Ana içeriğe atla

Yazım Sephardic Horizons'da yayınlandı



Ladino i Yo 
De Karel Valansi*

Kuando desidi de eskrivir en ladino por la primera vez en mi vida, no saviya ke podiya reushir. Ma dishe ke, komo mis amigos Henri, Haymi i Nesi empesaron a eskrivir en la pajina de ladino de Şalom, yo tambien vo tratar a eskrivir. I mandi mi primer artikolo a Karen Gerşon. Del momento ke le mandi asta el diya ke salyo en el jurnal, estuve tan emosyonada ke konti a todos mis amigos i mi famiya esto. Komo si mi chikes en Büyükada era la mas importante novedad de la semana!

No solo esto. Kuando Şalom salyo el mierkoles, fui de Büyükada a Estambol solo para tomar el jurnal de la kaza i ver mi artikolo en bivo. Empesi a eskrivir para el Şalom aze 17 anyos, ma esta vez fui tan emosyonada komo si era mi primer artikolo imprimado.

Empesi a esperar mas porke el artikolo sale en el sitio de internet del Şalom mas tadre. Kuando lo vi, fue komo una fiesta personal para mi! Mandi el link a mi famiya i a mis mijores amigas. Mis amigas me felisitaron por mi artikolo ma me disheron ke no lo podian entender porke no saven ladino. Disheron esto sin avrir el sitio. Les dishe ke proven, yo tampoko no saviya komo eskrivir ni meldar. Eyas izieron un esforso, avrieron la pajina i sorprendidas eyas mismas, disheron en gritando ke si podian meldar i entender! Estavan muy kontentes. Algo ke eyas tampoko no realizavan asta azerlo. Felizes disheron ke grasyas a sus papas i abuelos, konosen esta lingua. I repitieron la mas importante fraze de muestra chikes: “el vapor esta yanasheando al debarkader”!

Para muestra jenerasyon, es muy enteresante i sorprendente de ver ke si se puede meldar i entender i tambien avlar. Porke muestras famiyas no avlavan mas ladino en kaza para ke mos ambezemos el turko perfektamente. Un turko perfekto, sin aksento, sin una mostra ke semos Judios. Ladino era para mozotros la lingua de muestros abuelos, una lingua muy antigua ke no keriamos avlar, ke despresiavamos, no se porke. Utilizavamos ladino solo en los nombres de komidas i algunas vezes para maldizir.

Eskrivir, meldar u avlar el ladino i tratar de rekuperar la lingua es para mi la unika fason de onorar mis ansestros. I ver ke mi primer artikolo fue el treser mas meldado artikolo de la semana de Şalom, fue el mejor regalo para mi.


* Karel Valansi eskrive: Soy una periodista en Şalom i T24. Escrivo sovre politika. Soy candidato de Phd en relasyones enternasyonales. Tengo un libro sobre las relasiyones entre Turkia i İsrael. Es en ingles i se yama “The Crescent Moon and the Magen David: Turkish-Israeli Relations Through the Lens of the Turkish Public”. Tengo un premio por mi kuento ke se yama “En huzurlu an” en turco, “El momento en paz.” Soy cazada i tengo dos ijos.

With thanks to the author, to the Şalom newspaper in Turkey where the article was first published in September 23, 2020 and to Ladinokomunita, where Moshe Gormez shared the article with the subscribers.  

Moshe Gormez de Paris eskrive:Muestra amiga Karel Valansi ez eskritora de diferentes jurnales en turko i tambyen en el Şalom (en turko). El artikolo (me parese ke es el primero) aki abasho lo eskrivyo en Djudeo-Espanyol, dando sus razones por ke lo eskrivyo (i kreyo ke va kontinur a eskrivir en Dj-E).”

Rachel Amado Bortnick eskrive: “Felisitasiones, Karel. Espero ke tu seras un modelo para mansevos i mansevas de tu jenerasion.

Karel Valansi 15 Şubat 2021 Sephardic Horizons https://www.sephardichorizons.org/Volume11Draft/Issue1/Valansi.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yahudi Kültürü Avrupa Günü: İris ile Eran temsili düğün töreni ile yeniden evlendi

Yahudi Kültürü Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında bu sene Neve Şalom Sinagogu’nda temsili bir Yahudi düğünü düzenlendi. İris ve Eran’ın düğünü açıklamalar eşliğinde gerçekleşirken, gazetemizin fotoğraf editörü Alberto Modiano’nun ‘Zaman ve Mekân içinde Musevilik’ adlı sergisi de yer aldı 26 Ekim Pazar günü Neve Şalom Sinagogu’nu dolduran farklı kesimlerden misafirler, on beş gün önce evlenen İris ve Eran’ın temsili düğün törenini izlemek için bir araya geldiler. Sinagogun girişinde Şalom Gazetesi Fotoğraf Editörü Alberto Modiano’nun ‘Zaman ve Mekân İçinde Musevilik’ adlı sergisi gelenleri karşıladı. İlgi ile gezilen sergide sanatçı, İstanbul Yahudi Cemaati’nin dini ritüellerini fotoğraflar aracılığıyla anlatıyor. Yahudilerin günümüz Türkiye’sinde örf ve adetlerini tanıtan fotoğraflar, Sefarad, Aşkenaz ve İtalyan Yahudilerinin dini yaşam döngüsünü konu alıyor. Gerçek bir düğün törenini öncesinde olduğu gibi genç kızlar gelenleri şeker dolu bonboniyerlerle karşıladılar ve...

Prof. Mustafa Aydın: “Türkiye’de muhafazakâr, dindar ve milliyetçi taban büyüyor”

Trump’ın ABD başkanlık koltuğuna oturmasıyla başlayan yeni süreçte belirsizlik dönemi halen sürüyor. Henüz seyri tam çizilemeyen Türkiye-ABD ilişkilerini, enerji konusunda öncelikli konu olan ancak tıkanan Kıbrıs görüşmelerini, artan sağ ve sol popülizmin seçimler arifesindeki AB’ye etkilerini, Rusya meselesini, yaklaşan referandum dahil Türk halkının siyasal sosyal eğilimlerini Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın ile konuştuk Kadir Has Üniversitesinin siyasal sosyal eğilimler araştırması bize neyi gösteriyor? Öncelikle son yıllarda gördüğümüz bir trendi teyit ediyor. Türkiye’de muhafazakâr, dindar ve milliyetçi olarak tanımlayabileceğimiz taban büyüyor. Bu sene bu yüzde 60 gibi bir rakama ulaştı. Öte yandan, AKP ve MHP tabanlarında da dünya görüşü ve toplumsal olaylara bakış anlamında ciddi bir yakınlaşma tespit ettik. HDP tabanı ise tamamen Türk siyasal hayatından kopmuş, farklı bir uçta duruyor. CHP bu ikisinin arasında bir yerde. İkinci önemli sonuç, “Ülken...

Ayşe Zarakol: “Eşitlik rüyası ile hoşgörü rüyası çelişki içinde”

Ayşe Zarakol Bir kitap okudum ve hayatım değişti demek çok mu iddialı bir başlangıç olur? Cambridge Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Yardımcı Doç. Dr. Ayşe Zarakol’un yazdığı ‘Yenilgiden Sonra: Doğu Batı ile Yaşamayı Nasıl Öğrendi’ (Koç Üniversitesi Yayınları, 2012) kitabını okuduktan sonra etkilenmemek mümkün değil. Batılı olmayan ülkelerin uluslararası sisteme dâhil olmalarının yarattığı tedirginlikler ve bunun sonucunda oluşan dinamikleri inceliyor Zarakol kitabında. “Tüm işlerini hem idealize edilen hem de en kötü türde niyetleri olduğundan kuşkulanılan hayali ve kurgusal bir Batı’nın gözü altında yürütmenin yoruculuğu” diye özetliyor durumu Zarakol ve Doğu ile Batı arasında sıkışıp kalan üç önemli ülkeyi karşılaştırıyor; Türkiye, Japonya ve Rusya. İsveç Siyaset Bilimi Derneği SWEPSA’dan ‘Uluslararası İlişkiler Bilimini İleriye Taşıyan Uluslararası Yükselen Yıldız Ödülü’ne layık görünen Zarakol’u takip etmekte fayda var. Kendisine Avustralya’day...