Ana içeriğe atla

İran seçim sonuçları Kadir Has Üniversitesi´nde değerlendirildi

İran seçimleri, sonuçları ve bölgeye olası etkileri, değerli konuşmacıların katılımıyla, Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen seçim sonrası panelinde masaya yatırıldı.


17 Haziran günü, Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Merkezi (Center For International and European Studies, CIES) ve The Hollings Center tarafından düzenlenen panelde İran seçimlerinin sonuçları ve etkileri tartışıldı. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doçent Dr. Serhat Güvenç moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, CNN Türk Dış Haberler Editörü Enis Erdem Aydın, Ortadoğu ve İran araştırmacısı Dr. Arzu Celalifer Ekinci, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim görevlisi Doçent Dr. Ahmet K. Han ve Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gencer Özcan konuşmacı olarak katıldı.
Enis Erdem Aydın, İran’ın siyasi yapısı ile muhafazakar kesimin yenilgisinin altında yatan sebepleri açıklarken, Ruhani ile başlayan yeni dönemde olası gelişmeleri değerlendirdi. Arzu Celalifer Ekinci, Ruhani’nin seçilmesinin ardında yatan nedenleri, İran halkının beklentilerini açıklarken, Arap Baharı’nın İran tarafından algısını değerlendirdi. Ahmet K. Han, İran’ın dış politikası ve nükleer çalışmaları üzerinde dururken, ABD’nin stratejisi ve Suriye konusu üzerine odaklandı. Gencer Özcan, İran seçimlerinin Türkiye’ye olası etkilerini değerlendirirken Hasan Ruhani’nin cumhurbaşkanlığında İran’ın iç ve dış sorunlarını inceledi. Sekiz yıllık Mahmud Ahmedinecad döneminin geride kaldığını belirten panelistler, ılımlı Cumhurbaşkanı Ruhani’nin en çok ekonomik sorunlara çözüm bulmaya çalışacağı ve İran’ın dış ilişkilerinde daha diplomatik bir dönem başlayacağı konusunda hemfikirler.

Karel Valansi





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Orta Büyüklükte Bir Güç Olarak Türkiye’nin Dış Politikası

Farklı bölgelerde devam eden savaş ve krizler, uluslararası ilişkilerde güç rekabetini öne çıkarıyor. Buna ABD’nin büyük güç olarak alışılmış rolünü yerine getirmekteki isteksizliği de eklendiğinde, 1945’ten bu yana kurulan uluslararası düzen ve yapı taşı olan kurumlar yıpranıyor. Bunun sonucu olarak belirsizlik artıyor ve mevcut küresel sistem bir geçiş döneminin sancılarını yaşıyor. Öte yandan bu durum, orta güç olarak tanımlanan ülkelere daha geniş bir hareket alanı da sağlıyor. Bu sayede orta güçteki ülkeler, sistemde dengeyi gözeten, arabuluculuk yapabilen, bölgesinin istikrarına katkı sağlayabilen, hatta zaman zaman kapasitesinin üzerinde sorumluluk ve inisiyatif alabilen, küresel düzeyde etkili roller oynayabilen aktörler haline geliyor. Özellikle belirsizlik dönemlerinde bu ülkeler çok yönlü diplomasi, proaktif dış politika, esnek ittifak arayışları ile öne çıkabiliyor. Türkiye, bu bağlamda, orta güçte bir devlet olarak dikkat çeken bir örnek teşkil ediyor. Jeostratejik konumu,...

Her yaşam bir roman - Panama´daki Türk Yahudileri

Panama´da hızla büyüyen bir Yahudi yaşamı var. Café con Teclas kitabının yazarı gazeteci Sarita Esses´in yanı sıra Antakyalı Eli Cemal, Mersinli Musa İlarslan, Trakya kökenli Julia Kohen de Ovadia ve kuzeni İstanbullu Çela Alkabes de Eskinazi ile göç hikayelerini ve Panama´daki yaşamlarını konuştuğumuz keyifli bir sohbet sizleri bekliyor. Julia Kohen de Ovadia İstanbul doğumluyum. Babam Çanakkaleli Aron Kohen, annem ise Çorlulu Suzi Bahar.  Seneler evvel büyükbabamın eltisi Meksikalı Sultana genç yaşta çocuksuz dul kalınca küçük teyzem Donna’yı yollamasını istedi anneannemden. Donna da Sultana teyzesiyle yaşamak için Meksika’ya gitti. Orada eniştem Moises Mizrachi ile tanıştı ve evlenerek Panama’ya taşındı. Büyükbabam Nessim Bahar vefat edince anneannem Coya, ablam Malka ile iki aylığına kızını görmeye Panama’ya gitti. Ancak orada ablam eniştemle tanıştı, evlendi ve hayatını Panama’da kurdu. Dört çocuğu ve on torunu var. Ablamın düğünü için Panama’ya geldiğimizde ben Saint Pulcheri...

Kimdir bu Yahudi komşum?

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi tarafından düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü geçtiğimiz pazar günü yüksek bir katılımla gerçekleştirildi.  ‘Kaybolan Diller’ teması ile gerçekleşen güne katılan katılımcılar birçok etkinlikle Türk Yahudi kültürüne ait gelenekleri, şarkıları, düğün ve diğer merasimlerine birebir tanık olarak tanıdılar.  Yahudilerin kültürel ve tarihi mirasını tanıtmak amacıyla, 27 Kasım Pazar günü, Avrupa’nın otuza yakın ülkesinde düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü kentimizde de yoğun ve keyifli bir programla kutlandı. ‘Kimdir bu Yahudi komşum?’ etkinliği, Yahudi Kültürü Avrupa Günü Uluslararası oluşumu çerçevesinde 500.Yıl Vakfı tarafından Türk Musevileri Müzesinde düzenlendi. 1999 yılından beri Avrupa’nın birçok şehrinde, 2001 yılından beri de Türkiye’de her yıl düzenlenen Yahudi Kültürü Avrupa Günü’nün bu seneki teması ‘Kaybolan Lisanlar’ idi. Saat 11’de kapılarını ziyaretçilerine açan Neve Şalom Sinagogu ve Türk Musevileri Müzesi gün boyunca ...