Ana içeriğe atla

Holokost Anma Töreni bu sene Ankara'da

27 Ocak, İkinci Dünya Savaşı sırasında kurulan en büyük toplama ve ölüm kampı olan Auschwitz- Birkenau'nun kurtuluş günü olarak kayıtlara geçti. İnsanlık tarihinin en utanç verici trajedilerinden biri olan Holokost'ta (Yahudi Soykırımı) 6 milyon kişi hayatını yitirdi


Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Türkiye dâhil 104 ülkenin oybirliği neticesinde 2005 yılında aldığı bir kararla 27 Ocak gününü Nazi kurbanlarının anılmasına adayarak Uluslararası Holokost Anma günü ilan etti. BM üyesi her ülkenin Holokost kurbanlarını anması ve ülkesinde Holokost ile ilgili eğitici programlar geliştirmesi bekleniyor.
Bu kararla amaçlanan, her ülkenin ‘gelecek soykırımları’ önleyecek bilinci toplumlarında yaratmasını sağlamak. Bu bilince sahip ülkelerin Holokost inkârcılığını kabul etmeyip din ile etnik farklılıklara dayalı ayırımcılık ve şiddeti kınaması beklenmekte. Türkiye, bu günü dünyanın birçok ülkesiyle birlikte dört yıldır anmakta. Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve Türk Yahudi Cemaati desteğiyle gerçekleşen anma törenlerinin ilk üçü İstanbul’da bulunan Neve Şalom Sinagogu ve Etz Ahayim Sinagogu’nda düzenlenirken, geçtiğimiz sene ilk kez Yahudi mekânlarından çıkıp Kadir Has Üniversitesi salonlarına taşındı.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, Türkiye Hahambaşısı Rav İsak Haleva, Uluslararası Holokost Anma İttifakı Türk Heyeti Başkanı Büyükelçi Ertan Tezgör, Türk Yahudi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh’ın hazır bulunduğu geçen seneki törene siyasetçiler, akademisyenler ve Yahudi cemaati üyeleri de katıldı. Fotoğraf sergisi, müzik resitali ve günün önemini anlatan konuşmaların ardından törenHolokost kurbanları anısına mum yakılması ile sonlandı.
Bu sene, 27 Ocak Salı günü beşincisi düzenlenecek olan Uluslararası Holokost Anma töreni İstanbul yerine Ankara’da Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleşecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek’in de hazır bulunacağı tören, Dışişleri Bakanlığı himayesinde Türk Yahudi Cemaati’nin desteği ile düzenleniyor.
Bu seneki tören, ilk kez Türkiye Cumhuriyeti devleti bu kadar üst bir makam tarafından temsil edileceği için büyük önem taşıyor.

Karel Valansi Posta Gazetesi 17 Ocak 2015 
http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDetay/Holokost-Anma-Toreni-bu-sene-Ankara-da.htm?ArticleID=263924

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Orta Büyüklükte Bir Güç Olarak Türkiye’nin Dış Politikası

Farklı bölgelerde devam eden savaş ve krizler, uluslararası ilişkilerde güç rekabetini öne çıkarıyor. Buna ABD’nin büyük güç olarak alışılmış rolünü yerine getirmekteki isteksizliği de eklendiğinde, 1945’ten bu yana kurulan uluslararası düzen ve yapı taşı olan kurumlar yıpranıyor. Bunun sonucu olarak belirsizlik artıyor ve mevcut küresel sistem bir geçiş döneminin sancılarını yaşıyor. Öte yandan bu durum, orta güç olarak tanımlanan ülkelere daha geniş bir hareket alanı da sağlıyor. Bu sayede orta güçteki ülkeler, sistemde dengeyi gözeten, arabuluculuk yapabilen, bölgesinin istikrarına katkı sağlayabilen, hatta zaman zaman kapasitesinin üzerinde sorumluluk ve inisiyatif alabilen, küresel düzeyde etkili roller oynayabilen aktörler haline geliyor. Özellikle belirsizlik dönemlerinde bu ülkeler çok yönlü diplomasi, proaktif dış politika, esnek ittifak arayışları ile öne çıkabiliyor. Türkiye, bu bağlamda, orta güçte bir devlet olarak dikkat çeken bir örnek teşkil ediyor. Jeostratejik konumu,...

Her yaşam bir roman - Panama´daki Türk Yahudileri

Panama´da hızla büyüyen bir Yahudi yaşamı var. Café con Teclas kitabının yazarı gazeteci Sarita Esses´in yanı sıra Antakyalı Eli Cemal, Mersinli Musa İlarslan, Trakya kökenli Julia Kohen de Ovadia ve kuzeni İstanbullu Çela Alkabes de Eskinazi ile göç hikayelerini ve Panama´daki yaşamlarını konuştuğumuz keyifli bir sohbet sizleri bekliyor. Julia Kohen de Ovadia İstanbul doğumluyum. Babam Çanakkaleli Aron Kohen, annem ise Çorlulu Suzi Bahar.  Seneler evvel büyükbabamın eltisi Meksikalı Sultana genç yaşta çocuksuz dul kalınca küçük teyzem Donna’yı yollamasını istedi anneannemden. Donna da Sultana teyzesiyle yaşamak için Meksika’ya gitti. Orada eniştem Moises Mizrachi ile tanıştı ve evlenerek Panama’ya taşındı. Büyükbabam Nessim Bahar vefat edince anneannem Coya, ablam Malka ile iki aylığına kızını görmeye Panama’ya gitti. Ancak orada ablam eniştemle tanıştı, evlendi ve hayatını Panama’da kurdu. Dört çocuğu ve on torunu var. Ablamın düğünü için Panama’ya geldiğimizde ben Saint Pulcheri...

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different cou...