Ana içeriğe atla

Roma’da Avrupa Yahudilerinin sorunları tartışıldı

Avrupa’nın 18 farklı ülkesinden gazeteci, sosyal medya uzmanı ve iletişim konusuyla ilgilenen Yahudi toplum yöneticileri, İtalya’nın başkenti Roma’da üç günlük bir seminere katıldı. Etkinlikte katılımcılar Avrupa Yahudilerinin güncel sorunlarını ve iletişimde sosyal medya kullanımı konusundaki tecrübelerini paylaştı, uzmanlardan bu konularda eğitim aldı.


İtalya’nın başkenti Roma, 11-13 Mart tarihleri arasında İlk Avrupa Yahudi Medya ve İletişim Toplantısına ev sahipliği yaptı. Benim de katıldığım, konusunda ilk kez düzenlenen toplantıda, gazeteci, sosyal medya uzmanı ile iletişim ve sosyal medya konusuyla ilgilenen Yahudi toplumlarından yöneticiler toplumlarında yaşanan sorunları ve bu sorunları çözmek için geliştirdikleri stratejileri paylaştı.
Pitigliani Yahudi Toplum Merkezinde düzenlenen üç günlük toplantının ev sahipliğini Roma Yahudi Toplumu Başkanı Ruth Dureghello üstlendi. European Council of Jewish Communities ve American Jewish Joint Distribution Committee’nin UJA Federation of New York desteğiyle düzenlediği toplantıya Almanya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Hollanda, İngiltere, İsviçre, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İsrail, İtalya, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya ve Türkiye’den 48 kişi katıldı.
Her katılımcı ülkesinde yaşanan sorunlarla Yahudi toplumunun yaşadığı sorunları aktardı ve diğer katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Katılımcılar ayrıca tecrübelerini, sorunların üstesinden gelmek için geliştirdikleri stratejileri de paylaştı. Paylaşımlar sayesinde katılımcılar hem Avrupa Yahudi toplumların yaşadığı sorunları öğrendi, hem de aşırı sağın, popülist politikacıların ve yabancı düşmanlığının giderek arttığı Avrupa’nın güncel durumunu tartışabildiler. 18 farklı ülkeden gelen 48 katılımcı ayrıca Yahudi toplumu içinde ve sosyal medyayı kullanarak nasıl iletişimi geliştirebileceklerini, sosyal medya ve iletişim uzmanlarından öğrendiler.  
Roma’daki Yahudi Toplum Merkezi uzun namlulu askerler ve zırhlı araçla korunuyordu. Toplantıya katılanlarla yaptığım konuşmalarda Roma Yahudi Toplumunun da ana sorunun güvenliği sağlamak olduğunu öğrendim. Bir diğer öğrendiğim ise Roma Yahudilerinin şehirdeki varlığının 22 asır geriye uzandığı oldu.
Bizler kadar farklı toplumlardan gelenler bir arada olunca sorunlar da farklılıklar gösteriyor. Ancak yeni antisemitizm olarak adlandırılan İsrail karşıtlığı ve antisemitizmin sosyal medya aracılığıyla görünürlüğünün artması ortak sorun olarak ön sıralarda yer alıyor. Kendi ülkelerinin iç sorunları, toplumlarının finansal sorunları ve gençlerin ilgisinin yetersizliği sıkça paylaşılan diğer sorunlardı. Yeni bir sorun ise yaşlı nüfusta ortaya çıkan yalnızlık hali ve bunun getirdikleri idi. Gençlerin ülkeden göç etme oranının yüksek olduğu toplumlarda, tek başlarına kalan aile büyüklerinin yalnızlığa bağlı sorunları çözülmeye çalışılıyor, özellikle bayramlarda ve şabatlarda yalnız kalmamaları için çaba sarf ediliyor. 
Karel Valansi, Şalom gazetesi 21 Mart 2018 http://salom.com.tr/haber-106244-romada_avrupa_yahudilerinin__sorunlari_tartisildi.html

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayır, hayat her şeye rağmen devam etmiyor

6 Eylül 1986.Uzun bir aradan sonra restore edilerek yeniden ibadete açılan Neve Şalom Sinagogu’ndaki bu ilk şabat duasında normale nazaran daha az bir kalabalık vardı. Henüz okullar açılmadığı için, bir çok aile yazlıklarından İstanbul’a dönmemişti. Bu durum, teröristlerin planladığı kadar büyük bir saldırı gerçekleştirmelerine engel oldu ancak dini vecibelerini yerine getirebilmek için sinagogun kapılarından son kez içeri giren 22 kişinin hayatlarını, geride kalan ailelerinin ve bizlerin umutlarını çaldılar. 1940’larda Galata bölgesinde artan nüfusun ihtiyacını karşılamak üzere Musevi lisesinin spor salonunun iptali ile ibadethaneye dönüştürülen geçici mekan, ileriki yıllarda kurulacak Neve Şalom Sinagogunun da temelini oluşturmuştu. 1951 yılında açılan modern sinagog için seçilen ismin kelime anlamı “barış vahası” idi. Ancak bu 65 yıl boyunca isminin aksine birçok terör saldırısının ana hedefi oldu. 1986 saldırısına kadar Türkiye’deki herhangi bir cami veya kilise gibi gezilebilen, k…

Zelenskiy’nin Ukraynası

İdealist, cesur ve yolsuzluklara karşı duran bir öğretmenin tesadüfler sonucu devlet başkanı olmasını konu alan ‘Halkın Hizmetkârı’ dizisinde oynadığı rol hayatını değiştirdi. Küçük bir kasabadan gelen ve kabare grubuyla ülkeyi gezen 1978 doğumlu Vladimir Zelenskiy, önce önemli bir aktör, sonra ülkenin devlet başkanı oldu.  Oynadığı bu rolle halkın sevgisini, daha önemlisi güvenini kazanan Zelenskiy, geçen sene yapılan seçimlerde rakibi eski Devlet Başkanı Petro Poroşenko’yu büyük bir farkla yenerek Ukrayna’nın yeni devlet başkanı seçildi. Oynadığı rol senaryodan sıyrılıp gerçeğe dönüşürken, siyasi bir tecrübesi olmayan bir komedyenin, siyasete uzak yeni bir ismin seçilmiş olması, halkın daha önce yaşadığı hayal kırıklıklarını, müesses nizama olan kızgınlığını ve bıkkınlığını göstermeye yetiyor. Rusya tehdidi ise dil ve kimlik açısından bir hayli bölünmüş olan halkın tek bir isim üzerinde anlaşmasını sağlamış oldu. Siyasi bir geçmişi, tecrübesi bulunmayan Zelenskiy, Ukrayna’ya vaat e…

Koronavirüs Türkiye-İsrail İlişkilerinde Bir Kapı Aralayabilir mi?

Koronavirüs bir çok ilişkiyi yeniden tanımlarken, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yeniden normalleşmesi için bazı fırsatlar da sunuyor. Ancak bunları değerlendirmek, yeni bir bakış açısıyla ilişkileri ele almak bu iki devletin elinde. İlişkilerdeki güvensizlik ve bunun halklara yansıyan olumsuz etkisi istenirse aşılabilir ama bunun için başta siyasi irade ve dış politikada bir açılım gerekir. Doğal afetlerin ya da pandeminin başlatacağı bir yakınlaşma ancak bu irade olursa sağlanabilir. 
İsrail koronavirüse bir yıldır süren siyasi bir kriz ve Yüzyılın Anlaşması’nın açıklanmasının hemen ardından yakalandı. Pandemiye karşı sert tedbirleri çok hızlı aldı. Zayıf halkası ise modernliği ve seküler yaşam tarzını reddeden Haredimlerdi(ultra-Ortodoks Yahudiler). Türkiye ise koronavirüse karşı biraz daha geç ve bu kadar sert olmayan ama gerekli bir takım tedbirler aldı.  Elinin değdiği her yeri ve her şeyi içine alan ve hayatı durdurma noktasına getiren koronavirüse karşı insanlık büyük…