmen askeri operasyon uluslararası toplum tarafından tercih edilmeyen bir seçenek olarak kaldı. ABD ve Avrupa Birliği ekonomik yaptırımlara ağırlık verirken, İran’da yüzde 30’lara yükselen enflasyon ve Riyal’in yılın başına oranla dolar karşısında yüzde 80 değer kaybetmesi, yaptırımların sonucu olarak algılandı. Yaptırımların İran’ı nükleer hırsından vazgeçirmeye yetmediğini savunan İsrailli liderler ise, son gelişmeler sonrasında fikir değiştirerek İran halkının bu gidişle rejimi bile değiştirebileceğini savunur oldular. Birleşmiş Milletler’deki konuşması ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran konusunun aciliy...

İsrail’in öncelikleri

İsrail, hızına kolay kolay yetişilemeyen bir hareketlilik içinde. Kadima Partisi, Dışişleri eski Bakanı Tzipi Livni’yi artık istemediğini yerine Savunma eski Bakanı Şaul Mofaz’ı seçerek gösterdi. Livni de parlamentodan ayrılarak daha güçlü bir geri dönüş planlamaya başladı bile. Ultra-Ortodoksları zorunlu askerlikten muaf tutan Tal yasasındaki değişiklik talebi, 2013 bütçesinin çıkarılmasında yaşanan zorluklar, Batı Şeria’daki bazı yerleşimlerin boşaltılması ile ilgili mahkeme kararı ve mevcut koalisyonda söz sahibi olan sağcı ve dindar partilerin koalisyonu bozma tehditleri ile karşı karşıya kalan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, en iyi çarenin erken seçim olduğunu duyurmuştu. Anketlere göre Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisinin seçimlerden ilk sırada çıkacağı ön görülüyordu. Netanyahu, seçim sonrası kurulacak yeni bir hükümetin yaz aylarında yeniden artması beklenen sosyal adalet protestolarını yatıştıracağını, İran’ın yarattığı nükleer tehlike ile daha rahat başa çıkabil...