Ana içeriğe atla

Yahudi Medya Zirvesi Kudüs’te gerçekleşti

30 farklı ülkeden 150 gazeteci ve blogger ortak sorunlarını konuşmak ve fikir alışverişinde bulunmak için Kudüs’te bir araya geldi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Diaspora Bakanlığı ve Basın Ofisi tarafından Kudüs’te üçüncüsü düzenlenen Jewish New Media Summit (Yahudi Yeni Medya Zirvesi), dünyanın 30 ülkesinden 150 Yahudi gazeteci ve blogger’ın katılımıyla gerçekleşti. İsrail ve İsrail dışındaki gazetecileri bir araya getirme amacını taşıyan zirvede antisemitizm ve Yahudi kimliğinin yanı sıra İsrail’in iç ve dış politikası ve İsrail dışında yaşayan Yahudilerin sorunları tartışıldı. Katılımcılar üç gün boyunca İsrail’in önde gelen politikacıları ve fikir önderleriyle bir araya geldi, konusunda uzman akademisyen, gazeteci ve sivil toplum uzmanlarıyla fikir alışverişinde bulundu.
İsrail Devlet Başkanı Reuven Rivlin’in resmi konutunda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail parlamentosu Knesset’te ağırladığı katılımcılar, ayrıca muhalefet liderleri ile de bir araya geldiler. Panel ve konuşmaların yanı sıra katılımcılar kendi ilgi alanlarına göre dört farklı modülden birini seçerek İsrail’i daha yakından tanıma fırsatını yakaladılar. Start up-teknoloji, güvenlik-birlikte yaşama-yerleşimler, sanat-kültür-gastronomi ve üç din açısından Kudüs bu modüllerdi. Türkiye’yi temsilen Şalom Gazetesi’nden Karel Valansi’nin katıldığı zirvede, Pittsburgh saldırısında hayatını kaybedenler anısına, insanlarda oluşan bir Magen David (Davud’un Yıldızı) ve 11 sayısı oluşturuldu.

Karel Valansi, Şalom Gazetesi 5 Aralık 2018

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ABD - İran gerginliği ve Türkiye

ABD, İran’a yönelik baskısını arttırmaya devam ediyor. Müttefiklerinin telkinlerine rağmen tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından ayrılan ABD, geçtiğimiz ay içinde Devrim Muhafızlarını da terör örgütü listesine almıştı. Devlet dışı aktörleri görmeye alıştığımız bu listeye İran ekonomisinin hatırı sayılır bir bölümünü de elinde tutan Devrim Muhafızları’nın eklenmesiyle İran’ın petrolünü satması daha da zorlaşıyor. ABD’nin hedefi, ekonomisi hidrokarbonlara dayalı enerji malları üretimi ve ihracatına bağlı olan İran’ı bu gelirden mahkûm ederek, deyim yerindeyse diz çöktürmek. İçindeki rejim değişikliği isteğini de saklayamıyor. ABD bir destek verse yapay kabul ettiği devrim rejimi çökecek, Amerika dostu İranlılar yönetime geçecek ve eski ‘güzel’ günlere kavuşulacak sanıyor. İran’ın gelirinin önemli bir bölümünün kaynağı olan petrol ihracatını sıfıra indirerek tamamen bitirmeyi amaçlayan ABD Başkanı Donald Trump bunu kademe kademe uygulamaya soktu. Anlaşmadan ayrılma kararının ardı…

İran yaptırımları ters teper mi?

ABD, İran’a yönelik yaptırımlarını gittikçe sıkılaştırıyor. ABD’nin hedefi ekonomisi hidrokarbonlara dayalı enerji malları üretimi ve ihracatına bağlı olan İran’ı bu gelirden mahrum etmek böylece hem bölgedeki etkisini ve gücünü kırmak, hem de nükleer silah sahibi olmasını engellemek. İzlediği yol da bu yönde. En son Devrim Muhafızlarını terör listesine alarak ve muafiyetleri uzatmayarak bu konuda hiçbir şekilde geri adım atmayacağını gösteren Trump, bu hafta da İran'ın bir diğer önemli gelir kaynağı olan demir, çelik, bakır ve alüminyum sektörlerine yönelik yaptırım getiren başkanlık kararını imzaladı.

Petrol konusunda ‘İran yerine Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden alın’ diyen ABD, Türkiye gibi bu ülkelerle pek de sıcak ilişkileri olmayanları veya artacak maliyetlerini pek düşünmüyor. Hatta müttefiklerine dahi yaptırım uygulamaya hazır gözüküyor. Türkiye ise bu konuda bir istisna oluşturamıyor çünkü S400 başta olmak üzere Türkiye-ABD ilişkilerinin durumu ortada.

A…

S-400 gölgesinde temmuz ayı

Açıklamalara göre bu hafta içinde S-400 hava savunma sisteminin ilk teslimatı Rusya’dan gerçekleşecek. ABD tarafı birçok kez ilk teslimat ile birlikte yaptırımların işleme alınacağı konusunda uyardı. Ancak halen ortada cevap bulunması gereken bir çok soru var… Son aylarda gündemimizi yoğunlukla meşgul eden S-400 krizi, Türkiye-ABD arasında ardı ardına çıkan sorunların zirvesini oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Türkiye tarafı “hem S-400 alırım hem de F-35” diyerek çıktığı yolda, Amerikan Kongresi’nin sert engellemesiyle karşılaştı. ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın mektubunda, Türkiye'nin S-400 alması durumunda Kongre’nin CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarını uygulamaya kararlı olduğu yeniden vurgulanıyor ve yol yakınken kararınızdan dönün deniyordu. Yaptırımlar tartışmasında, Türkiye’nin ABD’nin hasımları arasında anılıyor olması ise NATO müttefiki bu iki ülkenin ilişkilerindeki en düşük noktalardan birini gösteriyordu…