Ana içeriğe atla

Ortak evimiz dünya için sıfır atık

BM Genel Kurulunda Eylül 2022´de alınan kararla 30 Mart ´Uluslararası Sıfır Atık Günü´ olarak kabul edildi. BM çatısı altında sıfır atığı hedefleyen çalışmanın küresel liderliğini ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın eşi Emine Erdoğan yürütüyor. Ankara´da düzenlenen Sıfır Atık davetinde bu proje tanıtıldı ve farklı ülkeleri temsil eden misafirlerden bu çabaya destek istendi.

Eylül ayında ABD'nin New York kentinde gerçekleşen Birleşmiş Milletler 77. Genel Kurulu sırasında BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan BM Genel Merkezi'nde iklim kriziyle mücadele kapsamında Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanını imzaladı. Bu çerçevede Emine Erdoğan’ın BM çatısı altında sıfır atığı hedefleyen çalışmanın küresel liderliğini yürüteceği belirtildi ve Erdoğan’ın 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık projesini küresel çapta yaygınlaştırma çabasının önemi vurgulandı. İyi niyet beyanında “Paris Anlaşması ve 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi hedeflerine ulaşmak için, sürdürülebilir atık yönetimi ve iklim değişikliği arasındaki güçlü bağı anlayarak, atık oluşumunu önleme, azaltma, geri dönüşüm ve yeniden kullanım yollarını kabul ediyoruz. Sürdürülebilir atık yönetimi uygulamalarını hayata geçirmeyi taahhüt” edildi. Bu anlamda BM Genel Kurulu'nun aldığı karar ile her yıl 30 Mart günü, 'Uluslararası Sıfır Atık Günü' olarak tüm dünyada kutlanacak.

Bu gelişmeleri iletmek ve konuya farkındalık sağlamak için Emine Erdoğan 17 Ocak 2023 günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir öğle yemeği verdi. Davete Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da görevli büyükelçiler ve eşleri ile uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Programda yaptığı konuşmada Erdoğan iklim krizine karşı küresel düzeyde etkili ve somut adımlar atılması gerektiğini belirterek “Her birinizi, tabiatın farklı coğrafyalarda sel, yangın, kuraklık olarak tezahür eden çığlığına kulak vermeye, insanlık ailesinin birer ferdi olarak bu yolda bizimle omuz omuza yürümeye davet ediyorum,” çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler bünyesinde tesis edilecek Sıfır Atık Danışma Kurulu ile uygulamanın tüm dünyada yaygınlaştırılması için de girişimlere başladığını belirten Erdoğan, dünyanın artan çatışmalar, göçler, salgın hastalıklar, sınırsız tüketimin neden olduğu iklim ve gıda krizi gibi çetin sınamalarla karşı karşıya olduğuna dikkati çekerken, doğal afetlerin sınır tanımadığını, iklim krizinde herkesin aynı gemide olduğu hatırlattı. Bu kapsamda beş yıl önce başlatılan Sıfır Atık Projesi'nin daha yaşanabilir ve adil bir dünya hayaliyle hayata geçirildiğini belirtti. Sıfır Atık hareketi bugüne kadar üçü Birleşmiş Milletler programlarından olmak üzere, toplam beş uluslararası ödüle layık görüldü.

Caretta carettaların yolculuğu dijital sergiye dönüştü

Program sırasında nesli tükenme tehlikesi altındaki caretta caretta’ların yolculuğunu anlatan ‘Evimin Yolları’ isimli dijital data sanatı sergisi konuklarla buluştu. Sanatçı Hasan Yılmaz ile medya sanatçısı Süleyman Yılmaz, sergiyle deniz yaşamını korumayı, atıkların deniz canlıları üzerinde yarattığı tahribata dikkati çekmeyi amaçladıklarını dile getirdiler.

Sıfır atıklı yemek menüsü

Konuklara sunulan yemek menüsü sıfır atık prensibine uygun olarak ‘Anadolu Mutfağı’ kitabının yazarı Ömür Akkor öncülüğünde hazırlandı. 13 yıldır Türkiye’deki bir çok kazı alanında Anadolu’nun son 50 bin yıllık yemek ve mutfak kültürü konusundaki verileri raporlayan Akkor, bugün için hazırladığı yemek menüsünü “Anadolu dünyanın ortak hafızası” düşüncesiyle şekillendirdiğini belirtti.

Cateura'nın Geri Dönüşümlü Orkestrası

Paraguay’dan organizasyona katılan Recycled Orchestra Cateura Landfill Harmonic, atık malzemelerden yapılmış enstrümanları ve sekiz kişiden oluşan orkestrası ile keyifli bir konser verdi. Çöpten ustaca bir araya getirilmiş kemanlar, çellolar ve diğer enstrümanlardan bir orkestra ortaya çıkartan müzisyen ve çevre teknisyeni Favio Chavez, yerel çocuklara müzik dersleri vererek Cateura'nın Geri Dönüşümlü Orkestrasını kurdu. İlk konserini 2012’de Brezilya ve Kolombiya'da veren orkestra başarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Chavez’in orkestrasından esinlenen Brezilya, Burundi, Ekvator, Meksika, Panama ve İspanya'da da benzer orkestralar kuruldu.

Karel Valansi, Şalom Gazetesi 19 Ocak 2023 https://www.salom.com.tr/haber/124424/ortak-evimiz-dunya-icin-sifir-atik

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Survivor Hayim’in gerçek dünyası - Söyleşi

Hayim, çok sevdiğim bir arkadaşımın kuzeni. Aklı başında, ne istediğini bilen biri. Askerlik dönüşünde ani bir kararla Survivor yarışmasına katıldığını duyduğumda çok şaşırmıştım. Pek spor yapmayan, atletik olmayan biri neden zor koşullarda, dayanıklılık, irade ve güç isteyen bir televizyon programına katılır? Bunları konuşurken, sayesinde takip etmeye başladığım Survivor ile ilgili tüm merak ettiklerimi de sordum; kameralara yansımayan gizli bir tuvalet var mıydı, ya da yayın bitince gidilen lüks bir otel? Begüm’le arasında bir yakınlaşma oldu mu, Merve neden pişman oldu yarışmaya katıldığına? İşte Sabah Gazetesinden Yüksel Aytuğ’un teşekkür ettiği, seyircilerin filozof olarak tanımladığı Hayim ve Survivor yarışmasının bilinmeyenleri… Survivor maceran nasıl başladı? Katılmak nereden aklına geldi? Arkadaşlarımla uzun süredir Survivor’u takip ediyorduk. Hep katılmak istiyordum ama televizyona çıkmak beni korkutuyordu. Geçen sene iki yakın arkadaşım Dominik’e gittiler. Yarışmacıları

Her yaşam bir roman - Panama´daki Türk Yahudileri

Panama´da hızla büyüyen bir Yahudi yaşamı var. Café con Teclas kitabının yazarı gazeteci Sarita Esses´in yanı sıra Antakyalı Eli Cemal, Mersinli Musa İlarslan, Trakya kökenli Julia Kohen de Ovadia ve kuzeni İstanbullu Çela Alkabes de Eskinazi ile göç hikayelerini ve Panama´daki yaşamlarını konuştuğumuz keyifli bir sohbet sizleri bekliyor. Julia Kohen de Ovadia İstanbul doğumluyum. Babam Çanakkaleli Aron Kohen, annem ise Çorlulu Suzi Bahar.  Seneler evvel büyükbabamın eltisi Meksikalı Sultana genç yaşta çocuksuz dul kalınca küçük teyzem Donna’yı yollamasını istedi anneannemden. Donna da Sultana teyzesiyle yaşamak için Meksika’ya gitti. Orada eniştem Moises Mizrachi ile tanıştı ve evlenerek Panama’ya taşındı. Büyükbabam Nessim Bahar vefat edince anneannem Coya, ablam Malka ile iki aylığına kızını görmeye Panama’ya gitti. Ancak orada ablam eniştemle tanıştı, evlendi ve hayatını Panama’da kurdu. Dört çocuğu ve on torunu var. Ablamın düğünü için Panama’ya geldiğimizde ben Saint Pulcherie’de

Ahmet Han: “Türkiye ile İsrail kadar stratejik çıkarları bu kadar örtüşen iki ülke daha yok”

Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kasım Han ile İsrail’de üç çocuğun kaçırılmasının ardından başlayan süreci, son Gazze operasyonunun hem İsrail-Filistin ilişkilerinin geleceğine hem de dünyada artan antisemitizme etkisini konuştuk. Ayrıca yaşanan tüm bu olayların Türkiye’deki yansımaları ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceğini tartıştık. Dökme Kurşun Operasyonu’ndan sonra İsrail ile Hamas arasında sükûnete karşı sükûnet anlayışı hâkimdi. Ne değişti? İsrailli üç çocuğun kaçırılıp öldürülmesi ile mi işler değişti yoksa daha önceden bunun sinyalleri var mıydı? Tarafların ikisinin de birbirleri ile ilgili bir algıları var. Kim kimin neyi ne kadar stokladığını biliyor. Bu bakımdan herkesin bir müdahale eşiğinin olduğunu düşünüyorum. Yüksek sesle çok söylenmiyor ama pişe pişe bir noktaya geldiği zaman taraflar biliyor ki artık orada mutfağa girmek, müdahale etmek lazım. Bu İsrail için Hamas’ın silahlanması ve altyapısını geliştirmesi ile