Ana içeriğe atla

İsrail seçimleri geldi çattı


İsrail salı günü genel seçimlere gidecek. Adaylar ülke sorunlarını çözecek önemli bir yenilik sunmasalar da, bu kritik erken seçim ile İsrailli seçmenler geleceklerini şekillendirecek başrol oyuncuların belirleyip ülkelerinin geleceğini emanet edecekler

İsrail 22 Ocak’ta erken genel seçimler için sandık başına gidecek. 120 sandalyelik Knesset’te yer alabilmek için yarışan adaylar, yüzde 2 olan barajı geçmek zorunda. Tal yasası nedeniyle Kadima ile bozulan koalisyon ve bütçe çıkarmadaki zorluklar ile alınan erken seçim kararında Netanyahu anketlere göre önde giderken, bir çok yeni aktör de sahneye çıktı.

Bu seçim için güçlerini birleştiren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Likud’u ile Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın Evimiz İsrail Partisi tüm anketlerde önde gitmesine rağmen popülerlikleri düşüş eğiliminde. Bugünkü hükümette toplamda 42 sandalyeye sahip iki partinin seçim sonrası anketlere göre ancak 32 ile 35 civarı sandalye kazanması bekleniyor.
Netanyahu’nun üçüncü dönem başbakanlığına kesin gözüyle bakılırken, ikinci sırada yer alan en yakın aday 17 sandalye kazanacağı tahmin edilen İşçi Partisi. İsrail’de partiler gittikçe sağa kayarken, sol partilerin de gittikçe merkeze yaklaştığı söylenebilir. İşçi Partisi de bunlardan biri. İsrail-Filistin konusuna pek değinmeyen, seçim kampanyasında daha çok ülkenin sosyo-ekonomik sorunlarına dikkat çeken İşçi Partisi Lideri Şeli Yachimovich, Netanyahu liderliğinde kurulacak bir koalisyonda yer almak istemediğini belirterek muhalefette kalmayı tercih ettiğini açıkladı.
Düşen destek, halkın Likud-Beitanu koalisyonundan hoşnutsuzluğunu gösterse de, siyaset arenasına adım atmış yeni ve güçlü oyuncular, Netanyahu’nun oy kaybetmesinin ardında yatan sebeplerin başında geliyor. Habayit Hayehudi liderliğine kasım ayı başında seçilen Naftali Bennett, partisinin sağ çizgisine rağmen gençler ve laikler arasında da kendisine taraftar toplamayı başardı. Milliyetçi ve sağ olarak tanımlanabilecek partisini Bennett, merkez olarak adlandırıyor. Netanyahu’nun kuracağı hükümette yer almak istediğini açıklayan Bennett, güvenilir ve sorumluluk sahibi bir ortak olacaklarını ve Filistinlilere toprak verilmesi kararı alınmadığı sürece hükümetten ayrılmak için hiçbir sebepleri olmadığını belirtti. Batı Şeria’nın bir bölümünün ilhak edilmesi gerektiğini açıklayan 40 yaşındaki Bennett, etkileyici konuşması dışında, eski komando, şirketini satarak ufak bir servete sahip bilişim dahisi ve Netanyahu’nun eski çalışanı olması ile bu seçimlerin sürpriz başarısı olarak gösteriliyor. National Union ile güçlerini birleştiren Bennett’in 12 ile 14 arasında sandalye çıkarması bekleniyor. Bu seçimlerdeki bir diğer yeni aktör ise eski TV sunucusu ve gazeteci Yair Lapid. Lapid’in partisi Yesh Atid’in 12 sandalye çıkarması bekleniyor.
İsraillilere göre ülkenin çözülmesi gereken en önemli sorunu ekonomi. Haaretz Gazetesi’nin araştırmasına katılanlar için sosyal ve ekonomik sorunlar yüzde 47 ile en öncelikli konu. Filistinlilerle barış görüşmelerine geri dönülmesi yüzde 18, İran tehdidi ise yüzde 10. Ancak bu öncelikler seçim anketlerine yansımıyor. Sosyo-ekonomik sorunları önceliğe alan sol partiler anketlerde önemli bir sandalye sayısı kazanamazken, İsrail-Filistin barışına önem veren Dışişleri eski Bakanı Tzipi Livni’nin lideri olduğu merkez Hatnuah Partisi’nin 13 sandalye kazanacağı tahmin ediliyor. İran tehdidini öncelikli konu olarak alan Likud-Beitanu ise lider konumda. 2009 seçimlerinde lider konumdaki Kadima’nın bu seçimlerde barajı geçmesi bile şüpheli.
Hükümeti kurmakla görevlendirileceğine kesin gözüyle bakılan Netanyahu’nun dindar partilerle sürdürdüğü ortaklık kurduğu hükümetlerin en belirgin özelliği. Netanyahu, Evimiz İsrail, Şas ve Birleşik Tora Yahudiliği ile koalisyona gidebileceği gibi son dönemde popüler olan Naftali Bennett’i de koalisyonuna katabilir. Bu durumda daha da radikalleşen bir sağ hükümetin meydan geliyor olması öncelikle uluslararası toplum açısından tepki çekebilir.  İşçi partisinin muhalefette kalacağını açıklamasından sonra Livni veya Lapid’i de bu denkleme eklemesi hükümetin imaj sorununu çözebileceği gibi, iki devletli çözüm ve Filistinlilerle barış konusunun hala gündemlerinde olduğunu gösterebilir.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Unutmayacağız

Unutmayacağız... Bu sözü ne kadar da çok tekrarlıyoruz. Oysa çok değil birkaç yıl sonra her şey gibi o unutulmaz denen şey de unutuluyor. Zamanın akışına bırakılıyor. Bir tek anne-babalar, eşler, çocuklar hatırlıyor, acısını en derinde hissediyor. Bir tek onlar için o yangın devam ediyor. Ateş bir tek düştüğü yeri yakıyor. Bu söz bir kere de hatalı çıksın istiyorum, olmuyor, çıkmıyor. Bu sene 15 Kasım’da bir yazı aradı gözlerim. Ama kuru kuru bir haber değildi istediğim, bulamadım. Fark ettim ki  bu konuyla ilgili sosyal medyada paylaşabileceğim yazılar ya daha önce kendi yazdıklarım, ya Şalom Gazetesi’nde çıkanlar, ya da geçen sene ben dahil dört kişiyle röportaj yapan Agos’un söyleşisiydi. Bu kadar. Aradan geçen 13 sene, 15 ve 20 Kasım saldırılarının vahşetini, korkunçluğunu, kayıplarını unutturmuş olmalı.  Çok daha önemli görülen konular olmalı ki, El Kaide terör örgütünün İstanbul’un göbeğine gerçekleştirdiği bu saldırılar konuşulmadan, kurbanları anılmadan geçilebiliyor. Ya

“We are Beyond What I Had Dreamed of When I Moved to Dubai”

Cem Habib  We talked about how the peace deal between Israel and the United Arab Emirates affected the Jewish life in the Emirates, with the investment manager Cem Habib, who has been living in Dubai since 2016, and who is one of the founding members of the Jewish Council of Emirates (JCE), the first officially recognized Jewish community of the UAE. How long have you been living in Dubai? What influenced you in deciding to live here? I moved to Dubai in 2016, before I had been living in London. My customer base at that time was in Kazakhstan and it had gotten harder commuting there from London every month after 6 years. There were three direct flights between Dubai and Kazakhstan, every day, with a flight time of less than 4 hours. To improve our quality of life and to spend more time with the kids, we moved to Dubai. When moving, how could you overcome the thought “As a Jew, will I be comfortable living in an Arab country with my family?” I talked to my friends from different countri

Prof. İnbar: “Barışçıl bir Ortadoğu görmeyeceğiz”

İbrahim Anlaşması'nın (Abraham Accord) imzalanması, istikrarsız Ortadoğu'da yaşanan bir hayli önemli bir gelişme. Prof. Dr. Efraim Inbar ile İsrail'in bu konudaki duruşunu ve Türkiye-İsrail ilişkisinin geleceğini konuştuk. Prof. Inbar, Kudüs Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nün (Jerusalem Institute for Strategic Studies, JISS) başkanı ve Bar-Ilan Üniversitesi'nde siyaset bilimi öğretim üyesidir. Prof. Inbar, 23 yıl boyunca Begin-Sedat Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (BESA) kurucu direktörü görevindeydi. Ortadoğu stratejik sorunları, İsrail-Filistin diplomasisi ve Türkiye-İsrail ilişkileri konularında uzmanlaşmış olan Prof. Inbar ŞALOM’un sorularını cevapladı.   Geçtiğimiz salı günü tarihi bir ana tanıklık ettik. İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail ile Bahreyn arasında imzalanan barış anlaşmalarını nasıl değerlendirirsiniz? İlk söyleyeceğim bunun sıcak bir barış olduğu. Halklar arasında iletişim var ve malların dolaşımı mevcut. Böyle bir ilişk