Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Lübnan artik kendi kanatlari ile uçmak istiyor / Suriye`nin etkisi

İran kadar Lübnan`ın içişlerine karışan bir dış güç daha var: Suriye. 1976 yılında, Riyad Antlaşması uyarınca iç savaşı denetim altında tutmak amacı ile barış gücü olarak, Lübnan`a asker yollayan Suriye, askerlerini ancak geçen sene -yoğun uluslararası baskılar sonucunda- geri çekti 1990 yılında biten iç savaş sonrası yeni toparlanmaya başlayan Lübnan, Temmuz ayında topraklarında başlayan İsrail- Hizbullah çatışması ile kendini tekrar bir savaş içinde buldu. Lübnan ordusunun katılmadığı çatışmalarda İran kökenli Şii Hizbullah varlık hakkını tanımadığı İsrail ile Kuzey İsrail ve Lübnan’da çarpıştı. Lübnan bu bir ay süren çatışma sonucunda büyük kayıplar verdi. Lübnan üzerinde oynanan güç savaşlarında İran kökenli Hizbullah’tan sonra Suriye’yi de incelemek gerekir. 1516 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilen Lübnan, I. Dünya Savaşı sırasında Fransa tarafından işgal edilene kadar 400 yıl süre ile Osmanlı idaresinde kaldı. Lübnan, Hıristiyan nüfusun yoğun ola...

Lübnan küllerinden bir kez daha doğabilecek mi? / İran'ın etkisi

İç savaş sonrası yeni toparlanmaya başlayan Lübnan, temmuz ayında başlayan İsrail- Hizbullah çatışması ile kendini tekrar bir savaşın içinde buldu. Lübnan ordusunun katılmadığı çatışmalarda İran kökenli Şii Hizbullah, varlık hakkını tanımadığı İsrail ile Kuzey İsrail ve Lübnan`da çarpıştı. Kazananı zaman gösterecek ancak kaybeden bir ülke var: Lübnan  12 Temmuz günü Lübnan sınırından iki İsrail askeri kaçırıldı ve daha sonra sekiz İsrail askeri öldürüldü. Lübnan’ın güney sınırına yerleşmiş Hizbullah’ın kaçırılan askerleri geri vermeyi ret etmesi ile başlayan ve bir aydan fazla süren savaşın ardından Birleşmiş Milletler kararı ile ağustosta taraflar ateşkes ilan ettiler. Lübnan’a barış gücü askerlerinin gelmesi ile de İsrail askerlerini çekmeye başladı. Ateşkes sonrasında her iki taraf da zaferini ilan etti. Bu savaşın sonucunda kimin kazandığını zaman gösterecek; fakat kaybeden hiçbir askerini bu savaşa sokmamış olan Lübnan: 1100 ölü, 3700 yaralı, 900 bin göç, ve savaşın izlerin...

III. Dünya Savaşi İran'a karşı mı başlatılacak?

İran`ın gizli nükleer çalışmalarının ortaya çıkarıldığı 2002 yılından itibaren, başta ABD ve İsrail olmak üzere ilgili ülkeler, İran`ın nükleer teknolojisinin ne düzeyde olduğunu öğrenebilmek için ve nükleer bomba yapması olasılığına karşı IAEA`nın denetimine girmesini sağladı. Mahmud Ahmedinejad’ın iktidara gelmesi sonrasında bu konudaki araştırmalara hız veren İran’da, halen devam etmekte olan nükleer çalışmalar korkulan düzeye ulaştı. Uranyumu zenginleştirmeyi başaran İran’ın bu teknolojiyi nükleer bomba yapmak için kullanabileceği herkesi endişelendiriyor İran seçimleri ile Mahmud Ahmedinecad’ın başa geçmesi sonrasında, İran hızlı bir değişimin içine girdi. Ilıman olarak nitelendirilebilecek tüm uygulamalar kaldırılırken, şeriat kuralları olarak tanımlanan yaptırımlar İranlıların hayatını gün geçtikçe etkiliyor. Ahmedinecad özellikle sivri açıklamaları ile tüm dünyanın dikkatlerinin İran’ın üzerinden ayrılmamasını sağlıyor. İsrail’in varlığı ve Holokost inkarı ile ilgili söylemle...

İran'ın nükleer hırsı

On sekiz yıl boyunca gizli olarak yürüttüğü nükleer çalışmalarının ortaya çıkmasından itibaren İran, tüm dünya ülkeleri için endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Son üç yıldır bağlı olduğu NPT`ye (Nucleer Non-Proliferation Treaty) göre, gerekenleri yerine getirdiğini söyleyen İran,  barış amaçlı nükleer çalışma yapma hakkına sahip olduğunu savunuyor İran’ın nükleer faaliyetlerinin devam etmedeki kararlılığı, tüm dikkatleri bu ülkeye yönlendiriyor. İran ile görüşmeleri devam ettiren Avrupa üçlüsünün (İngiltere, Fransa, Almanya) görüşmelerden bir sonuç çıkmayacağını belirtmesi, Birleşmiş Milletler’in daimi beş üyesi olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’yı harekete geçirdi ve 30 Ocak’ta İran’ı BM’ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi (IAEA) güvenlik kuruluna sevk etme kararı alındı. Bu karar üzerine Güvenlik Kurulu 2 Şubat’ta konuyu görüşmek üzere toplanmaya karar verdi. İran ile görüşmeleri sürdüren Avrupa üçlüsüne, bu görüşmelerin umutsuz olduğunu açıkça belirten ve böylece İra...

HAFTANIN IZI (Mayıs 2006-Ekim 2010)

Haftanın İzi köşesi Şalom Gazetesi'nde dünyadan haberlerin kısa kısa verildiği, resim ve karikatürleriyle renkli, bilgilendirici ve her hafta yayımlanan bir bölüm. Sabi Varon'dan Mayıs 2006'da devraldığım bu bölümü Ekim 2010'a kadar devam ettirdim. Köşe yazısı yazmaya karar verince de Suzet Dalva'ya teslim edip, Alber Nasi ile dönüşümlü olarak yazmaya başladım. Köşe yazılarım için lütfen bu linke tıklayınız http://www.salom.com.tr/authordetails.asp?id=251 Haftanın izi ve diğer yazılarım için ise http://www.salom.com.tr/authordetails.asp?id=55 linkine tıklayınız lütfen. İyi okumalar :)

İsrail halki seçimlere kilitlendi

İsrail 28 Mart`ta on yedinci Knesset seçimleri için sandık başına gidecek. Bu erken seçim öncesi İsrail siyasi tablosunda Amir Peretz`in İşçi Partisi başına geçmesi, İsrail Başbakanı Ariel Şaron`un Likud`dan ayrılarak Kadima`yı kurması, rahatsızlanarak mecburen siyasetten çekilmesi gibi önemli değişiklikler oldu. Filistin Özerk Yönetimi seçimlerini terörist grup Hamas’ın kazanmasıyla İsrail halkı için ülke güvenliği önem sırasında birinci yeri aldı İsrail 28 Mart 2006 tarihinde yapılacak olan on yedinci Knesset seçimleri için geri sayıma başladı. 28 Mart’ta erken seçime gidilmesinin arkasında yatan önemli siyasi gelişmelerin başında ticaret sendikası başkanlığını yürüten Amir Peretz’in Kasım ayında sürpriz bir şekilde İşçi Partisi başkanı seçilmesi geliyor. Likud Başkanı Ariel Şaron’a yakınlığı ile bilinen Şimon Peres’ten devraldığı İşçi Partisi başkanlığına seçilmesinden sonra Peretz’in ilk icraatı Likud Partisi ile oluşturdukları koalisyondan ayrılarak hükümeti düşürmek oldu. Bu ...

Oniki karikatür nelere yol açtı

30 Eylül 2005 tarihinde Danimarka gazetesi Jyllands-Posten`in yayınladığı Hazreti Muhammed ile ilgili bir dizi karikatüre karşı İslam dünyasında başlayan protestolar beş ayın tamamlanmasına az bir süre kala artarak devam etmekte. Karikatür ile başlayan bu kriz medeniyetler savaşına dönüşmüş durumda 30 Eylül 2005 tarihinde Danimarka gazetesi Jyllands-Posten’in yayınladığı Hazreti Muhammed ile ilgili bir dizi karikatür İslam dünyasında ölümcül protestolara sebebiyet verdi. Müslüman inanışına göre peygamberin yüzünün çizilmesi veya gösterilmesi Kur’an-ı Kerim’de yasaklandı. Şiddetli protestolar karikatürün ilk yayınlandığı tarihten dört aydan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen gittikçe artmakta. Karikatür krizine sebep olan olayların başlangıcı ise bir çocuk kitabı. Hz Muhammed’in hayatını anlatan bir çocuk kitabı yazan Danimarkalı yazar Kare Bluitgen, İslami inanıştan dolayı peygamberi çizecek bir ressam bulamamanın sıkıntısını yaşadığını Jyllands-Posten gazetesine a...