Ana içeriğe atla

Türk halkının koronavirüs ile sınavı

Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Grubu Türkiye  kamuoyunun Covid-19 salgınına bakışı araştırdı. Halkın dörtte üçü bu konuda bir hayli  endişeliyken, büyük bir çoğunluğu kişisel önlemlerini alıyor ve hükümetin aldığı önlemleri gerekli buluyor. Konu Koronavirüs’ün ortaya çıkış nedenine geldiğindeyse, komplo teorileri ve bilimsel olmayan sebeplerin halkın açıklamalarında yer edindiğini görüyoruz 


Türkiye kamuoyunun nabzını tutan “Türkiye Eğilimler Araştırması” ve “Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması” gibi araştırmaları on yıldır düzenli olarak gerçekleştiren Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Grubu, Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinasyonunda yeni bir araştırmaya imza attı. İçinden geçtiğimiz olağanüstü günleri daha iyi anlayabilmemiz için gerçekleştirilen bu değerli araştırmada, kamuoyunun Covid-19 salgınına bakışı irdelendi. 
3-17 Nisan 2020 tarihleri arasında, Türkiye nüfus yapısını temsil eden 26 ilde 18 yaş üstü 1000 kişi ile, salgın nedeniyle büyük oranda çevrimiçi (online) video görüşmeleriyle, gerçekleştiren araştırmanın saha çalışmasını Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama yürüttü. 
Araştırma sonuçlarına göre Türk halkı ciddi oranda endişeli. Katılımcıların yüzde 73.3’ü yani toplumun yaklaşık dörtte üçü, koronavirüs konusunda endişeli veya çok endişeli olduklarını belirttiler. Bölgesel kırılıma bakıldığında, en endişeli bölgenin yüzde 90.9 ile Akdeniz ve yüzde 78.8 ile Doğu Anadolu olduğu görülüyor. Kadınların erkeklere oranla ortalama 11 puan daha endişeli oldukları araştırma sonuçlarına yansımış durumda. Yaşa göre bakıldığında ise 18-34 yaş grubunun diğer yaş gruplarına göre 6 puan kadar daha az endişeli oldukları çıkıyor. En endişeli yaş grubu ise 55 yaş ve üstü olanlar. 
Koronavirüs’e yakalanma olasılığı sorulduğunda katılımcıların kaderci özelliği öne çıkıyor ve yüzde 47.6’sı Koronavirüs’e yakalanma riskini yarı yarıya buluyor. Katılımcıların yüzde 30.3’ü Koronavirüs’e yakalanma olasılığını yüksek ve çok yüksek buluyor. Burada da Doğu Anadolu ve Akdeniz başı çekerken, kadınlar ve 55 yaş üzeri olanlar bu riski daha yüksek hissediyorlar. 
Hastalığa yakalanma olasılığı herkes için aynıyken bu konuda en rahat hissedenler 18-20 yaş arasındakiler. Şaşırtıcı olan 21-64 yaş aralığında olanların yani hafta arası sokağa çıkmasında bir engel olmayan, kalabalığa karışma olasılığı ve böylece Koronavirüs’e yakalanma riski aslında en yüksek olan grubun, evde oturan 65 yaş üstü kadar endişeli olmaması. Oysa etkileri farklı olsa da, yakalanma riski herkes için aynı. 
Koronavirüs’ten korunmak için şahsi olarak alınan önlemlerin başında sık sık el yıkamak (yüzde 96) ve mecbur kalmadıkça evden çıkmamak (yüzde 95.4) geliyor. Aile, akraba ve arkadaşlarla görüşmeme yaklaşık yüzde 89 iken, çalışanlarda işe gitmeme oranı yüzde 69.6 olarak belirlendi. 
Araştırmaya katılanların yüzde 39.9’u Koronavirüs konusunda hükümetin politikalarını başarılı bulurken, yüzde 30.6’sı başarısız buluyor. Parti bazında bakıldığında AKP (yüzde 55.4) ve MHP’lilerin (yüzde 52.1) hükümet politikalarını diğerlerine nazaran daha başarılı bulduğu araştırmaya yansıyor.
Katılımcıların yüzde 40.1’i hükümetin aldığı önlemleri yeterli bulurken, yüzde 34,5’i yeterli bulmadığını belirtti. Alınan bu önlemlerden; okulların tatil edilmesi (yüzde 89.5), 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirilmesi (yüzde 88.5), spor karşılaşmalarının iptal edilmesi (yüzde 88.4) gibi düzenlemeler toplumun geneli tarafından desteklendiği araştırma sonuçlarına yansımış durumda. Tüm ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi ise yüzde 84.6 oranında destek buluyor. 
Koronavirüs’ün ortaya çıkış nedeni sorulduğunda katılımcıların büyük bir çoğunluğu (yüzde 41.3) sebebini Çinlilerin gıda ve beslenme anlayışı olarak tanımlıyor. Virüsün biyolojik bir silah olarak üretildiğini düşünenlerin oranı da yüzde 18.4. Bu kanıtlanmamış iddialara ek olarak, Koronavirüs’ün sebebinin dünyadaki genel ahlaksızlık (yüzde 9.5), takdiri ilahi (yüzde 4.5) ve kıyametin yaklaşmış olmasının (yüzde 2.5) neden olduğunu düşünenler var. İnsanların vahşi hayvanların yaşam sahalarına girmesi sonucu aradaki temasın artması (yüzde 10.1), doğadaki mevcut virüslerin dönüşümü (yüzde 8.6) ve hayvanlarla insanların daha çok bir arada yaşamaları (yüzde 5.1) cevabını verenlerin oranı ise çok daha düşük. 18-34 yaş grubu biyolojik silah seçeneğine daha yakınken, 35-54 yaş grubu Çinlilerin beslenme anlayışını, 55 yaş ve üzeri ise dünyadaki genel ahlaksızlık bu pandeminin sebebi olarak görüyor. 
Araştırmanın tamamını linkten inceleyebilirsiniz.

Karel Valansi, Şalom Gazetesi 13 Mayıs 2020 http://www.salom.com.tr/haber-114613-turk_halkinin_korona_virusu_ile_sinavi.html 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different cou...

Iran’s natural gas may block Israel’s energy revolution

Events in Ukraine moved energy security back to the top of foreign policy agenda. Energy diversification and reducing dependence on Russian supplies is essential for Turkey and the EU as well. We discussed with Mr. Mehmet Öğütçü, former Turkish diplomat, chairman of the Global Resources Partnership in UK and The Bosphorus Energy Club in Istanbul, Turkey’s position in the world energy, the role of Russia as an energy giant, the effects of the ongoing war in Iraq, and how the Kurdish oil, Iran’s ambition and newly found Israeli natural gas fields can change the energy picture. Where does Turkey stand in the world energy? With energy prices declining, economic slowdown beginning, geopolitical tensions flaring up in Eurasia, the Middle East and East Asia, and investors taking a wait-and-see attitude, we are undoubtedly going through yet another tumultuous time in history that will likely have a bearing on energy security for both Turkey and the broader energy producing, transiti...

Yasemin kokusu

G üzel bir cumartesi sabahıydı, ya da ben öyle olduğunu sanıyordum. Kötü haber tez ulaşırmış “Sizden biri var mı?” diye sordu arkadaşım telefonda. Anlamadığımı anlayınca da “televizyonu aç” dedi. 15 Kasım 2003 sabahı sinagoglara dua etmeye gidenleri hedef almıştı acımasız terör örgütü. Bir Ramazan günüydü. Allah’a inananlar, Allah adına eylemi gerçekleştirdiğini sananlar tarafından, Allah’ın iki evinde öldürülmüştü, eşzamanlı. 20 Kasım’da iki intihar saldırısı daha gerçekleşti. Bu sefer İngiliz hedeflere ve yine eşzamanlı. Bu dönemden aklıma kalan, olan olayları özetleyen, en etkili kelime; eşzamanlı.