Ana içeriğe atla

Italy refuses to become EU's refugee camp

Italy, one of the EU's largest economies, is struggling with a number of serious issues this summer. On the political side, it reached a critical stage after Prime Minister Giuseppe Conte resigned last week, bringing an end to the populist coalition government of Matteo Salvini's far-right Lega Party and anti-establishment Five Star Movement led by Luigi di Maio.

The fragile coalition collapsed when Deputy Prime Minister Matteo Salvini decided to gain control of the government alone, trusting his rising popularity in the polls. He decided to call for a no-confidence vote to drive the country to early elections.

While Salvini tried to play politics, Conte preempted that vote by announcing his resignation and leaving the decision to President Sergio Mattarella. Mattarella's first choice is to form a new government from the current parliament or to install a technocratic government to finalize the budget, instead of costly early elections and all the political ambiguity it will cause.

Salvini's political gamble came at a critical time for Italy and the EU, as Italy has to submit its 2020 budget in the next few months. If no budget draft is submitted, Italy risks sanctions for breaking the EU rules on deficits and public debt.

Italy like Greece is one of the most indebted countries of the EU. However, unlike Greece, Italy's economy is too big to bail out if things come to that point. A serious economic crisis in Italy will most probably prompt financial troubles inside the EU and that may also lead to a global economic crisis.

The third problem Italy is facing besides the political upheaval and financial insecurity is the refugee crisis. The Mediterranean is one of the main migrant routes from Africa and the Middle East.

There is the western route from Morocco to Spain, the eastern route from Turkey to Greece, where the number of arrivals has sharply dropped following the 2016 deal between the EU and Turkey, and then there is the central route from Libya or Tunisia to Italy. EU's Frontex border agency says arrivals via this route have dropped significantly following the controversial deal in 2017 between Rome and the Libyan coastguard. However, the immigration issue is still a cause of frustration inside Italy and in its relations with the EU.

Similar to Turkey, the EU was not prepared to deal with this huge influx of refugees towards its borders. This humanitarian tragedy born of wars in Syria and elsewhere revealed several realities about the strength and normative values of the EU.

The most striking one was the EU had little influence in the geopolitics of the Middle East but had to deal with the consequences. Secondly, the possibility of greater migration flows, combined with the stark reality of the EU's limited will for refugee absorption forced it to make concessions to Turkey and Lebanon for keeping Syrian refugees within their borders in return for financial aid packages to address the living conditions of the refugees.

Thirdly, there was little solidarity shown with the migrants. The refugee crisis helped the hand of euroskeptics and populist leaders who used this issue for their benefit. Finally, the EU was unable to deal with the refugee issue as a united body. Many member states are divided over immigration.

When it comes to Italy, Rome feels abandoned by the EU on this issue and says that Italy is not a refugee camp for Europe. According to the Dublin agreement, the EU obliges the country of "the first arrival" to keep all illegal migrants. Italy demands reform because the Dublin agreement imposes disproportional responsibilities on them.

Additionally, Brussels has proposed to recognize Italy and Malta as landing points for all migrants arriving in the Mediterranean region as "the safest and nearest port." Italy strongly disagrees with this option.

With very few European countries accepting refugees, Rome fears that the majority will stay in Italy and it will be impossible to repatriate them. These developments led Italy to take drastic measures to control the situation, such as adopting a decree that could fine unauthorized migrant rescuers up to 50,000 euros ($55,454) who are at the end trying to save lives.

In truth, many refugees often prefer to continue their journey towards the north, to richer countries. And with these rules, Italy, Greece, Malta, and Spain, which are the front lines of migration routes to Europe, become buffer zones for richer countries.

The EU works for a common European asylum system with binding laws and standards grounded in international law. However, the large numbers of migrants and the public reaction make a common agreement difficult. The EU needs a new approach on immigration that will satisfy the needs of the majority of its members; especially countries like Italy where refugees became a disproportionate heavy burden. However, this is a highly difficult task to achieve for the type of divided bloc that the EU has become nowadays.

Karel Valansi, Daily Sabah, August 29, 2019 https://www.dailysabah.com/op-ed/2019/08/29/italy-refuses-to-become-eus-refugee-camp

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayır, hayat her şeye rağmen devam etmiyor

6 Eylül 1986.Uzun bir aradan sonra restore edilerek yeniden ibadete açılan Neve Şalom Sinagogu’ndaki bu ilk şabat duasında normale nazaran daha az bir kalabalık vardı. Henüz okullar açılmadığı için, bir çok aile yazlıklarından İstanbul’a dönmemişti. Bu durum, teröristlerin planladığı kadar büyük bir saldırı gerçekleştirmelerine engel oldu ancak dini vecibelerini yerine getirebilmek için sinagogun kapılarından son kez içeri giren 22 kişinin hayatlarını, geride kalan ailelerinin ve bizlerin umutlarını çaldılar. 1940’larda Galata bölgesinde artan nüfusun ihtiyacını karşılamak üzere Musevi lisesinin spor salonunun iptali ile ibadethaneye dönüştürülen geçici mekan, ileriki yıllarda kurulacak Neve Şalom Sinagogunun da temelini oluşturmuştu. 1951 yılında açılan modern sinagog için seçilen ismin kelime anlamı “barış vahası” idi. Ancak bu 65 yıl boyunca isminin aksine birçok terör saldırısının ana hedefi oldu. 1986 saldırısına kadar Türkiye’deki herhangi bir cami veya kilise gibi gezilebilen, k…

Zelenskiy’nin Ukraynası

İdealist, cesur ve yolsuzluklara karşı duran bir öğretmenin tesadüfler sonucu devlet başkanı olmasını konu alan ‘Halkın Hizmetkârı’ dizisinde oynadığı rol hayatını değiştirdi. Küçük bir kasabadan gelen ve kabare grubuyla ülkeyi gezen 1978 doğumlu Vladimir Zelenskiy, önce önemli bir aktör, sonra ülkenin devlet başkanı oldu.  Oynadığı bu rolle halkın sevgisini, daha önemlisi güvenini kazanan Zelenskiy, geçen sene yapılan seçimlerde rakibi eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu büyük bir farkla yenerek Ukrayna’nın yeni devlet başkanı seçildi. Oynadığı rol senaryodan sıyrılıp gerçeğe dönüşürken, siyasi bir tecrübesi olmayan bir komedyenin, siyasete uzak yeni bir ismin seçilmiş olması, halkın daha önce yaşadığı hayal kırıklıklarını, müesses nizama olan kızgınlığını ve bıkkınlığını göstermeye yetiyor. Rusya tehdidi ise dil ve kimlik açısından bir hayli bölünmüş olan halkın tek bir isim üzerinde anlaşmasını sağlamış oldu. Siyasi bir geçmişi, tecrübesi bulunmayan Zelenskiy, Ukrayna’ya vaat e…

Koronavirüs Türkiye-İsrail İlişkilerinde Bir Kapı Aralayabilir mi?

Koronavirüs bir çok ilişkiyi yeniden tanımlarken, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesi için bazı fırsatlar da sunuyor. Ancak bunları değerlendirmek, yeni bir bakış açısıyla ilişkileri ele almak bu iki devletin elinde. İlişkilerdeki güvensizlik ve bunun halklara yansıyan olumsuz etkisi istenirse aşılabilir ama bunun için başta siyasi irade ve dış politikada bir açılım gerekir. Doğal afetlerin ya da pandeminin başlatacağı bir yakınlaşma ancak bu irade olursa sağlanabilir. 
İsrail koronavirüse bir yıldır süren siyasi bir kriz ve Yüzyılın Anlaşması’nın açıklanmasının hemen ardından yakalandı. Pandemiye karşı sert tedbirleri çok hızlı aldı. Zayıf halkası ise modernliği ve seküler yaşam tarzını reddeden Haredimlerdi(ultra-Ortodoks Yahudiler). Türkiye ise koronavirüse karşı biraz daha geç ve bu kadar sert olmayan ama gerekli bir takım tedbirler aldı.  Elinin değdiği her yeri ve her şeyi içine alan ve hayatı durdurma noktasına getiren koronavirüse karşı insanlık büyük…