Ana içeriğe atla

Alef sohbet




https://m.facebook.com/groups/alefysk/permalink/3824107964279803/

Alef sohbet 20 Ocak 2021



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Türkiye-İsrail rekabetinin doğal bir jeopolitik gereklilik olduğunu düşünmüyorum”

EDAM Güvenlik ve Savunma Programı Direktörü Dr. Can Kasapoğlu ile Türk savunma sanayini, Türk SİHA´larına yönelik artan ilgiyi ve yapay zekanın kullanıldığı drone´lar meselesini konuştuk. Ayrıca, Azerbaycan´ın artan bölgesel gücünün yanı sıra, Türkiye´nin ABD, Rusya ve İsrail ile ilişkisi de söyleşimizin gündemindeydi... Türk Savunma Sanayi ve özellikle Türk SİHA’ları bugünlerde bir hayli tartışılıyor, bir savunma başarısı olarak tanımlanıyor. Türk drone’larının teknik yapısı üzerinden yetenekleri neler?  Türk sistemlerinin başarısının arkasında yatan birkaç temel var. Bunlardan ilki, fiyat-kalite dengesi diyebileceğimiz, savunma ekonomilerinin üzerine getirdikleri yük ve muharip kapasite. Libya, Suriye, Irak, terörle mücadele operasyonları örneğinde, en son Karabağ’da, bir konvansiyonel harp durumunda, Türk drone sistemlerinin binlerce uçuş saatine dayanan çok ciddi bir tecrübeyle geldiğini görüyoruz. Bu muharip tecrübe, uluslararası silah pazarlarında çok öne çıkan bir özellik. Türk

Gelişim Forumu'nda Türkiye - İsrail konusunu konuştuk

Karel Valansi ile Türkiye- İsrail İlişkileri 10 Ocak 2021 tarihinde Gelişim Forumu'nun düzenlediği çevirimiçi kapalı oturumda Murat Keçeciler moderatörlüğünde Türkiye-İsrail ilişkilerini tarihsel ve bölgesel gelişmeler ışığında konuştuk  

“Güvencesizlik, zamanın ve mekanın parçalanmasıdır”

 “Artık Hepimiz Prekaryayız” diyor siyaset bilimci ve İstanbul Politik Araştırmalar İnsani ve Toplumsal Kalkınma Programı Direktörü Alphan Telek. Türkçeye güvencesizler olarak tercüme edebileceğimiz bu yeni toplumsal sınıf, her an işini kaybetme riski, farklı işlerde çalışmak zorunda olma, iyi bir eğitimin artık iyi bir iş ve iyi bir hayat standardının güvencesi vermemesi gibi sorunlarla, belirsizlik ve geleceksizlik ile boğuşuyor, yalnızlık hissediyor. Pandemiden de çok derin etkilenen prekaryalar aslında her yerde. 1990’larda Fransız entelektüel Pierre Bourdieu ‘güvencesizlik’ (précarité) kavramının tüm ilişkileri etkilediğini yazmıştı. İngiliz iktisatçı Guy Standing ise kavramı ortaya koyarak yeni bir sınıfın varlığına dikkatimizi çekmişti. Prekarya tam olarak nedir?  Prekaryayı Türkçeye güvencesizler sınıfı olarak çevirebiliriz. Bu doğrultuda şunu söylemek mümkün: Prekarya, hayatında ekonomik, sosyal ya da siyasal güvencesizliği ve belirsizliği yaşayan ve toplumsal etkisi giderek a