Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sular ısınıyor

Terörün acımasız yüzü kendini yeniden gelişmiş bir ülkenin sokaklarında gösterdi. Boston Maratonu sırasında patlayan, düdüklü tencereden yapılma bilye ve çivi yüklü ev yapımı bombalar, ABD’yi hazırlıksız yakaladı. 11 Eylül’ün yarattığı travmadan kurtulmaya çalışan Amerikalılar, terörün bu kadar basit bir düzenekle geri dönmesinin şaşkınlığıyla geçirdiler haftayı. Bütçe, silah satış yasası ve göçmen sorunlarından sıyrılan ABD gündemi kadar dünya basını da konuya geniş yer verirken, Çeçenistan yeniden terör ile beraber anılır oldu. Ortadoğu’da ise bu hafta İsrail-Filistin barış süreci, Suriye ve İran konusunda çok önemli gelişmeler yaşandı. FÖY Başbakanı Salam Fayyad’ın istifa etmesi ile ABD ve İsrail, Batı Şeria’da güvenilir ortağını kaybederken, son yıllarda bölgeye demokrasi ve güvenlik getiren Fayyad’ın yokluğu Filistin ekonomisinin can damarı dış yardımları etkileyebilir. Hamas’ın Abbas’ın kurduğu hükümetleri güvenoyu almadığı için kanunsuz ilan etmesi ise, uzlaşı hükümetine ne ka...

Türkiye-İsrail ilişkileri kırık bir aşk hikâyesi gibi…

Louis Fishman* 1999 yılında Bilkent Üniversitesi’nde İsrail-Filistin çatışması konusunda ders vermek üzere Ankara’ya geldi ve o tarihten bu yana Türkiye’den kopamadı. İşi gereği New York ve Tel Aviv’de de yaşamını sürdüren Fishman, “Hayatta sahip olduğum tek ev burada, İstanbul’da” diyerek Türkiye sevgisini her fırsatta dile getiriyor. Türkçe de öğrenen Fishman ile İsrail seçimlerinin ertesi günü ikimizin de konuşmacı olarak katıldığı Kadir Has Üniversitesi’ndeki panelde tanıştık. İsrail’deki yeni hükümeti ve Ortadoğu’ya etkilerini konuşmak için buluştuğumuzda ise gündeme İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi haberi düşünce bizim sohbetimiz de İsrail siyasetinden Türkiye-İsrail ilişkilerine kaydı Türkiye’ye ilk geldiğin dönemle bugün arasında ne gibi farklar görüyorsun? 1999’daki Türkiye farklı bir Türkiye’ydi. Deprem yeni olmuştu. İsrail yanlısı hisler vardı. Hem İsrailliler hem de Türkler can kaybı verdi bu depremde. O günlerde ortak bir acı vardı. Güçlü bağların varlığı hissedili...

Umberto Eco İstanbul’da Yahudi Müzesini de gezdi

Ziyareti sırasında 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi’ni de gezen Eco, müzenin kurucusu, araştırmacı yazar Naim Güleryüz ’den Türk Yahudilerinin tarihi hakkında bilgi aldı. Holokost döneminde Avrupa’daki Yahudilere Türk pasaportu verip trenlerle Nazi Avrupası’ndan kaçmalarını sağlayan Türk diplomatları için ayrılan Onur Köşesi’ni dikkatle inceleyen Eco, Prag Mezarlığı adlı romanında XIX. yüzyılda Avrupa’da yükselişe geçen antisemitizmin hikayesini anlattığını belirtti. İstanbul'dan Umberto Eco rüzgarı geçti İtalyan yazar, eleştirmen, düşünür Umberto Eco, Boğaziçi Üniversitesi’nin 150. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında İstanbul’a geldi Umberto Eco ile Orhan Pamuk arasındaki söyleşi, Bologna Üniversitesi Öğretim Üyesi Patricia Violi moderatörlüğünde gerçekleşti. Violi’nin Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi ile koleksiyonculuk üzerinde ağırlıklı olarak durduğu uzun giriş konuşması alkış topladıktan sonra söyleşi başladı.

Amerika’nın kurduğu dünya

ABD’nin süper güç olarak düşüşte olduğunun dile getirildiği bir zamanda Obama ilk yurtdışı ziyaretini İsrail’e yaparak bir önceki dönemden farklı bir dış politika tercih edeceğini zaten belli etmişti. Obama’nın nasıl düşündüğünü anlayabilmek için en doğru ipucu ise seçim döneminde yanından ayırmadığı, ABD Kongresi’nde yaptığı Birliğin Durumu Konuşması’nda referans olarak kullandığı kitapta gizli. ‘The World America Made’in yazarının Obama’nın rakibi Romney’in dış politika danışmanlığını yapan tarihçi Robert Kagan olması ise kitabı daha da ilginç kılıyor

Duvarlara hayat veren ressam Diego Rivera

“O, benim gözümde bir devdi” Yirminci yüzyılın en önemli sürrealist ressamlarından Frida Kahlo böyle tanımlıyor iki kere evlendiği, duvarlara hayat veren ünlü ressam Diego Rivera’yı. Kendisini sakat bırakan, yıllar boyunca yatağa ve sıkı korselere mahkûm eden ciddi bir trafik kazası geçiren Kahlo, “hayatımın bu kazadan sonra en büyük felaketi Diego ile tanışmak” da diyor sevgilisini anlatırken. Fırtınalı bir aşktı onlarınki. Tüm hırslarına, farklı önceliklerine, sayısız aldatmalarına, şiddetli kavgalarına rağmen hiçbir zaman birbirlerinden kopamadılar. İşte bu yüzden Diego Rivera’dan bahsetmeden Frida Kahlo’yu anlamak mümkün değil. “ 13 Temmuz 1954, yaşamımın en trajik tarihi. Büyük aşkım Frida’yı sonsuza kadar kaybettiğim gün, o gün. Hayatımın en harika döneminin Frida’ya aşık olduğum dönem olduğunu, artık çok geç de olsa anladım. Bir kadını ne kadar çok seversem, ona o kadar çok acı çektiriyordum. Ve Frida bu iğrenç huyumun en bariz kurbanıydı.” Frida Kahlo’yu anlatmadan d...

Hayırlara vesile olsun!

Bölge sorunlarını çözmekten çok turistik bir geziyi andıran ABD Başkanı Obama’nın İsrail ziyaretinden tek kazancı kendisine şüphe ile yaklaşan İsrail halkının kalbini kazanması olarak özetlenebilirdi. Konuşmaları ile özellikle gençleri büyüleyen Obama, bu ilk resmi ziyaretinde İsrail’in güvenliğine verdiği önemi vurguladı, ‘Lanetzach’ diyerek “ittifakımız ilelebet devam edecek” garantisini verdi. İsrail’in yerleşim politikasını eleştirmesine, iki devletli çözümü vurgulamasına rağmen bu ziyaret, hiçbir somut gelişme yaşanmadan sona eriyordu. Derken son saatlerde beklenmedik bir gelişme oldu; İsrail Başbakanı Netanyahu, Başbakan Erdoğan’dan özür diledi, Erdoğan da Türk halkı adına kabul etti. Aylardır geldi gelecek denen bu özür ile iki ülke arasındaki kriz, üç yılın sonunda Obama sayesinde aşılabildi.

Knesset'in Türk kökenli üyesi David Tsur: “Liderlerin egolarını bir kenara bırakması gerekiyor”

İsrail’deki son seçimlerin ardından göreve gelen Knesset’in yeni üyelerinden, İstanbul-Kuzguncuk doğumlu David Tsur, Şalom’a verdiği beyanatta, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi için elinden geleni yapacağını belirtti “İsrail’in Türkiye’den çok uzun zaman önce özür dilemesi gerekirdi. İsrail Türk halkından özür diledi. Bu özür İsrail’in uluslararası kanunları ihlal ettiğine dair bir itiraf değildir. Kendimizi korumaya hakkımız vardı ve bugün de buna hakkımız var. Ancak operasyon ile almak istediğimiz sonuç bu değildi. Ortadoğu’ya baktığımızda, Suriye, Mısır, Irak’a ve tüm Arap dünyasında olanlara baktığımızda bölgenin iki demokrasisi olan Türkiye ve İsrail’in ortak çıkarlarının yanı sıra Amerika için de ikili ilişkilerimizde normalleşmenin sağlanması çok önemli. Eminim ki Türkiye’de birçok kişi İsrail’i dostu olarak görmek istiyordur. İsraillilerin de bunu istediğinden eminim. Türkiye-İsrail ilişkilerinin yeniden eskisi gibi olması için hem Türk hem de İsrailli liderlerin ego ve kişi...