Ana içeriğe atla

Kayıtlar

el fetih etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Ateşkes neden önemli?

Her şey şüphe çeken bir minibüsün durdurulmasıyla başladı. Gazze’nin Han Yunus şehrinde ıssız bir bölgede bekleyen van, El Kassam Tugayları’nın dikkatini çekti ve aralarında silahlı çatışma çıktı. İsrail’in rutin olduğu anlaşılan ancak bu sefer oldukça ters giden istihbarat operasyonu böylece ayyuka çıktı. Hamas İsrail’in sınır şehirlerine 400’e yakın roket attı. İsrail de Gazze’ye düzenlediği hava saldırısında El Aksa Televizyonu dahil 100 kadar hedefi vurdu. Çatışmalarda 12 Filistinli iki İsrailli hayatını kaybetti. Son dört yılın en şiddetli çatışmasının yaşandığı iki günün ardından, olaylar daha da büyüyüp kimsenin istemediği bir savaşa dönüşmeden, ateşkes sağlandığı duyuruldu. Olayların fitilini ateşleyen gizli operasyonun hangi amaçla veya ne kadar süredir yapılmakta olduğunu bilmemize şu an için imkân yok. Ancak Gazze’nin içinde yürütülen bu istihbarat çalışmalarının artık daha zor yapılabileceğini söylemek mümkün. Ama asıl soru, tam da Mısır aracılığıyla Hamas ile ateşkes gö...

Büyük Geri 
Dönüş Yürüyüşü

İsrail-Gazze sınırı iki hafta önce başlayan ve miladi takvime göre 15 Mayıs’taki İsrail’in 70. kuruluş yıldönümü haftasına kadar, altı hafta süreceği belirtilen şiddetli gösterilere sahne oluyor. İsraillilerin bağımsızlık, Filistinlilerin Nakba (felaket) olarak adlandırdığı bu gün, ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan elçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyacağını söylediği güne de denk geliyor.  Hamas’ın binlerce kişiye çağrıda bulunup sınıra toplaması politikasında bir değişikliğe gittiğini, yeni bir yöntem denediğini gösteriyor. Bu sefer asker kaçırma yok, füze saldırısı yok. Barışçıl dediği protestolarla ama İsrail’i yok etme istemiyle toplandığını söylüyor bu sefer. Hamas liderlerinin akıllarındaki fotoğraf karesi Gazze’den çıkan çocuk, genç, yaşlı binlerce kişinin Kudüs’e doğru yürüdüklerini gösteriyor olmalı. Bu da İsrail ile arasındaki sınırın yıkılması anlamına geliyor. Buna İsrail’in izin vermeyeceği ise aşikâr. O fotoğrafın kana bulanmasını da istemeyecektir. Bu nedenle...

Hamas’ın stratejisi

El Fetih ile Hamas arasında Mısır aracılığıyla varılan siyasi uzlaşıyı incelemeye devam edelim. Hamas’ın Gazze Lideri Yahya Sinvar, İsrail ve ABD’nin silah bırakma ve İsrail’i tanıma taleplerini, kendisinden bekleneceği üzere, sert bir dille reddetti. Kimsenin gücünün Hamas’ı silahsızlandırmaya yetmeyeceğini ve İsrail’i tanımayacaklarını da sözlerine ekledi. Hamas’a bağlı Shehab Haber Ajansına göre, resmi toplantı notlarına eklenmeyen bir ‘detay’ daha vardı; “Hamas’ın ne zaman İsrail’i tanıyacağı tartışmalarının yapıldığı zaman geçti. Artık Hamas’ın ne zaman İsrail’i yok edeceğini konuşacağız” de demişti. Kuruluş bildirgesinde Yahudi Devletini yok etmek maddesi bulunan Hamas’ın El Fetih ile vardığı uzlaşıyı gerçekçi bulmayan İsrail, gelişmeleri yakından takip etse de, anlaşmayı sabote etmek için bir girişimde bulunmuyor. Sebebi ise basit. Bu siyasi uzlaşının tıpkı öncekiler gibi uzun ömürlü olamayacağına, iki grup arasındaki farkların ve rekabetin üstün geleceğine inanıyor. Üsteli...

Mısır’ın muhteşem dönüşü

Arap Baharı ile birlikte iki lider deviren Mısır, uzun süren bir belirsizlik döneminin ardından ekonomisini de yoluna koyarak, bölgesel liderliğini ve geleneksel arabuluculuk rolünü oynamaya yeniden başladı. En son Astana’daki Suriye görüşmelerine gözlemci olarak davet edilen Kahire, uzun bir görüşme trafiğinin ardından El Fetih-Hamas siyasi uzlaşısının da mimarı oldu.

Gazze’de değişim rüzgarı

Ortadoğu’da IŞİD döneminin sonuna gelinmesi iyimser bir hava yaratıyor. Farklı tarafları aynı hedefte buluşturan bu ortak düşman Suriye ve Irak’ta toprak kaybı yaşadıkça, ertelenen veya gizlenen kökleşmiş sorunlar bir bir su yüzüne çıkmaya başlamış olsa da, bu dönemde dikkatleri çeken, iyimserlik rüzgarı estiren bir diğer gelişme de Filistinliler tarafında yaşandı. Gazze’yi yöneten Hamas 17 Eylül’de sürpriz bir açıklama ile mart ayında kurduğu idari komiteyi feshettiğini, El Fetih ile diyaloğa hazır olduğunu, genel seçimlerin yapılmasını desteklediğini ve Filistin Özerk Yönetiminin Gazze’de görevi devralmasına hazır olduğunu bildirdi. Tıpkı El Fetih’in uzun zamandır talep ettiği gibi. En sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Sonuç ne olursa olsun bu açıklama çok önemli. Ancak bu açıklamaya rağmen Filistinliler arasında siyasi bir uzlaşı gerçekleşebilir demek için de çok erken. Daha önceki birçok denemenin başarısızlığı, bu konuda ihtiyatlı olmaya zorluyor.

Obama’nın son hamlesi Filistin olur mu?

Dünyanın başlıca sorunları sıralamak isterseniz hangilerini sayarsınız? Terör, ekonomi, mülteci akını, nükleer silahlanma, aşırı sağın yükselişi, radikalleşme, çevresel sorunlar... Bu listeye daha spesifik eklentiler de yapılabilir; AB için Brexit, Türkiye için darbe girişimi, ABD, Fransa ve Almanya’da yaklaşan seçimler... Tüm bu sorunların ağırlığı ve yarattığı karamsarlık hali Birleşmiş Millerler’deki konuşmalara da yansımış durumda. BM Genel Kurulu’nda yapılan konuşmaları inceleyen Logos Consulting Group’un verilerine göre G20 liderleri son iki yılda ‘korku’, ‘belirsizlik’, ‘risk’ ve ‘terör’ kelimelerini önceki yıllara nazaran yüzde 87 daha fazla kullanmışlar. Bu da içinde bulunduğumuz dönemin özeti adeta. Bu seneki toplantılara damgasını vuran beklendiği gibi Suriye’deki savaş ve IŞİD oldu. Önceki yılların ana yıldızı Arap-İsrail sorunu ise İsrail ile Filistin Yönetimi lideri tarafından ele alındı ve dünyanın geri plana attığı bu yılların çözümsüz sorununa dikkat çekmeye çalış...

Türkiye - İsrail ilişkilerinin turnusol testi: Gazze

Türkiye ile İsrail arasında tazminata ilişkin usul anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı, cumartesi sabahı erken saatlerde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Meclisin tatile girmesinden önceye yetiştirilmeye çalışılan oylama ile, resmi olarak iki ülke arasında uzun vadeli bir sürtüşmeye sebep olan Mavi Marmara olayı da geride bırakılmış oldu. Benzer bir oylama İsrail meclisi Knesset’te haziran sonunda gerçekleşmişti. Birkaç hafta içinde iki tarafın da büyükelçi ataması bekleniyor. Daha önce bu konuda bir bildiri yayınlayan İsrail, Ankara büyükelçiliği görevine talip adaylara çağrıda bulunmuştu. İsrail dışişlerinde en prestijli görevlerden biri kabul edilen Ankara ofisi için birçok tanıdık ve önemli ismin adaylığını koyduğu ve büyük bir çekişme yaşandığı konuşuluyor. Türkiye’de ise henüz güçlü şekilde telaffuz edilen bir isim yok. Türkiye-İsrail ilişkileri Davos ile uçurumun kenarına itildiyse, aşağıya düşmesine sebep olan asıl tekmeyi Mavi Marmara ile ...

IŞİD'e karşı İsrail-Hamas işbirliği - BirGün gazetesi'nde yayınlanan yazım

Hamas’ı Şeriatı yaymak yerine toprak peşinde koştuğu için devirmekle tehdit eden IŞİD, gözünü Kudüs’e diktiğini açıkladı. IŞİD pusulasını Gazze’ye ve dolayısıyla İsrail ile Batı Şeria’ya çevirmişken, Hamas kendi sınır güvenliğini sağlama almak isteyen İsrail’in desteğini alıyor... Suriye ve Irak’tan başlayarak tüm bölgeye yayılan ve hâkimiyeti altındaki topraklarda isminin içerdiği ‘devlet’ gibi, ideolojisine uygun hizmet götüren, finansal kaygısını yurtdışı desteğinin yanı sıra ele geçirdiği petrol rafinerileri, topladığı koruma vergisi ile aşan IŞİD, gerçekleştirdiği kan donduran eylemlerle genişlemeye devam ediyor. Konvansiyonel savaşta devlet ordularına kafa tutabilecek güçte üstelik. Tüm bunlar, küresel terör örgütlerinin yaşadığı evrimde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. IŞİD'in elindeki en değerli hazine ise Batı'nın insan hayatına verdiği değer. Yarattığı vahşetin uyandırdığı infialin bilincinde, uluslararası toplumun tepkisini yarattığı korkuyla yönetiyor...

New York’ta bir yıl sonra

Yılın beklenen anı geldi. Birleşmiş Milletler’in New York merkezi, 69’uncu genel kurul toplantısı ve İklim Zirvesi için bir araya gelen dünya liderlerini ağırlıyor. Yeşil mermer ve yemyeşil halılarla kaplı salonda genel kurul üyelerine hitap eden liderlerin ortak konusu (IŞ)İD, ortak çağrısı ise mücadele oldu. Barış umutları pek kalmadığından olsa gerek, hiçbir lider gerçek anlamda barışçıl yollardan, diplomasiden söz etmedi. Oysa tam bir yıl önce, yine bu salondaki konuşmalarda iyimser bir hava ve umut hâkimdi. Diplomasi altın çağını yaşıyordu. Suriye ile olan kimyasal silah krizi askeri bir müdahale olmaksızın halledilmiş, ABD ile İran’ın Suriye konusundaki bu yakınlaşmasının nükleer görüşmelere de yansıyacağı görüşü ağırlık kazanmıştı. ABD, Ortadoğu’dan uzaklaşmak bir yana, İsrail ile Filistin arasındaki tarihi sorunu ikili ve doğrudan görüşmelerle çözebilmek için gönüllü hatta taraflardan daha istekli ve motiveydi. Irak ise Amerikan askerlerinin geri çekildiği, eskide kalmış bir...

Otopsi

Bir otopsiye davet ediyorum sizi. Duran İsrail-Filistin barış görüşmelerinin hemen ardından açıklanan, El Fetih-Hamas arasında kurulmuş olan birlik hükümetinin ne anlama geldiğini irdeleyelim. Ne olmuştu? 2007’de kanlı bir iç savaşla Hamas, El Fetih’i yenmiş ve Gazze’de yönetimi ele geçirmişti. Böylece iki grup arasındaki ideolojik farklılık ve rekabet, coğrafi olarak da bir ayrılık ile sonuçlanmıştı. Bu tarihten itibaren iki Filistin’den bahsedilmeye başlandı; El Fetih’in yönettiği Batı Şeria ile Hamas yönetimindeki Gazze. Bir tarafta uluslararası platformda Filistin halkının temsilcisi kabul edilen, İsrail ile görüşmeleri sürdüren, iki devletli çözümü destekleyen ve en önemlisi tamamen demilitarize bir Filistin Devleti’nin kurulmasını kabul etmiş olan El Fetih var. Diğer tarafta ise tüzüğünde İsrail’in yok edilmesi gerektiği yazan, kendi ordusuna sahip, ABD, İngiltere ve Mısır dahil bir çok ülke tarafından terörist örgüt olarak kabul edilen Hamas.

Başka bahar

Bazen tek bir resim onlarca kelimenin yapamadığı etkiyi yapar, anlatamadığını bir çırpıda gözler önüne serer. İsrail medyasında dolaşan bir karikatür de, dokuz aylık sancılı barış görüşmelerini tek bir karede özetliyor. Doğum masasına yatmış Kerry’nin bir kolundan Abbas, bir kolundan Netanyahu çekiyor. Ama ‘barış’ bebek yerine koca bir ‘puuuf’ çıkıyor. Kerry, görüşmelerde gelinen noktayı özetlerken kullandığı puf kelimesiyle anılacağını bilse belki daha farklı bir seçim yapar, hele iddia edildiği gibi ‘A’ kelimesini, kapalı kapılar ardında bile olsa, İsrail için kullanmasının başına açabileceklerini hesaplardı. ‘Ara verdik,’ diyor Kerry, ama şu anki tablo görüşmelerin bir başka bahara kaldığını söylüyor.

Gazze’de neler oluyor?

14 Kasım günü Gazze sokakları yeni bir kutlamaya ev sahipliği yaptı. 2006’dan beri yönetimi elinde bulunduran Hamas, İsrail’in Bulut Sütunu ‘yenilgisini’ askeri bir güç gösterisi ile kutladı, Arap halklarını İsrail’e karşı birleşmeye, Filistinlileri üçüncü İntifada’ya çağırdı. Halkın tercihi ile başa geçtiğini iddia eden ancak bir daha seçim düzenlemeyen Hamas’ın bölgede gücü hâlâ elinde tuttuğunu göstermesinin en kolay yolu bu tür gösteriler. Ancak bu sefer alıştığı övgü ve destekten çok daha farklı bir tepki ile karşılaştı. “Günde 16 saatlik elektrik kesintisi yaşanırken, bu araçları şov amaçlı gezdirecek yakıt nereden bulundu?” diye sordu Gazze halkı Hamas’a.