Ana içeriğe atla

Söylem değişirken

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, pazartesi günü yaptığı açıklama ile ABD’nin Batı Şeria’daki (Yehuda ve Şomron) Yahudi yerleşimlerini hukuka aykırı olarak kabul etmediğini açıkladı. Yerleşimlerin barışın önündeki engel olarak tanımlandığı politikanın şimdiye kadar barışı getirmediği söyledi. Pompeo ayrıca yerleşimlerle ilgili son kararın İsrail ile Filistinliler tarafından görüşme masasında alınması gerektiğini ekledi.
Kendinden önce gelen Obama’nın her yaptığını reddeden ve değiştirmeye çalışan bir başkan varken Pompeo’nun Obama ve Kerry’nin kararını değiştiriyoruz demesi bu bakımdan şaşırtıcı değil.
Pompeo’nun açıklamasının ardından elimizde ne olduğuna bakalım. Barış vizyonu olarak tanımladığı ancak bir türlü açıklanamayan Yüzyılın Anlaşması. İsrail’e kısa bir zaman içinde, -birkaç sene önce gerçekleşebileceğine pek olanak vermediği- değerli hediyeleri ardı ardına sıralayan bir ABD başkanı. Kendi ülkelerinde politik sıkıntılar içinde olan Trump ve Netanyahu. İran tehdidi nedeniyle yakınlaşan Körfez ülkeleri ile İsrail. İstikrarsız bir Ortadoğu’da her ülke kendi derdine odaklanmışken gündeme gelemeyen İsrail-Filistin konusu.
Adına Golan’da yerleşim yeri açılan Trump’ın bu son kararı ile İsrail’deki kahraman statüsünü koruduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan Filistinliler nezdinde dürüst ve güvenilir bir arabulucu olmadığı tescillenmiş oldu tekrar. Taraflı olarak addettikleri Trump’ın barış girişimlerini bu nedenle toptan reddediyorlar. İran örneğinde olduğu gibi ABD’nin baskı uygulayarak Filistinlileri görüşme masasına oturtacağını düşündüğünü söyleyebiliriz. Verilen mesaj açık; siz doğrudan görüşmelere katılmayı reddederseniz İsrail’in yarattığı fiili gerçekleri kabul etmeye devam ederim, diyor. Filistinliler elimizdekiler de gidebilir diye düşünüp görüşme masasına otururlar mı? Şu an tartıştıkları bu olmalı.
Trump için bir çok konuda tutarsız, öngörülemez denilebilir ama İsrail konusunda seçim vaatlerini yerine getirmeye devam ediyor. Seçim öncesinde Trump, yerleşimler barış görüşmelerine engel değil demişti.  Bu aldığı karar da bu düşüncenin bir uzantısı. Unutmayalım ki Trump, daha önceki ABD başkanlarını bu soruna hep aynı dar kalıptan bakmakla eleştirmiş ve bu bakış açısının başarısız olduğunun kanıtlandığını vurgulamıştı. Bahsettiği bakış açısının temelini Oslo süreci ve iki devletli çözüm oluşturuyor. Yüzyılın Anlaşması’ndan bahsederken hep İsrail ile Filistinliler arasında kalıcı bir barışı inşa etmek için bu soruna yeni bir bakış açısı ve yeni bir çözüm önerisi ile yaklaşılması gerektiğini tekrarlaması hep bu düşünceden.  Bu vizyonun açıklanması İsrail’deki siyasi kriz nedeniyle yeniden ertelenmişken, izdüşümlerini ABD’nin aldığı kararlarda görebiliyoruz.
Trump’ın uluslararası kurumlara yönelik eleştirilerinin bir nedeni, özellikle BM’nin İsrail’e yönelik tutumunu taraflı ve düşmanca bulması. En son AB’nin Yahudi yerleşimlerinden gelen ürünlerin bunu belirtecek şekilde etiketlenmesi gerektiği kararını ABD sert bir şekilde eleştirmişti. Bu son karar hem AB’ye, hem de bu etiketleme kararının arkasında bulunan BDS’ye karşı Washington’un İsrail’i desteklediğinin önemli bir göstergesi oldu.
ABD’nin bu açıklamanın zamanlaması da önemli. Hem Netanyahu hem de Trump ülkelerinde siyasi sıkıntı içindeler. Bu karar Netanyahu’nun başarısı olarak görülüp, liderliği bilinmeyen Gantz ile maceraya atılmayalım diyenlerin sayısını arttıracaktır. Gantz hükümeti kuramamışken, yolsuzluk davaları ile uğraşan Netanyahu için bu bulunmaz bir destek. Azil süreci devam eden ve seçimlere hazırlanan Trump da oylarını arttırmak ve gündemi yine değiştirmek için mükemmel fırsatı yakaladı.
Trump’ın büyükelçiliği Kudüs’e taşıma ve Golan’ın ilhakını tanıma kararları beklenen sertlikte tepki almamıştı ama ABD’yi takip eden ülke de fazla olmamıştı. İsrail’de ise bu karar sonrasında ilhak çağrıları gecikmedi. İlhakın tercih edilmeyeceğini düşünsem de yerleşim yerlerinin arttırılması bir hayli mümkün.
Bu son kararın sembolik değeri yüksek. Artık söylem değişti. Artık ‘yasadışı yerleşim yeri’ tanımı kolayca kullanılamayacak. Çünkü uluslararası kanunlar değişmemiş olsa da, uluslararası toplumun çok önemli bir üyesi durumun artık böyle olmadığını söylüyor.

Karel Valansi Şalom Gazetesi OBJEKTİF 20 Kasım 2019 http://www.salom.com.tr/koseyazisi-112579-soylem_degisirken.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu yılki Elküs Marküs ödüllerine Şalom damgasını vurdu

İki yılda bir düzenlenen ancak pandemi nedeniyle 2020 yılında gerçekleştirilemeyen Elküs Marküs Erdem ve Hayırseverlik Ödül Töreni 30 Mart akşamı çevirim içi olarak gerçekleştirildi. Bir çok dalda ödüllerin dağıtıldığı gecede Şalom Dergi ve Şalom yazarlarına da ödüller yağdı. Fakirleri Koruma Derneği’nin Elküs Marküs Erdem ve Hayırseverlik Ödül Töreni 30 Mart Çarşamba akşamı Zoom üzerinden gerçekleştirildi. İki yılda bir düzenlenen ödül töreni pandemi nedeniyle planlandığı gibi Mart 2020 yılında gerçekleştirilememişti. Ödül töreni dört yıllık zorunlu bir aradan sonra çevirim içi bir törenle sahiplerine teslim edildi, başarıları ödüllendirildi.  Türk Yahudi Toplumunun yegane ödül veren kurumu olan Fakirleri Koruma Derneği, bu ödülü 1916 yılında, dönemin ABD İstanbul Büyükelçisi Abraham Elküs ve Gertrude Elküs’ün henüz 16 yaşındayken hayatını kaybeden kızları Jane Selma Elküs’ün anısını yaşatmak için vermeye başlamıştı. Davranışlarıyla hayranlık uyandıran kişileri onurlandırmak ve bu...

Yahudi Kültürü Avrupa Günü: İris ile Eran temsili düğün töreni ile yeniden evlendi

Yahudi Kültürü Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında bu sene Neve Şalom Sinagogu’nda temsili bir Yahudi düğünü düzenlendi. İris ve Eran’ın düğünü açıklamalar eşliğinde gerçekleşirken, gazetemizin fotoğraf editörü Alberto Modiano’nun ‘Zaman ve Mekân içinde Musevilik’ adlı sergisi de yer aldı 26 Ekim Pazar günü Neve Şalom Sinagogu’nu dolduran farklı kesimlerden misafirler, on beş gün önce evlenen İris ve Eran’ın temsili düğün törenini izlemek için bir araya geldiler. Sinagogun girişinde Şalom Gazetesi Fotoğraf Editörü Alberto Modiano’nun ‘Zaman ve Mekân İçinde Musevilik’ adlı sergisi gelenleri karşıladı. İlgi ile gezilen sergide sanatçı, İstanbul Yahudi Cemaati’nin dini ritüellerini fotoğraflar aracılığıyla anlatıyor. Yahudilerin günümüz Türkiye’sinde örf ve adetlerini tanıtan fotoğraflar, Sefarad, Aşkenaz ve İtalyan Yahudilerinin dini yaşam döngüsünü konu alıyor. Gerçek bir düğün törenini öncesinde olduğu gibi genç kızlar gelenleri şeker dolu bonboniyerlerle karşıladılar ve...

Disclaimer: La verdad i las istoryas ke mos kontamos

Bazado sovre la novela de 2015 de Renée Knight, Disclaimer es una seri psikolojika de suspenso, estrenada en Apple TV+ en 2024. Eskrita i dirijida por Alfonso Cuarón, ganador de sinko Premios Oscar, esta mini-seri de syete epizodios eksplora la fuersa de la verdad, de las istoryas ke mos kontamos i de la manera en ke vemos los evenimientos, ambezando tambiyen el peligro de los sekretos. En esta seri ay munchos aktores famozos: Cate Blanchett interpreta a Catherine Ravenscroft; Sacha Baron Cohen su marido Robert; Kodi Smit-McPhee su ijo Nicholas; Kevin Kline da vida a Stephen Brigstocke i Lesley Manville interpreta a su mujer Nancy. La istorya sige a Catherine, una periodista muy konosida. Un dia una novela aparese i empesa a deskuvrir un sekreto muy personal de su pasado.  Los eventos del pasado son kontados desde diferentes puntos de vista, la seri invita al spektator a kestyonar la memoria, la identidad, la persepsion i la relasyon entre la verdad i la manera ke kontamos la mizm...