Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Diplomasi sahnesi

Dünya gündemini takip ederken kendinizi bir tiyatro sahnesinde hissediyor musunuz benim gibi? Herkesin kostümler giyip, yoğun makyajlar yaparak gerçek kimliklerini ve amaçlarını gizlediği yalancı bir dünyada? Gündem yine alt üst oldu. Savaş çıktı mı, çıkacak mı, sonuçları ne olabilir derken ‘bir anda’ perde kapandı ve aynı hızla sahne değişti. Amerika’nın sınırlı bir müdahale ile Esad rejimini koltuğunda bırakacak, ancak kimyasal silah kullanımını cezalandıracak operasyonu sadece bir günde rafa kalktı. Kongre oylaması iptal edildi, şimdiye kadar konuşulmamış bir seçenek, ‘bir anda’ tüm taraflardan kabul gördü. Önce ABD önerdi; “kimyasalları teslim et müdahale etmeyelim,” sonra Rusya “uluslararası denetime bırak” dedi. Esad kabul etti, hatta kimyasal silahların üretimini ve kullanımını yasaklayan uluslararası sözleşmeye de imza atarım dedi. Suriye’nin bir diğer dostu İran da bu öneriye yeşil ışık yaktı.

ABD kumar masasında

Ortadoğu gündemi hızla değişiyor. Bir gün Mısır’ın geleceğini tartışırken, ertesi gün Suriye’ye askeri operasyon seçeneğini masaya yatırıyoruz. Bu hızlı değişim beraberinde hızlı ve etkin karar almayı ve politika üretmeyi de zorunlu kılıyor. Dünyanın tek süper gücü ABD ise, böyle bir döngünün içinde, karışmak istemediği bir kavganın içine sürükleniyor. ABD Başkanı seçildiğinde Obama’nın önceliği Amerikan askerlerinin eve dönmelerini sağlamaktı. Ortadoğu’dan uzaklaşmak, geleceğin şekilleneceği yer olarak gördüğü Asya’ya ve ülkesinin iç sorunlarına odaklanmak istiyordu. Ancak Arap Baharı’nın patlak vermesiyle kendini Ortadoğu hesaplaşmalarının içinde buldu. Ağustos 2012’de söylediği “Esad rejiminin kimyasal silah kullanması kırmızı çizgidir” sözünün arkasında durma zorunluluğu, kontrol edemediği bir oyunun içine girmesine neden oldu. Sınırlı bir müdahale ile rejimin hedeflenmediği, yani Esad’ı koltuğunda bırakacak, sadece kimyasal silah kullanımını cezalandıracak bir operasyon planlanı…