Ana içeriğe atla

İsrail bu anlaşmadan ne kazandı? (VATAN)

Türkiye ve İsrail arasında bugün deklare edilen mutabakat ile yeni bir sayfa açıldı. Anlaşmanın özellikle İsrail açısından merak edilen boyutlarını Şalom Gazetesi Dış Politikalar Uzmanı Karel Valansi'ye sorduk.


Vatan Özel/Eren Yetişkin
Mutabakatın detaylarını tam anlamıyla bilmemekle birlikte, açıklanan kısmıyla Türkiye'nin kazanımlarının daha önde olduğunu gösterdi. Peki bu anlaşmadan İsrail ne kazandı?
İsrail açısından Türkiye ile normalleşme sürecine girmek önemliydi. Türkiye'de kazanım olarak okunan gelişmelerde İsrail'in bir kaybının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Her şeyden önce Gazze'nin deniz ablukası devam ediyor. Ambargo hafifletilmiş olabilir zaten daha önce de İsrail'in Aşdod Limanı'ndan Gazze'ye insani yardımlar ulaşıyordu. Herhangi bir değişiklik olmadı. Bu açıdan İsrail'in mevzi kaybettiğini söyleyemeyiz. 
'DAVALARIN DÜŞMESİ BÜYÜK KAZANIM'
Şimdilik İsrail için söyleyebileceğimiz en önemli kazanım Mavi Marmara'ya baskın yapan askerlere açılan davaların düşmesi. O konu Türkiye'de konuşulmuyor ama o davalardan vazgeçilmiş olabilir. İsrail için oldukça önemli bir konu.
'EKONOMİK BOYUTU HENÜZ KARANLIK' 
Netanyahu sabah saatlerinde, 'Bu mutabakatla birlikte ekonomik olarak çok önemli gelişmeler yaşanacak" ifadelerini kullandı ancak Türkiye-İsrail arasındaki ticaret hacmi zaten her geçen gün artıyordu. Spesifik bir anlaşma bekledik ama şu an için böyle bir detay verilmedi. Mutabakat geçerlilik kazandığı zaman ve bu anlaşmaları duyabiliriz.
'HAMAS KONUSUNUN PRATİKTEKİ YANSIMALARI...'
Hamas konusunda da İsrail'in bir kazanımı söz konusu. Hamas'ın Türkiye'deki bürosu kalacak ancak İsrail'e olası bir terör saldırısının önlenmesi taahhüt edildi. Bu madde pratikte nasıl uygulanır o konuda şüphelerim var.
'TEPKİLERİ AZALTMAK POLİTİKACILARIN İŞİ'
İkili ilişkiler bugünden sonra çok daha durgun olacaktır. 2010 yılından itibaren karşılıklı çok sert suçlamalar vardı. Siyasiler çok daha dikkatli olacaktır bundan sonra. Anlaşmaya hem Türkiye hem İsrail'in bazı çevrelerinden tepkiler var. Bu tepkilerin de önlenilmesini sağlamak politikacıların işi. 
Vatan Gazetesi 27 Haziran 2016 http://www.gazetevatan.com/israil-bu-anlasmadan-ne-kazandi--961043-gundem/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ABD - İran gerginliği ve Türkiye

ABD, İran’a yönelik baskısını arttırmaya devam ediyor. Müttefiklerinin telkinlerine rağmen tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından ayrılan ABD, geçtiğimiz ay içinde Devrim Muhafızlarını da terör örgütü listesine almıştı. Devlet dışı aktörleri görmeye alıştığımız bu listeye İran ekonomisinin hatırı sayılır bir bölümünü de elinde tutan Devrim Muhafızları’nın eklenmesiyle İran’ın petrolünü satması daha da zorlaşıyor. ABD’nin hedefi, ekonomisi hidrokarbonlara dayalı enerji malları üretimi ve ihracatına bağlı olan İran’ı bu gelirden mahkûm ederek, deyim yerindeyse diz çöktürmek. İçindeki rejim değişikliği isteğini de saklayamıyor. ABD bir destek verse yapay kabul ettiği devrim rejimi çökecek, Amerika dostu İranlılar yönetime geçecek ve eski ‘güzel’ günlere kavuşulacak sanıyor. İran’ın gelirinin önemli bir bölümünün kaynağı olan petrol ihracatını sıfıra indirerek tamamen bitirmeyi amaçlayan ABD Başkanı Donald Trump bunu kademe kademe uygulamaya soktu. Anlaşmadan ayrılma kararının ardı…

İran yaptırımları ters teper mi?

ABD, İran’a yönelik yaptırımlarını gittikçe sıkılaştırıyor. ABD’nin hedefi ekonomisi hidrokarbonlara dayalı enerji malları üretimi ve ihracatına bağlı olan İran’ı bu gelirden mahrum etmek böylece hem bölgedeki etkisini ve gücünü kırmak, hem de nükleer silah sahibi olmasını engellemek. İzlediği yol da bu yönde. En son Devrim Muhafızlarını terör listesine alarak ve muafiyetleri uzatmayarak bu konuda hiçbir şekilde geri adım atmayacağını gösteren Trump, bu hafta da İran'ın bir diğer önemli gelir kaynağı olan demir, çelik, bakır ve alüminyum sektörlerine yönelik yaptırım getiren başkanlık kararını imzaladı.

Petrol konusunda ‘İran yerine Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden alın’ diyen ABD, Türkiye gibi bu ülkelerle pek de sıcak ilişkileri olmayanları veya artacak maliyetlerini pek düşünmüyor. Hatta müttefiklerine dahi yaptırım uygulamaya hazır gözüküyor. Türkiye ise bu konuda bir istisna oluşturamıyor çünkü S400 başta olmak üzere Türkiye-ABD ilişkilerinin durumu ortada.

A…

S-400 gölgesinde temmuz ayı

Açıklamalara göre bu hafta içinde S-400 hava savunma sisteminin ilk teslimatı Rusya’dan gerçekleşecek. ABD tarafı birçok kez ilk teslimat ile birlikte yaptırımların işleme alınacağı konusunda uyardı. Ancak halen ortada cevap bulunması gereken bir çok soru var… Son aylarda gündemimizi yoğunlukla meşgul eden S-400 krizi, Türkiye-ABD arasında ardı ardına çıkan sorunların zirvesini oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Türkiye tarafı “hem S-400 alırım hem de F-35” diyerek çıktığı yolda, Amerikan Kongresi’nin sert engellemesiyle karşılaştı. ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan’ın mektubunda, Türkiye'nin S-400 alması durumunda Kongre’nin CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarını uygulamaya kararlı olduğu yeniden vurgulanıyor ve yol yakınken kararınızdan dönün deniyordu. Yaptırımlar tartışmasında, Türkiye’nin ABD’nin hasımları arasında anılıyor olması ise NATO müttefiki bu iki ülkenin ilişkilerindeki en düşük noktalardan birini gösteriyordu…