Ana içeriğe atla

Zelenskiy’nin Ukraynası

Vladimir Zelenskiy
İdealist, cesur ve yolsuzluklara karşı duran bir öğretmenin tesadüfler sonucu devlet başkanı olmasını konu alan ‘Halkın Hizmetkârı’ dizisinde oynadığı rol hayatını değiştirdi. Küçük bir kasabadan gelen ve kabare grubuyla ülkeyi gezen 1978 doğumlu Vladimir Zelenskiy, önce önemli bir aktör, sonra ülkenin devlet başkanı oldu. 
Oynadığı bu rolle halkın sevgisini, daha önemlisi güvenini kazanan Zelenskiy, geçen sene yapılan seçimlerde rakibi eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu büyük bir farkla yenerek Ukrayna’nın yeni devlet başkanı seçildi. Oynadığı rol senaryodan sıyrılıp gerçeğe dönüşürken, siyasi bir tecrübesi olmayan bir komedyenin, siyasete uzak yeni bir ismin seçilmiş olması, halkın daha önce yaşadığı hayal kırıklıklarını, müesses nizama olan kızgınlığını ve bıkkınlığını göstermeye yetiyor. Rusya tehdidi ise dil ve kimlik açısından bir hayli bölünmüş olan halkın tek bir isim üzerinde anlaşmasını sağlamış oldu. Siyasi bir geçmişi, tecrübesi bulunmayan Zelenskiy, Ukrayna’ya vaat ettiği köklü değişimi, söz verdiği taze başlangıcı gerçekleştirebileceği konusunda birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. 
Zelenskiy’nin ilk yılına bakıldığında, kullandığı barış diliyle, vaatlerini yerine getirmedeki çabasıyla ve güçlü duruşuyla beklentileri pek de boşa çıkarmadığını söylemek mümkün. Zelenskiy’nin önceliği Rusya ile süregelen savaşı sonlandırmak. 2016’dan beri dondurulmuş olan görüşmeler yeniden başladı. 9 Aralık’ta Putin ile ilk defa yüz yüze görüştüler. Putin’in Ukrayna için “ülke bile değil” dediğini hatırlayınca görüşmelerin başlamış olması bile kendi başına önemli. Normandiya formatında gerçekleşen görüşmede Fransa ve Almanya da yer aldı. Bu görüşmede tam ateşkes sağlandı ve yeni görüşmelerin önü açıldı. Ukrayna Rusya’dan savaş esirlerini ve el koyulan gemilerini geri alabildi. 
Ancak işi kolay değil. Rusya ana gündem maddesiyken Zelenskiy kendini bir anda ABD azil davasının merkezinde buldu. Ayrıca Trump, “Ukrayna’da çok sayıda yolsuzluk var, yardıma ihtiyaç olduğundan emin değilim” diyerek yaklaşık 400 milyon dolarlık askeri yardımı dondurduğunu açıkladı. Time’a verdiği röportajda Zelenskiy, “Stratejik ortaksak hiçbir şeyi bloklamazsın” diyerek tepkisini göstermesine rağmen Ukrayna’nın ABD’nin desteğine ihtiyacı olduğunu da kabul ediyor. Aynı röportajda Zelenskiy ne Trump, ne Putin, ne de bölünmüş Avrupa’ya güvenmediğini belirtti. AB ve NATO’ya üyelik hedeflerinin değişmediğini ise ilk resmi yurt dışı ziyaretini yaptığı Brüksel’de dile getirmişti.
Ülkenin önemli sorunu olan yolsuzluk için çok ciddi adımlar attı. Meclis üyelerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı, meclise devlet başkanına azletme yetkisi verildi. Yolsuzluk karşıtı yüksek mahkeme kuruldu. Bankacılık sisteminde reform başlatıldı. Devlete ait 500 şirketin özelleştirilmesi için düğmeye basıldı. Güvenlik güçlerinde bir yeniden yapılandırma başladı. Öte yandan Ukrayna’nın ekonomik zorluklar yaşadığı ve bunun pandemiyle daha da zorlaştığını söylemek mümkün. Tüm bunların üstüne bir de yılın başında İran’ın Ukrayna Havayollarına ait yolcu uçağını vurduğunu, 176 kişinin öldüğünü de eklemek gerekir.
Zelenskiy’yi diğer siyasetçilerden ayıran sadece komedyen geçmişi değil, Yahudi olması. Bunu ön plana hiç çıkarmıyor ama saklamıyor da. Times of Israel’e röportajında Sovyetler Birliği zamanında dinin pek önemli olmadığını hatırlatıyor; “Tanrı’ya inanıyorum ancak bu konu hakkında hiçbir zaman konuşmuyorum çünkü bu benim özelim.” Ve ekliyor; “Ukrayna’da hiç kimse Yahudi kanı taşıdığımı önemsemiyor.” 
Üstelik Zelenskiy seçildiğinde başbakan da Yahudi’ydi. Bu durum Ukrayna tarihini bilenler için oldukça şaşırtıcı. 1941 yılında, Naziler Kiev’i ele geçirdikten hemen sonra, Kipur günü gerçekleştirilen Babi Yar katliamında sadece iki günde 34 bin, toplamda 150 bin Yahudi kurşuna dizilmişti. Aynı röportajda Zelenskiy, Holokost’ta ölen Yahudilerin dörtte birinin Ukraynalı olduğunu hatırlatıyor, hatıralarını onurlandırmanın önemine değinirken kendi ailesinin hikayesini de paylaşıyor. Babi Yar’da hem Holokost kurbanları, hem de Yahudileri kurtarmak için canlarını tehlikeye atan Ukraynalı 2500 Uluslararası Dürüst anısına bir anıt inşa edileceğini söylüyor. Ayrıca ülkenin Yahudi tarihine verilen önemi gösterebilmek için Uman’da müze ve sinagogun da yer alacağı küçük bir kasaba ‘Küçük Jerusalem’ projesi kapsamında kuruluyor. 
Zelenskiy modern Ukrayna’da açık antisemitizme yer olmadığını sözlerine ekliyor. Veriler onu doğruluyor. Pew’ün 2018 araştırmasına göre Avrupa’daki en düşük antisemitizm oranına sahip ülke Ukrayna. Vaka sayısı da 2019’da önceki yıla nazaran yüzde 27 oranında düştü. Zaman zaman vandalizm saldırılarına rastlanabiliyor. 
Leonid Barats
Ukrayna Yahudileri için Yahudi birinin devlet başkanı seçilebilmiş olması başlı başına önemli. Zelenskiy’nin başarısı onlar için bir gurur kaynağı. Veriler olumlu bir tablo sunuyor. Ülkedeki Yahudi yaşamını bir de Kiev Yahudi Toplumu Sözcüsü Leonid Barats ile görüştüm. Barats, Zelenskiy’nin Yom Aşoa’da (Holokost anma günü) göreve başladığını belirterek bundaki sembolizmin gücünü hatırlatıyor. Ülkedeki Yahudi yaşamının son bir yılda çok fazla değişmediğini, ancak Ukrayna’nın bağımsızlığından beri ilk defa parlamentoda bir Holokost anma törenin düzenlendiğini ve Ukrayna ile İsrail arasındaki dostluğu simgeleyen bir elma bahçesi kurulduğunu söylüyor. İsrail’in kuruluşunda rol oynayan Ze’ev Jabotinsky, Golda Meir gibi isimlerin yanı sıra birçok önemli hahamın da Ukrayna kökenli olduğunu anlatırken, II. Dünya Savaşına kadar, bugünkü Ukrayna topraklarında, nüfusun yüzde 24’ünün Yahudi olduğunu ekledi. Şu an ülkede 130 bin kadar Yahudi bulunuyor. Ukrayna’nın bir diğer sorunu olan dışarıya göç vermeden Yahudilerin de etkilendiğini, en çok İsrail ve AB ülkelerine göç ettiklerini söyledi. Günlük yaşamında ise kamusal alanda kipa takarken bir sorun yaşamadığını, bu günlerde kullandığı tıbbi maskenin üzerinde Habad logosu olduğunu ve kimsenin kendisine rahatsızlık vermediğini söylüyor. Birçok önemli Yahudi ismin Ukrayna doğumlu veya orada gömülü olduğunu belirterek, en fazla Yahudi turist çeken ülkelerden biri olduğunu da sözlerine ekliyor.  
Zelenskiy’nin ilk yılı beklenilenden daha başarılı geçmişe benziyor. Yaptığı reformlar ve attığı adımlar daha önce Ukrayna’da pek düşünülemeyecek veya cesaret edilemeyecek adımlardı. Uzun vadede sonuçlarının daha iyi anlaşılacağı bu adımları sürdürebilmesi Batı ile Rusya arasında kuracağı ahenk kadar iç çıkar çatışmalarını dengelemesinden geçiyor. “Yahudi olmamı burada kimse önemsemiyor” demesi ise antisemitizmin önüne geçilebileceğinin, tedavi edilebileceğinin umut verici bir göstergesi. Ancak eski alışkanlıklar çabuk ölmüyor. Üst düzey bir güvenlik görevlisi, geçtiğimiz hafta Kolomyya’da yaşayan Ortodoks Yahudilerin detaylı bilgilerini içeren bir liste istedi. Talebi cemaat başkanı tarafından reddedildi ve yollanan mektup kamuoyuyla paylaşıldı. 
Karel Valansi, OBJEKTİF Şalom Gazetesi, 20 Mayıs 2020 http://www.salom.com.tr/koseyazisi-114686-zelenskiynin_ukraynasi.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different cou...

Iran’s natural gas may block Israel’s energy revolution

Events in Ukraine moved energy security back to the top of foreign policy agenda. Energy diversification and reducing dependence on Russian supplies is essential for Turkey and the EU as well. We discussed with Mr. Mehmet Öğütçü, former Turkish diplomat, chairman of the Global Resources Partnership in UK and The Bosphorus Energy Club in Istanbul, Turkey’s position in the world energy, the role of Russia as an energy giant, the effects of the ongoing war in Iraq, and how the Kurdish oil, Iran’s ambition and newly found Israeli natural gas fields can change the energy picture. Where does Turkey stand in the world energy? With energy prices declining, economic slowdown beginning, geopolitical tensions flaring up in Eurasia, the Middle East and East Asia, and investors taking a wait-and-see attitude, we are undoubtedly going through yet another tumultuous time in history that will likely have a bearing on energy security for both Turkey and the broader energy producing, transiti...

Yasemin kokusu

G üzel bir cumartesi sabahıydı, ya da ben öyle olduğunu sanıyordum. Kötü haber tez ulaşırmış “Sizden biri var mı?” diye sordu arkadaşım telefonda. Anlamadığımı anlayınca da “televizyonu aç” dedi. 15 Kasım 2003 sabahı sinagoglara dua etmeye gidenleri hedef almıştı acımasız terör örgütü. Bir Ramazan günüydü. Allah’a inananlar, Allah adına eylemi gerçekleştirdiğini sananlar tarafından, Allah’ın iki evinde öldürülmüştü, eşzamanlı. 20 Kasım’da iki intihar saldırısı daha gerçekleşti. Bu sefer İngiliz hedeflere ve yine eşzamanlı. Bu dönemden aklıma kalan, olan olayları özetleyen, en etkili kelime; eşzamanlı.