Ana içeriğe atla

Turkiye'deki antisemitizmin uzucu ama gercek ozeti


Yahudi düşmanlığını Türkiye'de hiç kimse umursamıyor
Ezgi Başaran - Radikal 20/08/2012

Akademisyen Corry Guttstadt, Türkiye'de antisemitizmin yaygın olduğunu vurgularken, "Asıl endişe verici olgu, pek kimsenin bu sorunu fark etmemesi ve karşı çıkmamasıdır" diyor. Röportajdan kısa notlar:

Makul veya sert bir eleştiriyle anti-Semitizm arasındaki çizgiyi hangi kıstaslar belirliyor?
İsrail’in var olma hakkını inkâr etmek eleştiri sınırlarını aşar. İsrail Birleşmiş Milletler‘in onayıyla kurulan bir devlettir. İnsan, ulus ve ulus devlet fikrine karşı çıkabilir. Ama İsrail‘i diğer ulus devletlerden ayrı tutup ortadan kaldırılmasını talep edip amaçlamak anti-Semitizmdir. Ulus devletlerin çoğu savaşlarda, topraklarında bulunan başka etnik grupları ezerek veya sürerek ortaya çıkmıştır. Türk ulus devleti, Ermenileri katlederek, Rumları kovarak kurulmuştur. Bunu en sert şekilde eleştirenler bile, Türkiye’nin ortadan kaldırılmasını talep etmez. İkinci kıstas: Siyonizmi bir ulusal ideoloji olarak değil, dünya hâkimiyetini amaçlayan bir plan olarak algılamak. Uluslar, ortaya çıkınca kendi var olma haklarını belirlemek ve ötekilerden ayırmak için genelikle birtakım muğlak, dine, kültüre veya ortak tarih gibi öğelere dayanarak bir ulusal ideoloji geliştiriyorlar. Bu bütün ulusal ideolojiler için geçerlidir. Türk ulusal ideolojisi ‘Siyonizm’den ne daha makul ne de daha abestir.

Türkiye’deki Yahudi cemaatinin tüm bunlara suskun kalmasının sebebi korku mu?
Araştırmalarda halkın yüzde 70’inin Yahudileri komşu olarak istemediği ortaya çıkıyorsa ve politikacılar da onları ikide bir ‘500 yıl önce ülkeye gelen misafir’ olarak adlandırırıyorsa ve bunu ifade ederken aslında onlardan minnettar olmalarının beklendiği mesajını vermek istiyorsa… Zaten, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra bugünkü Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan ve nüfusunun 120 bin ile 150 bin arasında olduğu tahmin edilen Yahudilerin çoğunluğu bugün Türkiye’yi terk etti. Bugün 20 binden az Yahudi yaşıyor Türkiye’de. Türk Müslüman nüfusu aynı sürede 13 milyondan 78 milyona çıktı. Bence sorgulanması gereken, Türkiye’nin demokratlarının her yana sinmiş ağır anti-Semitizm karşısında neden o kadar suskun ve kayıtsız kaldığıdır. Anti-Semitizm Yahudilerin sorunu değildir, toplumun tamamının sorunudur.

Anti - Semitizmin aydın kesimde de görmezden gelindiğini düşünüyor musunuz?
Aynen öyle. Tehlikeli olan, sadece anti - Semitizmin yaygın olması değil. Asıl endişe verici olgu, kimsenin bu sorunu fark etmemesi, karşı çıkmaması. Aydınların kulakları anti - Semitizmi duymuyor.

Röportajin tamamı:
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1097686&Yazar=EZGI-BASARAN&CategoryID=97

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different countri

Survivor Hayim’in gerçek dünyası - Söyleşi

Hayim, çok sevdiğim bir arkadaşımın kuzeni. Aklı başında, ne istediğini bilen biri. Askerlik dönüşünde ani bir kararla Survivor yarışmasına katıldığını duyduğumda çok şaşırmıştım. Pek spor yapmayan, atletik olmayan biri neden zor koşullarda, dayanıklılık, irade ve güç isteyen bir televizyon programına katılır? Bunları konuşurken, sayesinde takip etmeye başladığım Survivor ile ilgili tüm merak ettiklerimi de sordum; kameralara yansımayan gizli bir tuvalet var mıydı, ya da yayın bitince gidilen lüks bir otel? Begüm’le arasında bir yakınlaşma oldu mu, Merve neden pişman oldu yarışmaya katıldığına? İşte Sabah Gazetesinden Yüksel Aytuğ’un teşekkür ettiği, seyircilerin filozof olarak tanımladığı Hayim ve Survivor yarışmasının bilinmeyenleri… Survivor maceran nasıl başladı? Katılmak nereden aklına geldi? Arkadaşlarımla uzun süredir Survivor’u takip ediyorduk. Hep katılmak istiyordum ama televizyona çıkmak beni korkutuyordu. Geçen sene iki yakın arkadaşım Dominik’e gittiler. Yarışmacıları

The Importance of Turkey’s Mediation Role

Generally associated with conflict and instability, the Middle East region had been experiencing the most promising time of its history, until October 7, 2023. As the United States’ allies in the Middle East perceived Washington as a less reliable ally, the prominent countries of the region, especially Saudi Arabia, changed their discourse and focused on regionalization, calling for cooperation instead of competition to create a stable, prosperous region. Consequently, its mediation efforts started to attract attention. Saudi Arabia’s ground-breaking re-establishment of diplomatic relations with its arch-rival Iran was an essential pillar in its goal of solving the region’s problems internally. The other leg of this important change was the normalization of the relations with Israel. The normalization between Israel and the Abraham Accords signatory countries continued with Saudi Arabia’s consent, the region’s heavyweight, in the background. The efforts of the Middle Eastern countries