Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hayatı başarılı bir orkestra şefi gibi yönet!

Proje yönetimi kongresi Dinamikler’in bu seneki ana konuşmacısı İsrailli orkestra şefi ve liderlik danışmanı İtay Talgam idi. İş dünyasında yönetici olmakla, orkestra şefliği arasındaki benzerlikten yararlanarak liderlik ve iletişime dair önemli ipuçları veren Talgam’ın önce ilham verici konuşmasını dinledim daha sonra keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İstanbul Proje Yönetimi Derneği tarafından her yıl düzenlenen proje yönetimi kongresi Dinamikler’in bu seneki ana konuşmacısı İsrailli orkestra şefi ve liderlik danışmanı İtay Talgam idi. TED konuşmacılarından biri olan ve düzenlediği Maestro Programı ile liderlik eğitimi veren Talgam, orkestra yönetmekle iş dünyasında lider olmak arasında mecazi bir bağ kurarak katılımcılara başarılı olmanın yolunu gösterdi.

Yine yeni yeniden

Groundhog Day filmini hatırlar mısınız? Hani hava durumu sunucusu Bill Murray’in, bir dağsıçanının bahar tahmini yaptığı festival için istemeyerek gittiği küçük bir kasabada aynı günü tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalmasının hikâyesi. İsrail ile Filistinliler arasında bir türlü ilerleme sağlanamayan barış görüşmelerini düşününce, ne büyük bir benzerlik! Bu zekice benzetmeyi yapan ben değil, Nicole Brackman ve Asaf Romirowsky. Washington Examiner’da çıkan yazılarında suçu sadece Filistinlilere atmalarına katılmasam da, onca kez ‘kısır döngü’ olarak tanımladığım görüşmeleri bu filme benzetmeleri hoşuma gitti. Dokuz ay önce görüşmeler başlarken kimsenin büyük umutları yoktu. Göreve geldiğinden beri bu konuyu ana önceliği yapmış olan ABD Dışişleri Bakanı Kerry’yi saymazsak tabi. Ne İsrail, ne de Filistin Özerk Yönetimi statükodan rahatsızlık duymuyor gibiydiler. Obama’nın da perde arkasına çekilip, tüm spot ışıklarını görevi yeni devralan Kerry’ye bırakması, büyük bir beklentisi ol...

Mavi Marmara sonrası

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın geçtiğimiz günlerdeki açıklaması, Mavi Marmara konusundaki anlaşmanın 30 Mart seçimlerinden sonra imzalanabileceği sinyalini vermişti. Son zamanlarda sıklıkla karşımıza çıkan bu tür demeçlerden, yakın zamanda Türkiye-İsrail ilişkilerinde normalleşmenin önünün açılacağını bekliyoruz. Geçen sene Obama’nın iteklemesi ile gelen özrün ardından tazminat konusunda da bir anlaşmaya varılabilirse, geriye Türkiye’nin şartı olan Gazze ablukasının kaldırılması ve İsrail’in şartı olan operasyona katılan askerlere karşı açılan davaların düşmesi kalıyor. Şubat ayında El Cezire’ye verdiği röportajda Başbakan Erdoğan, “Aramızdaki ambargo kalkacak. Türkiye’den Filistin’e, Gazze’ye her türlü yardım rahatlıkla gidebilecek. Bu köprünün kurulması lazım,” demişti. Bu açıklamayı Gazze ablukasının Türk yardımları için kaldırılması, Türkiye’ye bir ayrıcalık yapılması istendiği şeklinde yorumlamıştım. Gazze’de inşası süren Türk hastanesi için gerekli malzemelerin geçişine...

“Mülteci kampından döndüm”

Karel Bensusan bir psikolog. Kilis’te Suriyeli mültecilere destek veren bir STK’da görev aldı. Orada kaldığı üç ay boyunca yaşadıklarını, gözlemlediklerini, hissettiklerini benimle paylaştı, ben de yazıya döktüm. Suriye savaşının sayılarla anlatılan bilançosundan ziyade insani yönünü, Türkiye’ye sığınan mültecilerin yaşadığı zorlukları ilk ağızdan öğrenelim istedim. Ender bir isme sahip iki adaşın buluşmasının bir de ilginç öyküsü var, onu da yazının sonunda bulabilirsiniz. Karel Bensusan İstanbul doğumlu bir psikolog. Boğaziçi Üniversitesi’ni bitirince, meslek edindirme kursu İSMEK’te anaokullarında öğretmen yardımcısı olmak isteyen kadınlara eğitim verdi. Daha sonra yerel bir sivil toplum kuruluşunda (STK) Karadeniz’den İstanbul’a göç eden kadınlarla çalıştı. Travma konusunda uzmanlaşmak istemesine rağmen Kilis’te çalışan arkadaşlarının anlattıklarından, mülteci konusuna ilgi duymaya başladı. Henüz yüksek lisansını yapmadığı için terapi gözünü korkutmuş olsa da, okulda aldığı so...

Siber savaş zamanı

Putin bir mermi bile harcamadan Kırım’ı kendi topraklarına kattığında, aslında farklı bir boyutta dijital mermiler çoktan düşman saflarına atılıyordu. Kırım referandumu sırasında Kremlin, Rusya Merkez Bankası ve Dışişleri Bakanlığı dâhil birçok site Ukraynalılar tarafından siber saldırıya uğradı, İngilizce yayın yapan Russia Today gazetesinin sitesindeki tüm ‘Rus’ sözcükleri ‘Nazi’ ile değiştirildi. Rusya ise tüm interneti bloke ederek kendi istihbaratını da olumsuz etkilemek istemediğinden olsa gerek, Ukrayna’ya çok ciddi bir saldırı yapmadı. Estonya 2007 yılında bir Rus heykelini kaldırmak istediğinde tüm ülkenin interneti çökertilmiş ve on gün boyunca kullanılamamıştı. 2008’de Gürcistan da benzer bir saldırıya maruz kalmıştı. Çatışmanın bir diğer aktörü NATO’nun sitesi de aynı dönemde bir süre kullanılamaz hale geldi. Bu tür saldırıların asıl amacı itibar sahibi kurumun güvenlik zafiyetini ortaya çıkararak aşağılamak ve tıpkı terörist saldırılarda olduğu gibi halka “güvende değil...

Movie Review: Cennet Nerede?

Türkçeye ‘Vaat Edilen Cennet’ olarak çevrilen 2005 yapımı ‘Paradise Now’ filmini bu hafta yeni seyrettim. İsrail-Filistin konusuna bu kadar kafa yormama, üstelik Filistinli yönetmenin Golden Globe ve Berlin Film Festivali’nde ödül alıp Oscar’a aday olduğunu bilmeme rağmen bu filmi şimdiye kadar seyredememiş olmam benim ayıbım. Filmi izlerken kimi zaman istem dışı yumruğumu sıktığımı fark ettiğimde bir gerçek suratıma tokat gibi patladı. Her ne kadar İsrail-Filistin meselesinin siyasi yönünü objektif olarak değerlendirmeye çalışsam da, bu bitmeyen çatışmanın insani yönü söz konusu olduğunda her şey o kadar kolay, o kadar siyah-beyaz, o kadar da mantık ile açıklanabilir olmuyor. Çünkü ben bir canlı bomba tarafından patlatılan otobüsten geri kalan demir yığınına baktığımda, orada hayatını kaybetmiş, en büyük şansızlıkları o sırada o otobüste veya kafede bulunmaları olan asker veya sivil masum insanların yaşamlarının bir bıçak gibi kesildiğini, kaderleriyle oynanıp, tüm geleceklerinin...

Mitat Çelikpala: “Ukrayna’daki gelişmeler Türkiye’yi zor durumda bırakacak”

Ukrayna’da yaşanan gelişmeler ABD ve AB’yi Rusya ile karşı karşıya bırakırken, bundan küresel ekonomi kadar Türkiye gibi bölgesel aktörleri de doğrudan etkileyecek. Ukrayna ve Kırım’daki gelişmeleri Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve bölge uzmanı Doç. Dr. Mitat Çelikpala ile tartıştık. Ukrayna’da, Kırım’da neler oluyor? Bu hikâyeyi biz sanki Ruslar Kırım’a girince yeni başladı diye düşündük. Kiev’de yaşanan meydan hareketini halkın iktidarı değiştirme süreci olarak gördük. Ama Ukrayna işi daha karmaşık. Ukrayna, Avrupa Birliği ve Rusya için bir tampon bölgeydi. Batılılar Gürcistan ve Ukrayna’ya ilgilerini esirgemiyor fakat dikkatli davranıyorlardı. Rusya ise Ukrayna’yı AB ile enerji ve ticari bağlantılarında geçiş bölgesi olarak görüyordu. Ancak 2000’li yıllarda oyun değişmeye başladı. Romanya, Bulgaristan, Polonya, hem NATO hem AB üyesi oldular. Rusya’da Putin dönemi başladı ve küresel bir aktör olmaya karar verdi. Eşzamanlı olarak petrol ve gaz f...