Ana içeriğe atla

Erdoğan'ın İsrail açılımı ne anlama geliyor? T24 - yorumlarımla


Uzmanlar yorumluyor; Erdoğan'ın "Rusya Kırım'a çöktü" sözleri ne sonuç doğurabilir, İsrail açılımı ne anlama geliyor? Aydın Sezer, Karel Valansi ve Soli Özel, T24'e değerlendirdi...


Valansi: Yakın zamanda Hamas konusunda bir gelişme bekleyebiliriz

T24 ve Şalom yazarı Karel Valansi, Erdoğan’ın potansiyel Herzog ziyareti ve İsrail’le ilişkilere dair açıklamalarının “çok olumlu” olduğunu ifade etti. 

“Henüz İsrail tarafı sessiz” diyen Valansi, “Görüldüğü kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ilişkileri daha önceden Ankara’yı sert bir şekilde eleştirmiş olan Başbakan’la (Benet) değil, Cumhurbaşkanı Herzog ile geliştirmekten yana” değerlendirmesinde bulundu.

Mavi Marmara olayı sonrasında dahi iki ülke arasındaki ilişkilerin kapalı kapılar ardında devam ettiğini vurgulayan Valansi, “Anlaşılan o ki şimdi de böylesi bir hareketlilik var ve özellikle Ankara ilişkileri iyileştirmekten yana” dedi.

Valansi, Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri normalleştirme girişimi kararında “yalnızlık ve yanlış dış politika tercihleri kadar doğalgaz ilişkilerinin de itici güç oluşturduğunu” belirtirken güvenin yeniden tesisinin çok önemli olduğuna dikkat çekti. 

Valansi, “Cumhurbaşkanı İsrail’in hassasiyetlerini bildiğini belirtmişti. Demek ki yakın zamanda Hamas konusunda bir gelişme bekleyebiliriz” yorumunu yaptı. 

Soli Özel de, “Belli ki İsrail ile ilişkileri iyileştirmek giderek önemli bir hal alıyor” derken, Ankara’nın İsrail’le ilişkileri düzeltmeyi ABD ile de ilişkileri düzeltmek için bir anahtar olarak görüyor olabileceğini belirtti. Özel, iktidarın bu adımının ABD’nin yasama organı Kongre’nin Türkiye’ye yönelik duruşunu yumuşatmak açısından önemli rol oynayabileceğine inanıyor olabileceği görüşünü sundu. Kongre, Türkiye’ye F-16 satılması konusunda karar verici rolü oynayacak. Kararın Başkan Joe Biden’ın masasına gelmesi için Kongre’den geçmesi gerekiyor.

“Herzog’un Türkiye’ye gelmesi tabii ki büyük olay olur” diyen Özel, “İsrail Türkiye kadar iştahlı mı bu konuda onu da tam kestiremiyorum; ama iki İsraillinin tutuklanması olayında verdikleri tepkiler, telefon konuşmaları vs. onların da bu ilişkiyi canlandırmak istediklerini düşündürüyor” dedi. 2021’in Kasım ayında iki İsrail vatandaşı, Çamlıca Kulesi’ne çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konutunun fotoğrafını çektikleri iddia edilerek gözaltına alınmıştı. Çift daha sonra serbest bırakılıp ülkelerine dönmüş, İsrail yönetimi de Erdoğan’a teşekkür etmişti. 

Özel, “Türkiye bu hedefe İstanbul’daki Hamaslıları dizginlemeden ya da Hamas konusunda İsrail'in istediklerini yapmadan varabilir mi ondan emin değilim. Göreceğiz”değerlendirmesinde bulundu. 

Öte yandan Valansi, İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid’in iki hafta önce yaptığı bir açıklamaya dikkat çekti. Lapid bu konuşmada, “Refaha, istikrara katkı sağlayacak ülkelerle ilişki kurmayı kesinlikle istiyoruz. Ancak İsrail ile 3.bir ülke (Valansi’ye göre bu ülke Türkiye) arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi hiçbir zaman yakın ilişkilerimiz olan diğer ülkelerle (Valansi’ye göre bu ülke Yunanistan) ilişkilerimiz pahasına değil”. Valansi, Erdoğan’ın açıklamasından sonra  İsrailli yetkililerden yine benzer bir söylem duyulabileceğini ifade etti.

Haberin tamamı için T24 18 Ocak 2022 https://t24.com.tr/haber/uzmanlar-yorumluyor-erdogan-in-rusya-kirim-a-coktu-sozleri-ne-sonuc-dogrurabilir-israil-acilimi-ne-anlama-geliyor,1009000

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different cou...

Mario Levi ile çok özel: “Ben ülkesini yüreğinde taşıyanlardanım”

Bu ayki Şalom Dergi konuğum Türk edebiyatının önemli kalemlerinden, eski bir Şalomcu olan sevgili dostum ve öğretmenim Mario Levi. Yeditepe Üniversitesi’nde ve çeşitli kurumlarda yaratıcı yazarlık dersi veren, Gazete Kadıköy’de köşe yazarı olan ve TV programı bulunan Mario ile eş zamanlı yazdığı son roman ve hikaye kitabını konuştuk. Sosyal medyadaki nefret söylemi, ifade özgürlüğü, İstanbul sevgisi ve yazarlık tüyolarını da bulab ileceğiniz çok keyifli bir sohbete hazırlanın! Daha önceki kitaplarınla kıyaslayınca ‘Bu oyunda gitmek vardı’ daha kısa cümleli, daha yalın. Dilde bir sadeleşmeye mi gidiyorsun? Üstelik ‘Pandispanya’nın tadı hala damağımızdayken yeni bir kitap daha! Bu nasıl bir hız? Dilimin sadeleşip sadeleşmediğinin farkında değilim. Öyle söyleniyor. Özel bir çabam olmadı. Belki de hikâye bunu gerektirdi. Ama yıllar geçtikçe sadeleşiyor insan, biliyorum. Her anlamda sadeleşiyor… Çünkü kaybetmeyi öğreniyor. Kaybettiklerinin de aslında kayıp olmadığını… Hayatı geldiği ...

Gözden Irakta

Eski Erbil Başkonsolosu olan ve Gazete Duvar’daki yazıları, Medyascope’taki yorumları, ArtıTV’de benim de birçok kez katıldığım programlarıyla tanıdığımız değerli meslektaşım Aydın Selcen bu hafta Şalom sayfalarına yeni kitabı ile konuk oluyor. Kendisiyle ‘Gözden Irakta’ kitabının yanı sıra Türkiye’nin dış politikasını ve diplomasi anlayışındaki değişimi konuştuk Kitabın ismiyle başlayalım… İsim babasının Ruşen Çakır olduğunu biliyorum. ‘Gözden Irakta’ ismi farklı anlamlar barındırmasıyla dikkat çekiyor… Bir ikilik olsun istiyordum isimde. Kitap iki bölümden oluşuyor; başı yoğun olarak Irak anıları. Ankara’dan Irak, Vaşington’dan Irak ve Erbil. İkinci bölümü ise hem kurgu, hem ben olduğum belli olan hayali bir karakter üzerinden anlatıyorum. İki bölümü okuyan “Acaba hepsi mi uydurma, yahut hepsi mi gerçek?” diye düşünsün istedim. Yanıt vermeye çalışmaktan ziyade okuyucu soru sorsun istedim. Bir de “Bu taraftan da bakılabilir mi?” “Benim bildiklerim yanlış olabilir mi?” diye düş...