Ana içeriğe atla

“Dubai’ye taşındığımda hayal ettiklerimin ötesindeyiz

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında imzalanan barış anlaşmasının Emirliklerde yaşayan Yahudilerin hayatını nasıl etkilediğini, 2016 yılından beri Dubai’de yaşayan yatırım yöneticisi ve BAE’de tanınan ilk resmi Yahudi Cemaati olan Emirlikler Yahudi Konseyi (Jewish Council of Emirates, JCE) kurucu üyesi Cem Habib ile konuştuk.

Kaç yıldır Dubai’de yaşıyorsun? Burada yaşama kararı almanda ne etkili oldu?

2016’da Dubai’ye taşındım, daha önce Londra’da yaşıyordum. O zaman en büyük müşterim Kazakistan’da idi ve altı yıl boyunca Londra’dan her ay gidip gelmek çok zorlaşmıştı. Dubai’den Kazakistan’a her gün üç direkt uçuş var ve uçuş suresi dört saatin altında. O yüzden, hayat kalitesini arttırmak ve çocuklarla daha fazla zaman geçirebilmek için Dubai’ye taşındık. Buraya ilk taşındığımızda, 5-6 yıllık bir yaklaşımla geldik, ama şimdi sanki daha uzun kalacakmışız gibi gözüküyor.

Giderken, “Bir Yahudi olarak, Arap ülkesinde, ailemle birlikte rahat yaşayabilir miyim?” düşüncesini nasıl yendin?

Birleşik Arap Emirliklerinde (BAE) yaşayan farklı ülke, kültür ve dinden arkadaşlarımla konuştum ve buradaki hayat tarzının çok modern ve açık görüşlü olduğunu öğrendim. Tabi ki gelip görmeden önce biraz tedirginlik vardı. Ama ziyaret ettikçe bu tedirginlikler de kayboldu.  


DUBAİ’DE YAHUDİ YAŞAMI

Sosyal yaşantınızı İstanbul veya Londra’daki gibi sürdürebiliyor musunuz? Yoksa bazı şeylerden feragat mı etmek zorunda kaldınız?

Sosyal hayat aynı İstanbul veya Londra’da olduğu gibi. Arkadaş grupları, lokantalar, gece hayatıyla çok canlı bir ortam var. BAE’nin en önemli farklı, suç unsurunun çok düşük olması. Evlerimizin kapıları, pencereleri hep açık. Soygun ve hırsızlığın neredeyse olmadığı bir ortamda çocukların sosyal hayatı ve bağımsızlığı daha da öne çıkıyor. 

BAE’de bir Yahudi cemaati de oluşmuş durumda. Tüm ülkede kaç Yahudi yaşıyor? Hangi emirlikte daha fazla? 

Burada 15-20 yıldır, az da olsa Yahudi expat’lar vardı. Ama organize olarak bir sinagog açmak, devletle diyaloga girip açılmak tabi ki son birkaç senede oldu. Tam bildiğimiz bir rakam yok ama tahmini 300-400 kişi BAE’de ve bunların çoğunluğu Dubai’de yaşıyor.  

En çok hangi ülkeden Yahudi mevcut? Türk Yahudilerinin sayısı nedir?

Yahudiler çok farklı ülkelerden geliyor; Fransa, İsviçre, İngiltere, Amerika, Güney Afrika, Belçika, Kanada aklıma ilk gelenler. Türk Yahudilerinin sayısı ise on kişinin altında.

Yahudi olduğunu açıkça söyleyebiliyor musun? Yoksa saklamak zorunda mısın?

2016’da geldiğimden beri her zaman açıkça söyledim ve her zaman sıcak karşılandım. Anladığım kadarıyla buraya ilk gelenler, 2000’lerde ya da 2010’larda gelenler, haklı olarak daha temkinli davranmışlar. Şimdi tanıdığım herkes dinini açıkça söylüyor ve yaşıyor.

Cemaatin gereksinimleri nasıl karşılanıyor? Sinagog, kaşer et, şarap, sünnet, düğün vs.?

Burada eskiden cemaat öncülerinden birinin villasında toplanıp dua ediliyormuş. Daha sonra bu villayı temsili sinagog olarak kullanmaya başladık. Bir ay kadar önce bu villadan taşındık ve şimdi ilk defa resmi bir sinagog ve kültür merkezi için bir yer kiralamak üzereyiz. Kaşer et ve şarap ilk olarak bir Habad temsilcisi tarafından sunulmaya başlanmıştı. Ama şimdi, barış açıklamasından beri birçok kaşer catering şirketi faaliyete geçti. Hatta dünyanın en uzun binası olan Burj Khalifa’nın içinde dahi kaşer yemek veren bir lokanta var.

Sosyal yardım derneği veya spor-gençlik dernekleri var mı? Bir araya gelebileceğiniz bir lokal?

Eskiden sinagog olarak kullandığımız villada her zaman sosyal aktiviteler organize ediyorduk, tabi şimdi COVID zamanı bunlara ara vermek zorunda kaldık.  

Sinagog olarak kullandığınız yapıda güvenlik var mı? Türkiye’de malum birçok güvenlik noktasından geçtikten sonra sinagoga girebiliyorsun…

BAE’de suç unsuru çok düşük, sinagog olarak kullandığımız villada görülür güvenlik sıfırdı, çünkü orası resmen bir sinagog değildi. Her bayram zamanı, yerel devlet ve polise haber verip onlarla koordineli çalışıyorduk. Ancak görünürde bir bekçi bile yoktu. Şimdi buradaki cemaatin varlığı herkes tarafından biliniyor, yeni açacağımız resmi sinagog ve kültür merkezinde ise güvenlik olacak.

Kipa veya Magen David kolye ile sokaklarda gezebilir misin istesen mesela?

Ben denemedim, ama buradaki hahamlar kipa kullanıyor, bugüne kadar ters bir tepki aldıklarını zannetmiyorum.

Bir Yahudi olarak BAE’de hayalini kurduğun en büyük eksiklik ne?

Açıkça bir Yahudi olarak buraya geldiğimde hayal ettiklerimin ötesindeyiz. 

 

BARIŞ ANLAŞMASININ ETKİSİ 

İlk geldiğin zamanla şimdi yani İsrail ile BAE arasında normalleşme anlaşması imzalandıktan sonra bir değişim yaşandı mı Yahudilere yönelik davranışlarda veya kararlarda? Hem halk hem devlet olarak?

2016’da ilk geldiğimden beri ve cemaatle çalışmaya başladığımdan beri, bütün devlet kurumlarından her zaman sıcak, olumlu ve misafirperver bir yaklaşım gördük. Tabi şimdi gelişmeler ve kararlar daha da hızlandı.

Sokakta bu anlaşmanın etkisini hissedebiliyor musun?

Sokağın nabzını çok tutmasam da, iş dünyasında anlaşmanın etkisi kesinlikle hissediliyor. Bazı İsrail firmaları burada ortaklık kurup ofis açtılar bile. Buraya delegasyon olarak büyük şirketleri getirmeye de başladılar. Gördüğüm en sürpriz ve pozitif gelişme ise Abu Dabi’nin bütün otellere kaşer yemek verme kapasitelerini geliştirmelerini kural olarak koyması.

Mısır ve Ürdün ile İsrail arasındaki barış anlaşmaları için hep soğuk barış denir, halk tarafından benimsenmediği için. Sence bu durum BAE’de nasıl? Halk barışı kabulleniyor mu yoksa sadece devlet elitlerinin kararı mı?

Ben iyimser biri olarak BAE ile olan barışı sıcak bir barış olarak görüyorum. İnşallah zaman bunun böyle olduğunu gösterecek, daha çok yeni.

BAE’nin nüfusunun büyük bir bölümü yabancı işçiler ve expatlardan oluşuyor. Bu durum ülkede bulunan Yahudiler için bir avantaj mı?

Buradaki Yahudiler de expat ve yabancı işçi. Burada hangi ülkeden, kültürden gelirsen gel BAE’nin tolerans ve açık görüş politikasını benimsemek zorundasın. Bu durum bence burada yasayanlar için politikadan uzak ve daha kaynaştırıcı bir ortam yaratıyor.

Bundan sonra BAE’deki Yahudi yaşamının nasıl olacağını düşünüyorsun? Turistik ziyaret dışında yaşamaya, yerleşmeye gelenlerin sayısı artar mı?

Yahudi turist sayısının önümüzdeki yıl 300 - 400 bin arasında olacağı tahmin ediliyor. İsrail’e direkt uçuşlar başladığında oradan da daha rahat seyahat edilebilecek. Bence yerleşmeye gelenlerin sayısı kesinlikle artacak. 

Tüm bu gelişmeler BAE için ne değiştirecek sence?

Özellikle Batı ülkeleri BAE’ye karşı önyargılı olabiliyor, ama en güçlü olumsuz görüşü olanlar genellikle buraya hiç gelmemiş olanlar. BAE çok genç bir ülke, 1971’de kurulmuş ve bu süreçte inanılmaz bir vizyon ile büyümüş ve modernleşmiş. BAE liderlerinin tolerans, birlikte yaşama, kültürlere saygılı yaklaşımı bence artık birçok Batı ülkesinde bile özlediğimiz unsurlar.

Karel Valansi, Şalom Gazetesi https://www.salom.com.tr/haber-116050-dubaiye_tasindigimda_hayal_ettiklerimin_otesindeyiz.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hamas, İngiltere ve Türkiye

İngiltere, Hamas'ın terör örgütü ilan edilmesi için yasal sürecin başlatıldığını duyurdu. Söz konusu değişiklik hafta içinde parlamentoya sunulacak. Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları, Terörizm Kanunu kapsamında 2001’den bu yana yasak kapsamındaydı ancak bu yasak Hamas’ın siyasi kanadı için geçerli değildi. İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel’in Washington ziyareti sırasında açıkladığı değişikle Hamas’ın askeri ve siyasi kanadı arasındaki suni ayırım ortadan kaldırılmış oldu. Böylece İngiltere; ABD, Kanada, Japonya ve AB ile aynı çizgide buluşmuş oldu. 1987 yılında, Birinci İntifada’nın ilk günlerinde kurulan Hamas’ın başlıca amacı İsrail, Batı Şeria ve Gazze’nin tamamında İslami bir devlet kurmak. Fikirleri Müslüman Kardeşler’in temel öğretilerine dayanan Hamas, silahlı mücadeleyi merkeze alan bir yapıya sahip. Askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın kurulmasının ardından güçlenen Hamas, Filistin devletinin kurulabilmesi için silahlı direnişi d

Sadece o guguklu saat miydi çalınan?

Bu topraklarda yüzyıllar geçti ancak Yahudiler, yabancı, dikkat edilmesi gereken unsur ve hakaret nesnesi olmaktan çıkarılmadı. Oysa hepimiz bir yerlerden göç etmedik mi? Göç edip bu topraklara vatan demedik mi? Pencerenin hemen önüne kurulmuş altın renkli bir gramofon avluyu içli bir şarkı ile dolduruyor. Avludaki kadınlar ise hem iş yapıyor hem de şarkıya eşlik ediyorlar. O sırada Matilda süpürge satıcısını geçip merdivenleri iniyor. Şarkıyı duyduğunda ise duruyor, duygulanıyor. Bu şarkı onu çok eskilere götürüyor. Taş duvara dayanıp şarkıya kendini kaptırıyor… O sırada merdivenleri inen Hasan Matilda'yı görüp duraksıyor. O da sözlerini anlamadığı şarkıdan etkilenmiş besbelli. "Ne güzel şarkıymış" diyor, "anamın bizi uyuturken ki ninnilerine benziyor." Matilda açıklamaya çalışıyor; "eski bir Sefarad şarkısı bu". Anlamadığını fark edince de devam ediyor; "Sefarad yüzyıllar önce buraya göç eden Yahudiler, benim gibi" diyor. Hasan Matilda'

İsrail´in başı Pegasus ile dertte

ABD ile İsrail’in ilişkileri Biden yönetimi ile birlikte sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Filistinlilerle ilişkilerini iyileştirmek amacını seçim kampanyasında da belirten Biden, Trump’ın aksine, Filistin Yönetimi’ne mali yardıma yeniden başlamış, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı UNRWA programları için desteğini yinelemişti. Şimdi ise Kudüs’teki  Filistin   konsolosluğunun yeniden açılması tartışılıyor. İsrail ise Kudüs’ün ebedi, bölünmez başkenti olduğunu söylüyor ve bu adımı şehirdeki egemenliğine karşı bir darbe olarak görüyor. Geçtiğimiz hafta ikili ilişkiler bir darbe daha aldı. ABD Ticaret Bakanlığı, İsrail merkezli NSO ve Candiru adlı siber istihbarat şirketlerini -Amerikan ulusal güvenliğine dış politika çıkarlarına aykırı faaliyetleri nedeniyle- yaptırım listesine ekledi. Bu iki şirketin kara listeye alınması demek, ABD’de bu iki şirketle herhangi bir ticari ilişkinin kurulmasının yasaklaması anlamına geliyor. Buradaki kilit konu ise bu iki firmanın herh