Ana içeriğe atla

Top, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde

Azınlıklara ait cemaat vakıfları seçim yönetmeliğinin on sekiz ayı aşkın bir süredir askıya alınmış ve yenisinin halen yürürlüğe girmemiş olması, en temel hak olan seçme ve seçilme hakkını engellemekte, seçmen iradesini yansıtan yönetimlerin görev başında bulunmasını ve en nihayetinde örgütlenme hakkını sekteye uğratmakta. Yeni seçim yönetmeliğinin çıkmamış olması, tüzüğünde bu süre zarfında seçim yapması öngörülen vakıfların seçim yapamamasına, zaten birçok sorunla boğuşan cemaatlerin, bir de memnun olmadıkları yönetimi değiştirememesine neden oluyor.
Bu durum, mevcut yönetimin görev süresinin belirsiz bir müddet için uzatılması, tam temsil yetkisine sahip olmayan geçici bir kurulun görev alması veya çıkan ihtilaf nedeniyle yönetimsiz kalması ile sonuçlanabilir. Yeni yönetmeliğin çıkartılamaması ve konunun uzun süredir sürüncemede kalması vakıfların geleceği hakkında da rahatsızlık uyandırmakta.
Yeni seçim yönetmeliğinin hazırlanması için azınlık vakıflarından görüşleri talep edildi ve birçok vakıf bunu yerine getirdi. Demografik sebepler sonucunda birçok semtte oy verecek yeterli dindaşın kalmamış olması nedeniyle seçimlerin -sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla- semt değil il bazında yapılması en önemli taleplerin başında geliyor. Demokratik seçimlerin yapılabilmesi ve toplum iradesini yansıtan yönetimlerin başa geçebilmesi için vakıflar ödevlerini yerine getirdiler, top Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde.

Karel Valansi
Güncel Hukuk - hakemli dergi - Ağustos 2014  
http://www.guncelhukuk.com.tr/dergi/00626/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Türkiye-İsrail rekabetinin doğal bir jeopolitik gereklilik olduğunu düşünmüyorum”

EDAM Güvenlik ve Savunma Programı Direktörü Dr. Can Kasapoğlu ile Türk savunma sanayini, Türk SİHA´larına yönelik artan ilgiyi ve yapay zekanın kullanıldığı drone´lar meselesini konuştuk. Ayrıca, Azerbaycan´ın artan bölgesel gücünün yanı sıra, Türkiye´nin ABD, Rusya ve İsrail ile ilişkisi de söyleşimizin gündemindeydi... Türk Savunma Sanayi ve özellikle Türk SİHA’ları bugünlerde bir hayli tartışılıyor, bir savunma başarısı olarak tanımlanıyor. Türk drone’larının teknik yapısı üzerinden yetenekleri neler?  Türk sistemlerinin başarısının arkasında yatan birkaç temel var. Bunlardan ilki, fiyat-kalite dengesi diyebileceğimiz, savunma ekonomilerinin üzerine getirdikleri yük ve muharip kapasite. Libya, Suriye, Irak, terörle mücadele operasyonları örneğinde, en son Karabağ’da, bir konvansiyonel harp durumunda, Türk drone sistemlerinin binlerce uçuş saatine dayanan çok ciddi bir tecrübeyle geldiğini görüyoruz. Bu muharip tecrübe, uluslararası silah pazarlarında çok öne çıkan bir özellik. Türk

İsrail-Arap ilişkileri gelişirken, Türkiye ile normalleşme bir türlü kurulamıyor

Bir sene önce imzalanan İbrahim Anlaşması ( Abraham Accords ) meyvelerini vermeye devam ediyor. İsrail’in imzacı ülkelerle ilişkileri -Trump’ın eksikliğine, Biden’ın ilgisizliğine rağmen- gelişmeye devam ediyor. İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid yaz aylarını Körfez ülkelerini ziyaret ederek geçirdi. Temmuz ayında Birleşik Arap Emirliklerini ziyaret eden ilk İsrailli bakan olan Lapid, ziyareti sırasında Abu Dabi’de İsrail büyükelçiliğini, Dubai’de konsolosluğu açtı. İsrail ayrıca geçtiğimiz günlerde Dubai’de gerçekleşen Expo 2020’ye de katıldı. İlk kez İsrail pavyonu bir Arap ülkesinde yer aldı. Ağustos ayına geldiğimizde ise Lapid Fas’taydı. İki ülke arasındaki bu ilk üst düzey görüşme, işbirliği olanaklarının artırılmasını da beraberinde getirdi. Sonbahar ise İsrail için ilklerin yaşandığı bir dönem olmaya devam ediyor. İlk önce Bahreyn İsrail’e ilk büyükelçisini atadı. Ardından eylül ayı sonunda Lapid, Bahreyn’in başkenti Manama’yı ziyaret etti. Bu ziyaret bir İsrailli bakanın ülkey

Turkey has flipped the script on its regional isolation. But will it amount to real change?

Turkey has been working away at recalibrating its foreign policy by tracking down new allies and issuing conciliatory statements—and it’s a crucial part of the country’s bid to become a regional leader, energy hub, and economic powerhouse. But are Ankara’s steps toward recalibration big enough to really change the regional landscape? Last month, Turkish Deputy Foreign Minister Sedat Önal hosted his Egyptian counterpart in  Ankara for rapprochement talks focusing on regional issues. The latest talks follow a first-round visit to  Cairo  in May, where Turkey and Egypt hashed out bilateral concerns. It’s a remarkable moment, since these visits marked the first high-level political consultations between the two powers since the 2013 military coup in Egypt, an event that led to a rapid deterioration in Cairo’s relationship with Ankara. But the recalibration isn’t just with Egypt. For several months now, Ankara has taken steps to normalize regional relationships that had been fraught with pr